17 Ekim 2017 Salı
  • Altın151,347
  • BIST107.340
  • Dolar3,6641
  • Euro4,3036
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8264
  • İstanbul23 °C
  • Ankara18 °C
  • İzmir27 °C
  • Konya17 °C
  • Adana31 °C
  • Antalya29 °C
  • Diyarbakır23 °C
  • Bursa24 °C
  • Kayseri17 °C
  • Kocaeli22 °C
  • Şanlıurfa24 °C
  • Gaziantep24 °C
  • İçel27 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Modern Binalar mı; Kadim Gelenek mi?
05 Mayıs 2013 12:54

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, “8 Mayıs bir şaşırtmaydı çekilme tamamlandı” dediğinde biz Adıyaman’dan ayrılmış Urfa’ya varmış idik.

Hem Adıyaman hem Urfa, 10 yıl öncesine göre inanılmaz değişmiş, büyümüş iki şehir. İki şehrin rahatladığı hemen görülebiliyor.

Adıyaman’da turizm mevsimi açılmış. Otel çoğunluğu Nemrut için gelmiş müşteri ile doluydu. Urfa’nın balıklı gölü ise bir miting alanı havasındaydı.

Çevre illerden ve Türkiye’nin her yerinden binlerce insan vardı. Sadece Balıklı Göl değil eski Urfa ve çarşısı kalabalıklarla doluydu.

Şehirler büyük, modern binalara kavuşmuş. Eskiden kalınacak otel bulunamayan bu şehirlerde çok sayıda güzel otel ve bina inşa edilmiş.

Çehre değişmiş.

Sadece çehre değil, insanların morali de, kendine güveni de değişmiş. Büyük çoğunluk “artık barış geldi” diye bakıyor. Gelecekten çok umutlu görünüyorlar.

Batı illerinde hep “Doğu insanı ile empati kurmak gerekiyor. Onları anlamalıyız” deniyordu; işte bu Adıyaman ve Urfa’da tam tersine dönmüş. Adıyaman ve Urfa, “Batı’daki kardeşlerimizi anlamalıyız. Onlar buraları bilmiyorlar. Gelsinler görsünler; bizi bir tanısınlar” diyor.

“Batıdakiler, bölünmekten korkuyorlar, şimdi tamam ama 10 yıl sonra falan ayrılmayı gündeme getirirler diye endişe ediyorlar” dediğimizde Adıyaman ve Urfa’da kameraya karşı “hiç korkmayın biz bölünmek falan istemiyoruz. Tam tersi beraber ve bir olmak niyetindeyiz” diyebiliyorlar.

Adıyaman aslında biraz Türkiye gibi; ne doğu ne batıda olan bir şehir; içinde her iki geleneği barındırıyor.

En çok göç veren 8. İl olmasına rağmen son yıllarda hissedilir bir geri dönüş var.

600 bin nüfuslu şehirde toplam 40 bin SSK’lı var. Bu çok düşük bir oran.

Atatürk Barajı yanı başında ama sulama oranı yüzde 19. Bunun da yüzde 64’ü özel sektör tarafından yapılıyor.

Elinde bir Nemrut var onu da Malatya sahiplenmek isteyince, geriye bir Sırrı Süreyya Önder kalıyor.

Sırrı Süreyya Önder BDP’den İstanbul’dan seçilmiş olmasına rağmen herkes tarafından seviliyor.

Adıyaman çok değişmiş, gelişmiş olmasına rağmen ekonomide nasibini yeterince alamamış. Hep ihmal edilmiş. Oysa küçük çaba ile tarım ve turizm kentine dönüşmesi işten bile değil.

Belki de o yüzden çözüme çok inanıyorlar. CHP milletvekili Salih Fırat’ın istifa edip AK Parti’ye katılması o iklimin bir yansıması olarak görülüyor.

Urfa Peygamberler şehri özelliğini sürdürüyor. Barış havası şehre hakim olmuş.

Şehri kendini yenilemiş gördük ama yine de bir eksik var. Sokağa, binaya çok yatırım var. Kaldırım taşları değişmiş, yeni caddeler açılmış, farklı ve yeni bir şehir ortaya çıkıyor.

Biz programı kullanılan ve yaşatılan Rızvaniye Külliyesi içinde yer alan Yazarlar Birliği Şanlıurfa Şubesi’nde yaptık. Buralar ihya edilmiş lakin insan ve devralınan miras biraz unutulmuş gibi.

Eskisini kaybettiği, o kadim geleneği unuttuğu an Urfa tüm özelliğini kaybeder.

Urfa’da Belediye’nin kenti modernleştirme kadar Urfa’yı Urfa yapan mayayı koruması gerekiyor. O öz bugüne taşınabilir, o değerler üzerine yeni hayat bina edilebilirse Urfa yeniden bölgenin ruhunu temsil noktasına gelebilir.

Bugün Harran Üniversitesi o gelenekten uzak duruşun adı olarak görülüyor. Urfa kumaşı ile uyum halinde değil ama öte yandan şehre yeni bir model sunmayı da beceremiyor.

Oysa Arapça eğitim yapan, tüm bölge ülkelerinden insanların okumak için can atacağı bir uluslar arası üniversite haline gelebilir.

Çözüm ve barış konusunda sorunu olmayan Urfa, bölgenin manevi önderi olma konusunda çok eksik.

Sadece Türkiye’ye değil Ortadoğu’ya yön verecek alimlerin, ilim ve bilim insanlarının bu şehirde yetişmesi gerekiyor.

Kürt, Türk, Arap bileşkesi, o Peygamberler Şehri geleneği ile harmanlanır, eğitime önem verilirse, bugün kalabalıkların gelip ziyaret ettiği Urfa yarın insanların gelip feyz aldığı bir şehre dönüşüverir.

Dünü bu olan Urfa’nın geleceği de bu olmalı.

 

Celal KAZDAĞLI

5 Mayıs 2013

 

Yazarın Önceki Yazıları
Kerkük: Çoban bizim, koyun bizim, kurt bizim... 16.10.2017Kimmiş bu ABD ile Türkiye’nin ortak düşmanı? 13.10.2017Gürültüsü bir gün bile sürmeyen vize yasağı! 11.10.2017Vaktidir... İncirlik ABD’ye kapatılmalıdır! 09.10.2017AK PARTİ: Yanlış giden şeyler mi var? 06.10.2017Kemal Kılıçdaroğlu o adımı atar mı? 04.10.2017ABD Suriye ve Irak’ta Barzani ve PKK ile kazanır mı? 29.09.2017Barzani, “Ankara-Bağdat-Tahran gürler ama Erbil’e yağmaz” diyor! 27.09.2017ABD “Şah” dedi; Türkiye, Irak, İran “Mat” yapabilir 25.09.2017Sorun Barzani mi; ABD ve kara gücü PKK mı? 22.09.2017Erdoğan masaya ilk kez bu kadar güçlü oturuyor 20.09.2017PKK ABD’nin esas oğlanıyken çözümü Washington’da aramak 18.09.2017Yanı başımızda yeni harita çizmeye kalkan adam: Brett McGurk 15.09.2017Erbil’den Akdeniz’e PKK-Barzani Devleti 13.09.2017Allah sormayacak mı; bilimde niye geri kaldın diye? 11.09.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.