17 Ocak 2017 Salı
  • Altın147,316
  • BIST82.391
  • Dolar3,7666
  • Euro4,0271
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6494
  • İstanbul8 °C
  • Ankara2 °C
  • İzmir9 °C
  • Konya4 °C
  • Adana15 °C
  • Antalya11 °C
  • Diyarbakır9 °C
  • Bursa9 °C
  • Kayseri4 °C
  • Kocaeli10 °C
  • Şanlıurfa11 °C
  • Gaziantep9 °C
  • İçel16 °C
ABD GİZLİ BELGESİ VE REİNA SALDIRISI!
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Kürt Barışı O Genç İle Buluşur mu?
19 Haziran 2013 09:39

Ne diyorlar?

“Recep Tayyip Erdoğan artık ‘YENİ’yi temsil etmiyor” diyorlar.

Yeni Türkiye’yi Gezi Parkı’nda eylem yapan gençlerin temsil ettiğini söylüyorlar.

Bu durumda Erdoğan’ın payına da eski Türkiye kalıyor.

Oysa düne kadar “Yeni Türkiye”nin varlığından söz etmiyorlardı.

Bugün ise Erdoğan’ın eskidiğinden söz açıyorlar.

Bir başka şey daha söylüyorlar:

“Gerilim arttı, cepheleşme var; artık Türkiye ikiye bölündü.”

Aslında bu bir tespitten çok bir temenni içeriyor.

Sadece Türkiye’dekiler değil Batılı politikacılar ve devlet adamları da buna benzer görüşleri dile getiriyorlar.

Oysa Türkiye bölünme sendromundan yeni çıktı.

Son 30 yıldır medyada her gün Türkiye’nin bölüneceği tezleri ile korkutulduk.

“Kürtler ayrılacak devlet kuracak” denildi.

“PKK Türkiye’yi bölecek” haberleri medyadan eksik olmadı.

Türkiye’de hakim olan sistem düne kadar Kürtleri ve Müslümanları “öteki” gördü.

Birine “irticacı”, öbürüne “bölücü” etiketi yapıştırdı.

Türkiye 100 yıllık bu iki sorunu geride bıraktı. Yeni bir hava oluştu.

İnsanlar “öteki” olmaktan çıktı.

Kürtler ile bir büyük barış yapılıyor.

100 yıldır bölünmeyen Türkiye, ülkeyi bölecek denilen PKK’nın yurt dışına çıktığı bir dönemde neden ikiye bölünsün?

Kürtler ile Türklerin kucaklaşmaya hazırlandığı bir dönemde ülkede niçin gerilim artsın?

Kürtler ile Türkler tarihi bir barışı gerçekleştirdikleri bir sırada bunun mimarı olanlar artık Yeni Türkiye’yi neden temsil edemez olsunlar?

Yeni Türkiye o barışın üzerine inşa ediliyor.

Eski Türkiye çatışmanın ve ötekileştirmenin üzerine kurulmuştu.

Ötekileştirme ve çatışma ortadan kalkınca eski Türkiye’nin gittiğini görenler Yeni Türkiye inşa edilmesin diye özel bir çabanın içine girdiler.

Kürt sorunu biterken ellerini ovuşturup “Şimdi Türk sorunu başlıyor” diyenler acaba Gezi Parkı’nı mı kast ediyorlardı?

Gezi Parkı için ortaya çıkan eğitimli kentli orta sınıf ailelerin çocukları büyük bir iş başardılar.

Haklı bir dava için ortaya çıkıp, kentine, parkına sahip çıktılar.

Onların bu eylemini ilk günler siyaset ve bürokrasi anlamadı.

Yeni Türkiye’yi kurmaya çalışanlar bu eylemi kendilerine karşı bir isyan olarak algıladı.

Bu tam da eski yapının ellerinden kayıp gitmesini istemeyenlerin ekmeğine yağ sürdü.

O gençlerin haklı davalarının arkasına saklanıp kendi çıkarları için tüm imkanları ile harekete geçtiler.

Yeni Devlet’in hatasını affetmediler; gençleri sahnede tutup, arka planda Başbakanlık Ofisi’ni basmaya kalkıştılar.

Amaçları binayı ele geçirip televizyon kanalları ile tüm dünyaya yayın yapmaktı.

Başaramadılar.

“Turuncu Devrimi” yapamayanlar o gençleri Yeni Türkiye’nin karşısında konumlandırmaya çalıştılar.

Bir ölçüde başarılı oldular ama gençler kullanılmakta olduklarını anlayınca kendileri ile şiddetin arasına duvar çektiler.

Medya baskısına, sanatçı dayatmasına, Batı dünyasının “sen aslansın, kralsın” nidalarına aldırmayıp, kendilerini o hengamenin içinden çekip aldılar.

Biz de o gençleri kazanmadan Yeni Türkiye’nin inşa edilemeyeceğini öğrendik.

Kaybettiklerini bilmelerine rağmen hala o gençlerin Yeni Türkiye ile buluşmasını önlemek için “Türkiye ikiye bölündü” kampanyası yürütüyorlar.

Ama yine başaramayacaklar.

100 yıllık gaileyi alt eden Yeni Türkiye nasıl bu ülkede öteki algısını değiştirdi, Kürtler ile barış sofrasına oturdu ise, kendi yetiştirdiği o gençlerle kucaklaşmasını da bilir; onun yolunu da bulur.

Kürt barışı Gezi Parkı’ndaki o gençle buluşur.

Yeni Türkiye’yi de birlikte kurarlar.

Su yatağını buldu; gayrı akar gider...

 

Celal KAZDAĞLI

19 Haziran 2013

          

        

         

Yazarın Önceki Yazıları
Altı ay sonra masaya davet edilen ABD 16.01.2017Ya referandum ya seçim! Neden üçüncü yol değil? 13.01.2017Hiç olmazsa Filistin’e bir Büyükelçi atayalım 11.01.2017Meğer Ortadoğu’yu “bataklık” yapan ABD imiş 09.01.2017Büyükelçiliğin koyduğu o fotoğraf savaş ilanı mı? 06.01.2017ABD Reina’da neden imza bıraktı? 04.01.2017Suriye’de ateşkes, Reina’da katliam, Obama’dan gelen ses 02.01.2017Şimdi Erdoğan suçluyor: “DEAŞ’ı siz destekliyorsunuz!” 28.12.2016Millet Türkiye’nin kiminle savaştığını yeni anlıyor 26.12.2016Bu millet El Bab Şehitleri’ni unutmayacak 23.12.2016Suikast Rusya’yı Türkiye’ye yaklaştırdı ABD’yi uzaklaştırdı 21.12.2016Masalar artık “onlar” olmadan kuruluyor 19.12.2016Sonucu kim belirleyecek: Liderler mi sahadaki örgütler mi? 16.12.2016Ne güzel bir slogan: “Ordu Halep’e!..” 14.12.2016Artık adını koyalım: Bu iş; Terör değil, Savaş 12.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
13:15
 // TOROS
KEMALİST AYAKLANMA
Kim ne derse desin, bu ayaklanma girişimi, Kemalistlerin statülerini kaybetme korkusundan kaynaklanmaktadır. Statü derken, mütevazi ve sıradan bir statüden bahsetmiyorum. Bu statü, süper ve dev bir statüdür. Bir kemalist çocuğu, her zaman zengin doğar ve aynı zamanda ayrıcalıklıdır. İş Anadolu çocuklarına gelince, fakir doğar ve ömürboyu çalışsa da, asla zengin olamaz. Sistem bu şekilde kurulmuş. Bu sistemin değiştiğini gören elit kemalist tabaka, gidişatı durdurmak için, bu girişimde bulunmuştur. Kemalizm de adalet, sadece kemalistler içindir. İzmir e bakın, yedi yabancıyı severler fakat, Anadolu çocuklarını ve kürtleri asla sevmezler. Bunlar hep statü korkusundandır....
21 Haziran 2013 13:15