YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
O teşekkür buluşmasıydı, bu ise...
10 Haziran 2015 16:22

Nisan ayının ortalarıydı. 2014 yerel seçimleri tamamlanmış, Cumhurbaşkanlığı seçim süreci henüz başlamamıştı.

Ankara’da Deniz Baykal ile bir yemekte buluştuk. Yeni Şafak gazetesi yazarı Tamer Korkmaz ile birlikte gitmiştik. Baykal yalnızdı. Yemekte dört kişiydik.

Dördüncü isim yemek buluşmasını sağlayan ortak bir dostumuzdu.

Çok uzun konuştuk.

Deniz Baykal’ın “Yeni Türkiye” kavramının içini çok iyi doldurduğunu gördük.

Cumhurbaşkanlığı seçimi dahil Türkiye’nin geleceğini konuştuk. Bize geniş bir ufuk turu çizdi. AK Parti iktidarından bu yana Türkiye’de neyin değişip, neyin yeniden oluştuğunu bir kez daha görme imkanı bulduk o buluşma ile.

Tabi en merak ettiğimiz konuyu da anlattı.

Erdoğan-Baykal ilişkisini dinledik kendisinden.

2003 yılında İstanbul Beylerbeyi’nde bir balık lokantasında gerçekleşen o buluşmadan söz etti.

O görüşmeye atfedilen değer çok yüksekti.

Oysa her ne olduysa o görüşme öncesi olmuştu zaten.

Erdoğan’ın milletvekili olma yolu açılmış, Baykal üzerine düşeni yapmıştı.

O buluşma Erdoğan’ın Baykal’a teşekküründen ibaretti. Bir pazarlık, gelecek kariyer planlaması gibi şeyler yoktu.

O masa nezaketin ve siyasetin icabı kurulmuştu.

Hiç mi siyaset konuşulmadı.

Konuşuldu.

Mart tezkeresi vardı o sıralarda gündemde. ABD ve Batı’nın dayatmasına karşı TBMM direniyordu.

Baykal’ın o gece verdiği tek söz buydu:

“Korkmayın direnin. Sonuna kadar arkanızdayız.”

Deniz Baykal o sözü tuttu. Her milli meselede Erdoğan’ın, Hükümet’in ve Türkiye’nin yanında yer aldı.

Bedelini ağır ödedi. Türkiye’yi savunmanın bedeli bir komplo ile CHP Genel Başkanlığı’ndan uzaklaştırılmak oldu.

Baykal o bedeli ödedi, Türkiye’den vazgeçmedi.

Baykal, kendisini kimlerin siyaset dışı bırakmak istediğini çok iyi biliyordu.

Kemal Kılıçdaroğlu, kendisine bir jest ile geldi. “Bu defa sizi kontenjandan gösterelim, önseçime girmenize gerek yok.”

Deniz Baykal’a aynı teklif 1973 yılında Bülent Ecevit tarafından yapılmıştı.

O zaman hayır demişti. Genç bir doçent olarak Antalya’ya gitmiş, önseçimi kazanarak milletvekili olmuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu’na da hayır dedi.

Önseçime girdi. Başına ne geleceğini biliyordu. Neredeyse tam bir yıl sanki siyasete yeni başlıyormuş heyecanıyla ilçe ilçe, köy köy, belde belde dolaştı. Her bir CHP üyesi ile buluştu. Onları dinledi. Görüşlerini anlattı.

Kendini saf dışı bırakmak isteyenlerin oyununu böyle bozdu.

Bugün en yaşlı, en tecrübeli milletvekili olarak Meclis’in geçici başkanı oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan en sıkıntılı bir zamanında, Meclis’in en tecrübeli ismiyle görüştü.

Bu görüşme 2003’teki gibi bir teşekkür buluşması değil.

Bu Türkiye’nin yeniden inşasında atılmış olan en ciddi adımlardan biridir.

Seçim sonrası kaos bekleyenler; unutsunlar...

Hemen erken seçim bekleyenler, bir kenara çekilsin.

Türkiye’de uzlaşmanın, yeni bir inşa döneminin başladığının ilanıdır Erdoğan-Baykal buluşması.

Siyaset normalleşiyor. Yıkım döneminde oyun dışında kalanlar yapım döneminin en önemli aktörleri haline geliyor.

Erdoğan-Baykal, Davutoğlu-Bahçeli yürüyebilirlerse....

Türkiye ve Gönül Coğrafyası’na hizmetin en büyüğünü vereceklerdir.

 

​Celal KAZDAĞLI

 

Yazarın Önceki Yazıları
Altı ay sonra masaya davet edilen ABD 16.01.2017Ya referandum ya seçim! Neden üçüncü yol değil? 13.01.2017Hiç olmazsa Filistin’e bir Büyükelçi atayalım 11.01.2017Meğer Ortadoğu’yu “bataklık” yapan ABD imiş 09.01.2017Büyükelçiliğin koyduğu o fotoğraf savaş ilanı mı? 06.01.2017ABD Reina’da neden imza bıraktı? 04.01.2017Suriye’de ateşkes, Reina’da katliam, Obama’dan gelen ses 02.01.2017Şimdi Erdoğan suçluyor: “DEAŞ’ı siz destekliyorsunuz!” 28.12.2016Millet Türkiye’nin kiminle savaştığını yeni anlıyor 26.12.2016Bu millet El Bab Şehitleri’ni unutmayacak 23.12.2016Suikast Rusya’yı Türkiye’ye yaklaştırdı ABD’yi uzaklaştırdı 21.12.2016Masalar artık “onlar” olmadan kuruluyor 19.12.2016Sonucu kim belirleyecek: Liderler mi sahadaki örgütler mi? 16.12.2016Ne güzel bir slogan: “Ordu Halep’e!..” 14.12.2016Artık adını koyalım: Bu iş; Terör değil, Savaş 12.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.