YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
O sayfayı açamadım Can!
15 Şubat 2015 11:59

“35 yıl önce, Cumhuriyet manzaralı bir büroda mesleğe ilk adımlarını atan o stajyer muhabirin heyecanıyla başlıyorum işe...” diye yazmıştın. Cumhuriyet’e genel yayın yönetmeni olduğunu duyuran yazında...

Yankı’nın Cumhuriyet’i gören “o balkon”da yaşadığın heyecanı bildiğim için yazını okuyunca “İnşallah” dedim.

Doğrusu “o heyecan”la işe başlayacağına pek ümidim yoktu.

Seninle olaylara, olup biten şeylere, Cumhuriyet’i gören “o balkon”dan baksak da gördüklerimiz hep farklı olurdu. O fark aynı yoldan yürümemize engel olmadı, tersi yolumuzu, yolculuğumuzu zenginleştirdi.

Birlikte yazdığımız, bir döneme damga vuran, yakın tarihin kilit taşı Ergenekon kitabı o zenginliğin ürünüydü.

Özgürlükçü, demokrat perspektifimiz devlet içinde var olan gizli yapının bir boyutunu gözler önüne sermişti.

Bu sana “özgürlükçü, demokrat” bir kimlik kazandırmıştı. Kimilerinin gözünde bu çabalar “romantik isyankar” haller olsa da bazı kesimlerde “hakkını teslim eden yazar” kanaati oluşturmaya yetmişti.

O sıralar daha az görüşmeye başladık. Ben Denizli’ye gitmiştim. 3 yıl sonra geri döndüğümde durumun değişmeye başladığını gördüm.

Başbakan Erdoğan’a düşmanlığın artarken Cumhurbaşkanı Gül’e yakın durma gayretin fark ediliyordu. Bir savrulma hali vardı sende. Ergenekon davaları alıp seni bambaşka yere götürdü.

Adeta kitabın yazarlığından istifa ettin, “Ergenekon yoktur” demeye başladın.

Dünyalarımız da, yolumuz da, balkonumuz da ayrıldı.

Utku Çakırözer Cumhuriyet’in genel yayın yönetmeni iken “Gazeteyi asıl Can yönetiyor” diyorlardı inanmıyordum.

Cumhuriyet Charlie yürüyüşünü “Haç çıkaran” bir fotoğrafla verdiği zaman “Müslüman mahallesinde nedir bu salyangoz?” demedin.

Yayın Kurulu adına Utku Çakırözer karikatürlerden bir seçki yaptı. Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi yazar o birinci sayfa karikatürünü köşesinde bastı.

Yayın Kurulu üzerinde oluşan “Patron Kurulu” baskısını müdahale olarak görmedin bile.

Oysa Milliyet’te Çözüm Süreci’ni hedef alan “İmralı Zabıtları” manşetine itiraz eden Erdoğan Demirören’e “Patron yayına karışamaz” diye tepki göstermiştin yazarlarla birlikte.

Bir de Köln’de “O gece kimimiz belde silah kimimiz elde sopa bekledik” diye açıklama yaptın. Çok şaşırdım.

Yine de bunlar görev önceydi deyip yeni bir sayfa açabilirdim.

O sayfayı açamadım Can!

Üç Müslüman genç Amerika’da evinde öldürüldü. Sen o haberi birinci sayfanda veremedin Can.

“ABD istihbaratı: Suriye’ye cihatçı akını büyüyor” haberini o gün verdin; Suriye kökenli ABD vatandaşı 3 Müslüman gencin katledilişini vermedin.

Hadi birinci gün atladın. İkinci gün niye vermedin? İlk gün vermeyen Hürriyet uyandı; ertesi gün manşete çıkardı sen yine vermedin.

Erdoğan meydan okudu, ABD Başkanı Obama açıklama yaptı. Üçüncü gün sen yine vermedin.

Niye?

3 gencin evinde; sırf Müslüman olduğu için öldürülmesi manşet haber değil mi?

Yoksa... Cumhuriyet Müslümanlara karşı verilen savaşın Türkiye cephesi mi?

Sen onun başına mı geçtin Can?

Eğer öyleyse Cumhuriyet de sen de kaybedersin.

Bilesin.

Yazarın Önceki Yazıları
İslam Ordusu’na ilk davet Irak’tan geldi 18.01.2017Altı ay sonra masaya davet edilen ABD 16.01.2017Ya referandum ya seçim! Neden üçüncü yol değil? 13.01.2017Hiç olmazsa Filistin’e bir Büyükelçi atayalım 11.01.2017Meğer Ortadoğu’yu “bataklık” yapan ABD imiş 09.01.2017Büyükelçiliğin koyduğu o fotoğraf savaş ilanı mı? 06.01.2017ABD Reina’da neden imza bıraktı? 04.01.2017Suriye’de ateşkes, Reina’da katliam, Obama’dan gelen ses 02.01.2017Şimdi Erdoğan suçluyor: “DEAŞ’ı siz destekliyorsunuz!” 28.12.2016Millet Türkiye’nin kiminle savaştığını yeni anlıyor 26.12.2016Bu millet El Bab Şehitleri’ni unutmayacak 23.12.2016Suikast Rusya’yı Türkiye’ye yaklaştırdı ABD’yi uzaklaştırdı 21.12.2016Masalar artık “onlar” olmadan kuruluyor 19.12.2016Sonucu kim belirleyecek: Liderler mi sahadaki örgütler mi? 16.12.2016Ne güzel bir slogan: “Ordu Halep’e!..” 14.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.