YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Kültürün ve Şiirin Şehri
09 Mayıs 2013 09:38

Diyarbakır’a ne zaman gitsem aklıma hep o kıyaslama gelirdi.  Diyarbakır ve bölge insanı yüksek bir siyasi bilince sahip. Her biri koca bir kitabın anlatamayacağı siyasi analizleri size çarpıcı birkaç cümle ile aktarıveriyor.

Diyarbakır ziyareti sonrasında hep şöyle derdim:

“Bu şehirde yaşayanlar ile Batı’da yaşayan insanlar nasıl baş edebilirler?”

O sorunun cevabını Elazığ’da buldum.

Kendini “Kültürün ve Şiirin Şehri” diye tarif eden Elazığ beni hem şaşırttı hem memnun etti.

Daha “merhaba” demeden “Biz halkın irfan geleneğinden besleniyoruz” diyen yazar ve gazeteci Hadi Önal ve Bedrettin Keleştimur ile karşılaştım.

“Gönül Coğrafyası” diye güzel bir kavramları var. Selçuklu ve Osmanlı hakimiyetinin sürdüğü geniş topraklar için kullanıyorlar “Gönül Coğrafyası”nı.

“Halkın irfan geleneğinden beslendik” derken kast ettikleri Elazığ ve Fırat Havzası değil, “Gönül Coğrafyası.”

Bir medeniyet merkezi olarak tarihte yerini almış olan Harput geleneği Elazığ’a hakim olmuş.

Ermeni, Süryani, Sünni, Alevi, Kürt, Türk Harput’ta bir arada yaşamış.

O beraberlik kendine has bir kültür ve geleneği oluşturmuş.

Son yüzyılda o gelenek kurutulmak istenmiş. Tek ayak, tek tip denilmiş.

Belli ölçüde başarılmış. Ermeniler gitmiş, Süryaniler yitmiş. Alevi ile Sünni’ye “kavga edin” denmiş. Kürt ile Türk’ü karşı karşıya getirmek için çaba harcanmış.

Ama bu iş Elazığ’da sökmemiş.

Yaşayan ve ibadete açık bilinen en eski Süryani kilisesi Harput’ta, kalenin hemen yanı başında. Biz gittiğimizde ibadet için hazırlık yapılıyordu. 20 kadar Ermeni ve Süryani ailesi var.

Çözüm süreci Ermenileri de etkilemiş. Almanya’da yaşayan Ermeni anne-kız 40 yıldır görmedikleri Harput için gelmişler.

Elazığ Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu şehrin alt yapısını tamamlamış, Malatya istikametinde yeni bir Elazığ inşa etmiş.

Ama Onun da tıpkı Elazığ Valisi Muammer Erol gibi gözü kulağı Harput’ta.

Harput’un ihyası ve yeniden cazibe merkezi olması için çaba harcıyor. Tarihi değerleri ve kültürü var etmek için çalışıyorlar.

Sanayileşme, ticaret, zenginlik, modernlik çabası bir yana tarih, edebiyat, şiir, musiki Elazığ için çok önemli.

Şahin Duman genç bir mühendis, ama o mühendislikten ziyade tarihle, edebiyatla meşgul. İlginç bir kitaba imza atmış:

“Türk’ün Kürt’ü.”

Milli Mücadele döneminde İngilizlerin bölgede Kürtleri kışkırtmak, ayırmak için yaptığı çalışmalar kitapta yer alıyor. Buna karşılık Mustafa Kemal’in izlediği politika ile Kürt aşiretlerinin Lozan’a gönderdikleri Ankara Meclis’ine bağlılık bildiren, ayrılmanın yok olmak olduğunu belirten deklarasyonları kitabın konusu.

Şahin Duman “Türk’ün Kürt’ü”nde iki halkın iç içe geçtiğini tarihi boyutuyla anlatıyor.

Benzer bir çalışmayı gazeteci yazar Hakan Esen sürdürüyor. Kürt ve İslam çerçevesinde Saidi Nursi üzerine çalışıyor. Bir ay içinde okuru ile buluşacak kitap çözüm sürecine katkı için hazırlanıyor.

Sürece dair endişelerini dile getirse de Kamu-Sen İl Temsilcisi Kerim Eflatun “sonunda hayır varsa biz yanındayız” diyebiliyor.

CHP İl Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Atikeler sözünü söyleyip, kaygılarını sıralayabiliyor; açıklık ve demokrasiye olan ihtiyaca vurgu yapıyor.

Anadolu Alevi Kültür Derneği Başkanı Ali Çoban süren birlikteliğe vurgu yapıyor, “oyun sona ersin artık yeni dönem başlasın” diyor.

Müsiad Elazığ Şube Başkanı İbrahim Gök çözüme bel bağlamış, gelecek adına çok umutlu.

STK Platformu Dönem Sözcüsü Burhan Güneş, ülkenin geleceğini parlak görüyor, işin kültür boyutuna ağırlık veriyor.

Elazığ’da çok şair var. Yazanı, çizeni, çalıp söyleyeni çok fazla.

Uluslar arası boyut kazanmış Hazar Şiir Akşamları’nın 21. yapılıyor. Türk Dünyası Hizmet ödülleri bir gelenek haline gelmiş.

Şehir Sema ve Semahı aynı anda dinliyor. Kosova Kültür Buluşması ile Balkanlara açılan Elazığ Diyarbakır ile buluşmayı da ihmal etmemiş.

Fırat Üniversitesi bünyesinde Ortadoğu Araştırmalar Merkezi’ni barındırıyor. Halep Üniversitesi ile de kardeş olmuş.

Elazığ hem modernleşiyor, hem tarihine dönüyor. Bina ve yol kadar mesela Harput’u ifade ettiği mana ile var etmek için çalışıyor.

İrfan geleneğini sürdüren Elazığ’ın ufku dar değil.

Sadece Fırat Havzası’ndan değil Gönül Coğrafyası’ndan besleniyor.

 

Celal KAZDAĞLI

9 Mayıs 2010

Yazarın Önceki Yazıları
Kerkük sonrası ABD, PKK/YPG bayrağını Rakka’ya neden astı? 19.10.2017Kerkük: Çoban bizim, koyun bizim, kurt bizim... 16.10.2017Kimmiş bu ABD ile Türkiye’nin ortak düşmanı? 13.10.2017Gürültüsü bir gün bile sürmeyen vize yasağı! 11.10.2017Vaktidir... İncirlik ABD’ye kapatılmalıdır! 09.10.2017AK PARTİ: Yanlış giden şeyler mi var? 06.10.2017Kemal Kılıçdaroğlu o adımı atar mı? 04.10.2017ABD Suriye ve Irak’ta Barzani ve PKK ile kazanır mı? 29.09.2017Barzani, “Ankara-Bağdat-Tahran gürler ama Erbil’e yağmaz” diyor! 27.09.2017ABD “Şah” dedi; Türkiye, Irak, İran “Mat” yapabilir 25.09.2017Sorun Barzani mi; ABD ve kara gücü PKK mı? 22.09.2017Erdoğan masaya ilk kez bu kadar güçlü oturuyor 20.09.2017PKK ABD’nin esas oğlanıyken çözümü Washington’da aramak 18.09.2017Yanı başımızda yeni harita çizmeye kalkan adam: Brett McGurk 15.09.2017Erbil’den Akdeniz’e PKK-Barzani Devleti 13.09.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.