YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
ÖSO diye bir şey yokmuş!.. Öyle diyor...
23 Eylül 2016 14:36

Önce bir Amerikan gazetesi manşet attı, “ABD, PYD’yi doğrudan silahlandıracak” diye. 

Ardından ABD Savunma Bakanı Ashton Carter, “PYD’ye silah vermeye devam edeceğiz” açıklamasını yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konudan haberdar olduğunu Joe Biden’a söyledi.

ABD bunu niçin yapıyor?

Güya DAEŞ’le mücadele edebilmek için PKK’nın Suriye kolu PYD’yi profesyonel ordu haline getirecekmiş.

ABD’nin derdi DAEŞ filan değil. 

Suriye’de ABD doğrudan Türkiye ile savaşıyor. PKK’yı da Türkiye’ye saldırmak için silahlandırıyor.

Artık bunu gizlemeden, aleni şekilde yapıyor.

Astığı ve nöbetini PKK’ya tutturduğu ABD bayrağı ile de “ben buradayım” diyor; Türkiye’ye meydan okuyor.

ABD sadece Suriye’de değil Türkiye içinde de savaşıyor.

Psikolojik zemini hazırlayabilmek için düğmelerin tümüne birden basmış durumda.

CHP’nin hali ortada...

Sözcüleri Türkiye’nin değil ABD’nin hak ve çıkarlarını savunmak için adeta yarışa girmiş durumdalar.

Yeniden “laiklik” kavramına sarılanlar mı ararsınız...

Şort giyen kadına saldıran... İsrail elçiliği önünde bıçakla görülen provokatör mü ararsınız...

El altından yayılan Cem evlerine saldırı haberlerini mi? 

Hepsinin aynı merkezden kontrol edildiğinden şüphe duymaya gerek yok.     

HÜRRİYET’TE ÇIKAN O YAZI

ABD’nin PKK’yı silahlandırdığı haberleriyle birlikte Hürriyet gazetesinde bir kıpırdanma başladı. 

Türkiye’nin Fırat Kalkanı operasyonuna yönelik eleştirilerin dozunu arttırdılar.

Türk Ordusu’nun Suriye’ye girmek zorunda kalacağı vurgusu ile “Orası bizim için bataklık olur” teranesi yeniden sahne almaya başladı.

İçlerinde en cesuru yine Ertuğrul Özkök çıktı. “ÖSO diye bir şey yok” dedi ve şöyle yazdı: 

“Türk tanklarının desteği ile Suriye’ye giren Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) aldığı 8 köy, yeniden IŞİD’in eline geçti.

O geceden 48 saat sonra yani Çarşamba günü Hürriyet’in manşeti neydi:

“Piyade birliklerimiz Suriye’ye girebilir.”

Bu haber neyin itirafıydı biliyor musunuz?

Benim 4 yıldır yazdığım bir şeyin itirafı...

ÖSO diye bir şey yok...

IŞİD’e karşı savaşı ÖSO denilen grupla kazanmanın imkanı yok.

Bilanço ortada...

Daha şimdiden 4 tankımız isabet aldı.

7 şehidimiz var.

Sonuç ne?

Alınan 8 köyün 7’si yeniden IŞİD’in eline geçti..”

Yani...?

Diyor ki “Siz istediğiniz kadar Suriye’de ilerleyin, oraları asla koruyamazsınız.”

“Aldığınız her köy geri alınacak” tehdidi var.

Tam da Ahrar-uş Şam’ın 20 bin savaşçısı ile ÖSO’ya katıldığı sırada bunu yazıyor.

ÖSO olmadığı kadar güçlüyken, dağınık olan grupları bir araya getirdiği sırada bunları söylüyor...

Suriye’den göçüp gitmek zorunda kalan gençlerin savaş için ülkesine geri dönüş haberlerinin gazetelerin birinci sayfalarını doldurmaya başladığı bir zamanda bunlar dile getiriliyor...

Bunu neden yapıyorlar?

ABD bayrağının nöbetini tutan PKK’ya isyan eden Kürt gençlerin sesi duyulmasın istiyorlar...

Selahattin Demirtaş başkanlığında geniş bir HDP heyetinin Kandil yerine ilk kez Erbil’e, Barzani’ye gitmek zorunda kalışı belli ki onları rahatsız etmiş...

Olası bir çatlağı erkenden kapatmak istiyorlar.

ABD’nin “PYD’ye silah vermeye devam edeceğiz” açıklaması da... Ertuğrul Özkök’ün “ÖSO diye bir şey yok” demesi de aynı kapıya çıkar:

“Dağılmayın! Arkanızdayız...”

Çaresi yok.

Kürt gençleri Amerikan bayrağının nöbetini tutanlarla beraber olmayacak... 

ÖSO o bayrağın nöbetini tutanlara haddini bildirecek...

Unutmadan...

Erdoğan’ın New York ziyaretinden ne mi çıktı? 

Türkiye ABD’ye “Ben yoluma Sen yoluna” dedi.

Yollar ayrılmıştır.

 

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
Silahı var, petrolü var, dayısı var... Devlet olmak için eksiği ne? 29.05.2017Türkiye-AB “İlişkiye” bir şans daha veriyor... 26.05.2017Tartışılan konu: FETÖ’nün siyasi ayağı! 24.05.2017Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Türkiye... yeni bir yolculuğa yelken açıyor... 17.05.2017Türkiye ABD’yi neden ikna etmek durumunda olsun ki 12.05.2017Erdoğan-Trump görüşmesinin bir önemi kaldı mı? 10.05.2017CHP’nin Fikri Sağlar kararı kurultay davetiyesi gibi 08.05.2017ABD’nin “çatışmasız bölge” çalımı: PKK’ya verilen 22 tır silah 05.05.2017Üye olduğu gün o fezleke Meclis’e gönderildi 03.05.2017Erdoğan AK Parti’ye dönerken CHP’de ne oluyor? 01.05.2017Ringde dayak yiyen boksör görüntüsü 28.04.2017Yeniden sahaya çıkan Türkiye kimin oyun planını bozuyor? 26.04.2017“En birinci Reisçi benim!..” kavgası 24.04.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
ABD ve Kıbrıs
 // Mehmet TÜRK
sayın Kazdağlı, elinize, kaleminize sağlık..yine güzel yazılarınızdan birisi ile müşerrefiz. ABD artık bittiğine göre, bizim Kıbrısta neler oluyor, ne barışı görüşülüyor? Üç başkan niye görüşüyor? bu konuyu detaylı işlerseniz çok sevinirim....Bir de şu İncirliğin kapatılma zamanı gelmedi mi? ABD Pkk yı açıkça desteklerken..Türkiye de artık kendi coğrafyası ile daha sıkı ilişkiler kurmalı..kendi hedefine sapmadan ilerlemelidir inşaallah..Allaha emanet.....
26 Eylül 2016 Pazartesi 09:09
 // Melike
Kendi icimizde bu kadar hayin varken uzağa gitmeye gerek yok. Değil abd ben dunyada hicbir ulkeye güvenmiyorum....
24 Eylül 2016 11:58
 // atak
sana da günaydın celal bey,abd nin dost olduğunu mu sanıyoruz biz hala...
23 Eylül 2016 19:15