YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Oynanan Oyun ve Atılması Gereken İki Adım
07 Haziran 2013 07:49

CNN International hiç uğramadığı bir ülkeye neden gelir ve aynı anda iki ayrı kentten kameranın karşısına geçip canlı yayın yapar?

Çarşamba gecesi 23.30’da önce Taksim’e canlı bağlanıp, sonra da “orada ne oluyor” deyip bir de Antakya’daki muhabiri ile canlı bir yayını CNN International neden gerçekleştirir?

Pazartesi gecesi Antakya’da bir genç kafasına vurulan sert bir cisimle öldürüldü. Salı günü cenazesi kaldırıldı.

Türk televizyonlarından hiç biri Antakya’ya canlı yayın aracı göndermedi. Gazeteler muhabir yollamadı.

Taksim’den yayın yaptığı gün Miraç Kandiliydi ve yayıncılık açısından olağan dışı hiçbir şey yoktu.

En fazla bir muhabirini gönderip derleme bir haber yapmak yerine iki ayrı şehirden canlı yayın gerçekleştiriyorsa burada başka bir şey var demektir.

Bu şey her halde Gezi Parkı’ndaki 3-5 ağacın korunması için vatandaşların verdiği mücadele değildir.

Öyleyse nedir?

Ne olduğunu Mardin Milletvekili Ahmet Türk açıklıyor:

"Halkın her türlü doğrusunun yanındayız ama halkı siyasi amaçlarla kendi ideolojilerine ve kendi taleplerine göre yönetmeye kalkışan bir mantığa da karşıyız. Birileri bir taşla iki kuş vurmaya çalıştı. Hem kendilerini burada öne çıkarmaya çalışan hem de çözüm sürecinin işlememesi konusunda bazı oyunların olduğunu hissediyorum. Bir kaos ortamını yaratıp Türkiye’yi artık iş göremez hale getiren bazı mantıkların olduğunu da görmemiz gerekir diye düşünüyorum."

Ahmet Türk, halkın her türlü doğrusunun yanında olduğunu söylüyor. Yani vatandaşın parkına sahip çıkmasını destekliyor.

“Ama” diyor “halkı siyasi amaçlarla kendi ideolojilerine ve kendi taleplerine göre yönetmeye kalkışan mantığa karşıyız.”

Ahmet Türk bu haklı eylemi başkalarının yönetmesine, kendi çıkarları için kullanmasına karşı çıkıyor.

Çözüm sürecini işletmek istemeyenlerden söz ediyor. Onların kaos ortamı yaratarak Türkiye’yi iş göremez hale getirmek istediklerinden dem vuruyor.

Şurası net:

Taksim Gezi Parkı’nda yapılan eylemin kendisi haklı ama o eylemi yönetmek ve kullanmak isteyenlerin amacı hasbi değil.

Onlar Türkiye’yi yolundan alıkoymak istiyorlar.

10 yıldır süren değişim projesini baltalamak, Türkiye’nin küresel aktör olma vizyonuna darbe indirmek derdindeler.

Onun için öncelikle çözüm sürecini akamete uğratmak, barışın kalıcı olmasını sağlayacak anayasa yapılmasını önlemek gayretindeler.

Ve nihayet Suriye konusunda sonuca iyice yaklaşan Türkiye’nin nihai adımı atarak düzlüğe çıkmasını engellemeye çalışıyorlar.

Reyhanlı’da patlatılan iki bombadan sonra Antakya’da öldürülen genç üzerinden yeni bir oyun oynama niyetindeler.

Türkiye’yi dışarıdan karıştırmanın çok zor olduğunu bildikleri için iki kesim üzerinde yoğunlaşmış durumdalar. Biri Aleviler, diğeri kentli orta sınıf.

Alevileri onca çabaya rağmen kışkırtmayı başaramadılar. Antakya’da yaşanan olay işin arkasını bırakmayacaklarını gösteriyor. Bekledikleri uluslar arası desteği alabilmek için kamuoyu oluşturmaya başladıkları anlaşılıyor.

Kentli orta sınıf kitleyi harekete geçirme konusunda doğrusu belli ölçüde başarılı oldular.

Değişim projesini yürütenler 10 yıldır iki alanı boş bıraktı. Şehirli orta sınıf ve medya.

Medya daima, muhafazakar olanları dahil, topyekun değişim karşıtlarının elinde ya da kontrolünde oldu.

Öyle olunca sadece ondan etkilenen kentli orta sınıf kitle tamamen medyanın insafına bırakıldı.

Değişimin bir parçası olması gereken o kitle, maalesef küresel aktör vizyonuna sahip anlayışın karşısında bir blok olarak adeta medya tarafından inşa edildi

Değişim yanlıları o kitleyi medyanın elinden almadan yollarına kolayca devam edemeyecekler.

PKK’yı uluslar arası gücün elinden alan, Kürt ile Türk’ü kucaklaştıran irade, kentli orta sınıf kitle ile de kucaklaşmanın yolunu bulmak zorundadır.

İşi çok zor değil.

İlk adım kentli orta sınıfı anlamak için atılacak; ikincisi ise onu kullananları cezalandırmak için.     

          

Celal KAZDAĞLI

7 Haziran 2013

Yazarın Önceki Yazıları
Altı ay sonra masaya davet edilen ABD 16.01.2017Ya referandum ya seçim! Neden üçüncü yol değil? 13.01.2017Hiç olmazsa Filistin’e bir Büyükelçi atayalım 11.01.2017Meğer Ortadoğu’yu “bataklık” yapan ABD imiş 09.01.2017Büyükelçiliğin koyduğu o fotoğraf savaş ilanı mı? 06.01.2017ABD Reina’da neden imza bıraktı? 04.01.2017Suriye’de ateşkes, Reina’da katliam, Obama’dan gelen ses 02.01.2017Şimdi Erdoğan suçluyor: “DEAŞ’ı siz destekliyorsunuz!” 28.12.2016Millet Türkiye’nin kiminle savaştığını yeni anlıyor 26.12.2016Bu millet El Bab Şehitleri’ni unutmayacak 23.12.2016Suikast Rusya’yı Türkiye’ye yaklaştırdı ABD’yi uzaklaştırdı 21.12.2016Masalar artık “onlar” olmadan kuruluyor 19.12.2016Sonucu kim belirleyecek: Liderler mi sahadaki örgütler mi? 16.12.2016Ne güzel bir slogan: “Ordu Halep’e!..” 14.12.2016Artık adını koyalım: Bu iş; Terör değil, Savaş 12.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.