YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Medyanın Karayılan İlgisi Acep Nedendir?
29 Nisan 2013 09:09

Doğrusu ilgi Hasan Cemal ile başladı.

21 Mart Nevruzu’nda Abdullah Öcalan’ın açıklaması Diyarbakır meydanında okunduğu günün hemen ertesinde Hasan Cemal soluğu Kandil’de aldı.

“Silah bırakıp çıkıyormuşsunuz. Türkler ile bir olup yeni bir dünya kuracakmışsınız. Ne iş?” diye sordu; Hasan Cemal Murat Karayılan’a.

Sonra da “Murat Karayılan sonbahardan önce çekilme yok” dedi diye yazdı.

“Siz inanmayın Öcalan’ın gerilla çekilecek dediğine” demeye getirdi.

Milliyet’teki işine “son verilen” Hasan Cemal’in kimin finanse ettiği bilinmeyen Kandil gezisinden sonra yazdığı bu yazının üzerinden daha bir ay geçmeden Murat Karayılan açıklama yaptı.

 “8 Mayıs’ta çekiliyoruz.”

Hasan Cemal’i yalanlayan bu açıklamadan sonra medyanın, durup bir özeleştiri yapmasını bekleyenler yanıldı.

Bu defa sanki aynı merkezden talimat almış gibi çok sayıda gazeteci Kandil’e gitti.

Hepsi Murat Karayılan ile görüştü.

Basın toplantısında “en kısa zamanda çekileceğiz” diyen Karayılan’a kendisini yalanlayacak açıklamalar yaptırmanın gayreti görünüyordu o yazılarda.

Karayılan ile görüşen gazeteciler Karayılan’ın sonbahardan önce çekilmenin olamayacağını söylediğini yazdılar.

Hasan Cemal ile başlayan gazetecilerin Murat Karayılan ile görüşmesinden sonra hep sonbaharı işaret etmeleri acaba ne anlama geliyor?

Silahlı güçlerin Türkiye’den çekilmesini, Karayılan ile görüşen bu gazeteciler, neden istemiyorlar acaba?

Neden kendi temennilerini Karayılan’ın görüşleri olarak yazmak mecburiyeti hissediyorlar?

Hangi odak, kesim, onlara bu şekilde davranmaya itiyor?

Medyada birden Murat Karayılan aşkı nereden depreşti?

Çözüm sürecinde aktif rol oynayan Türk yöneticiler, Kürt toplum önderleri ve siyasetçilere neden gidilmez de sistematik bir biçimde Karayılan’a gidilir?

Mesela neden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan daha çok Murat Karayılan’ın sözüne itibar ederler?

Kurtlar Medyasını yöneten “Yaşlı Kurt”un talimatı ile birbiri ardına Kandil’e çıkıp Murat Karayılan ile röportaj yapan gazeteciler açıklamalarını tam olarak gazetelerinde yazamadılar. Ya da yazdıklarının bir kısmı sansür edildi.

PKK’yı Avrupa’nın kullandığını ve çözüm sürecini sabote etmek için Paris infazını gerçekleştiren Avrupa’nın PKK’ya verdikleri destek ile yapmak istediklerini anlatan Karayılan’ın o sözleri neden medyada yer almadı?

Oslo sürecinde Cemaat’in oynadığı rolden söz eden Karayılan’ın o açıklamalarına gazeteler ve röportaj yapanlar yer vermedi.

Öyle olunca insan ister istemez düşünüyor.

Yıllardır PKK’yı kendi amaçları için kullananlar, bugün o aracın elinden çıkmakta olduğunu gördükleri için mi, sürecin önüne taş koymaya çalışıyorlar?

Öcalan’a karşı Murat Karayılan üzerinden bir cephe mi açılmak isteniyor acaba?

Yapılan işin hayra yönelmediği anlaşılıyor.

Barışmaya destek vermek, içinde yer almak yerine çözüm sürecinin yoluna mayın döşemekle meşgul olunuyor.

Yıllardır kendi kurguladıkları soğuk savaş dönemine ait ne varsa o araç, gereç ve zihniyet ile şekillendirdikleri yapının yıkılıp gitmesine bu direnci anlamak gerekiyor.

O direnci gösterenler elleriyle icat edip kullandıkları PKK’nın ellerinden çıkıp gitmesini, biraz da kendi yenilgileri olarak görüyorlar.

O yüzden de dört elle Murat Karayılan’a sarılıyorlar.

Bizler ise onlara inat Anadolu yollarına düşüyoruz.

Halkın ne dediğini anlamak, anlatmak için 15 gün süreyle 15 ayrı ile gidip nabız tutacağız.

Gördüklerimizi, işittiklerimizi, Kanal A ekranlarından sizlere aktaracağız.

İzlenimlerimizi ise burada sizler ile paylaşacağız.

 

Celal KAZDAĞLI

29 Nisan 2013

        

Yazarın Önceki Yazıları
Terör koridorunu açamayanlar 100 binlik ordu kuruyor! 22.03.2017ABD durmuyor... Cami bombalıyor, YPG’ye helikopter veriyor 20.03.2017İki fotoğraf: Masada üç Komutan... Arabada bir Bakan 17.03.2017Türkiye elindeki “etkili silahı” ne zaman kullanmalı? 15.03.2017Osmanlı; Doğu’da kazanmadan Batı’da sefere çıkmazdı 13.03.2017Barzani ve Rojava Peşmergesinin önü açılıyor 10.03.2017Almanya ABD’nin yerine ne zaman Ankara’ya düşman oldu? 08.03.2017Erdoğan’ın Almanya tepkisine Bahçeli’den gelen destek 06.03.2017ABD askeri PKK/YPG için ölür zannedenler! 03.03.2017Menbiç’te “Hendek Kazan” 500 ABD Askeri 01.03.2017Mehmetçik El Bab’a girdi ABD her yere silah yığdı 27.02.2017AK Parti’nin “evet” sloganı “Geleceğe cüret et” 24.02.2017ABD Rusya’yı sarıyor, İsrail Suriye’yi vuruyor, PYD ilerliyor 22.02.2017Türkiye yola nasıl devam edecek? Batı mı, bölge ülkeleri mi? 20.02.2017İttifakta rahmet, itilafta felaket vardır 17.02.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.