YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Konu Dicle Üniversitesi olunca neden herkes susar?
07 Ocak 2016 16:27

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde barikatın arkasında duran lejyonerin kullandığı ABD yapımı M16 silahından çıkan kurşunla yaralanan Mehmetçiğin ilk sözü: “Beni oraya götürmeyin.” 

“Orası” dediği Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi.

Oysa hastane yaralandığı yere çok yakın. Ölümü göze alıyor o hastaneye gitmek istemiyor Mehmetçik.

Ve Türk Silahlı Kuvvetleri yaralı askerleri GATA’ya götürme kararı alıyor.

Yaralı askerin, polisin “beni oraya götürmeyin” sözü üzerine “neden” diye sorup harekete geçen var mı?

TSK’ya “neden böyle bir uygulamaya gidiyorsun” diye soruldu mu?

O hastanenin Başhekimi, o hastanenin bağlı olduğu Üniversite’nin Rektörü, Vali’ye, Emniyet Müdürü’ne, Garnizon Komutanı’na gidip “neden bizim hastaneye gelmiyorsunuz” deme ihtiyacı duydular mı?

Pekala; YÖK böyle bir durum karşısında ne yaptı? Duruma el koydu mu?

Vatan için canını ortaya koyan o Mehmetçik, o Polis “orada bize bakmıyorlar” diye Dicle Üniversitesi’nin Tıp Fakültesi’ne gitmek istemiyor. Orayı terör örgütlerinin yuvası olarak görüyor.

Hastane’nin Başhekimi Prof. Dr. Sait Alan iddiayı yalanlıyor, “167 yaralı geldi, 3 şehidimiz var, başarılıyız” diyor. Lakin başka kaynaklar Başhekimi doğrulamıyor.

Aslında tartışma yeni değil. Herkes yıllardır Dicle Üniversitesi’ni konuşuyor. 

Dicle Üniversitesi’nin PKK’nın ve FETÖ’nün elinde olduğu iddia ediliyor.

Daha ileri gidenler var. Hendek siyasetinin kurmay aklının Dicle Üniversitesi’nde olduğu, sevk ve idarenin oradan yapıldığı iddiaları dolaşıyor ortalıkta.

FETÖ’nün Türkiye’deki bütün terör örgütlerinin orkestra şefi olduğu son dönemde ortaya çıktı.

FETÖ-PKK ilişkisi artık tartışılmıyor. İlişkinin boyutu, kanıtları ortaya çıkartılmaya çalışılıyor.

Devlet çok iyi niyetlerle Doğu ve Güneydoğu illerinde pozitif ayrımcılığa gitmiş. Batı illerinde Üniversitelere kadro vermez ya da çok kısıtlı davranırken başta Dicle Üniversitesi olmak üzere Doğu üniversitelerine cömert olmuş. 

Bilim daha üst seviyeye gelsin, vatandaşa kaliteli hizmet ulaşsın diye.

Lakin iş farklı gerçekleşmiş.

Kağıt üzerinde pek çok şey nizami.

KPSS’ye giriyor, puan tutuyor, kişi akademisyen olarak işe başlıyor.

KPSS ve diğer sınavlarda soruyu çalan siz, jüriyi kuran siz, güvenlik soruşturmasını yapan siz olunca, hep sizin kadrolar Dicle’ye dolmuş. Bir de Adliye ve polisten yardım alınca karşı çıkabilecek herkesi canından bezdirmişsiniz.

Dicle’nin Paralel Yapı’nın en iyi örgütlendiği, PKK ile işbirliği içinde çalıştığı yer olduğu iddiaları nedense bugüne kadar incelenmemiş.

Dahası Dicle Üniversitesi bir kuluçkaya dönüşmüş. Diğer üniversitelere ve YÖK’e kadro gönderen bir yer haline gelmiş.

Dicle Üniversitesi’nden YÖK’e giden kadrolar Dicle Üniversitesi’ni denetleyecekse zaten; o denetim değil işi kolaylaştırmak olur.

Son 20 yılda Dicle Üniversitesi’nde ne olduğu araştırılmalıdır. Kimler alındı, alınanlar bir süre sonra nerelere gitti; hem akademik hem idari açıdan incelenmelidir.

Kuzey Irak ile Dicle Üniversitesi arasında nasıl bir ilişki var araştırılmalıdır.

Bu denetim YÖK’ün işi olamaz. Doğrudan Devlet Denetleme Kurulu görevlendirilmelidir. Gecikmeden Dicle Üniversitesi’ne Kayyum atanmalıdır.

Akdeniz’de Suriye’den 13.6 ton esrar kaçıran gemiye operasyon yapan Türkiye, Dicle Üniversitesi’nde olup biteni seyrederse şayet... İşte o zaman kaybeder.

Dicle Üniversitesi’nden FETÖ’yü temizleyemezsen Sur ilçesinde barikatın arkasından Amerikan yapımı M16 silahını ateşleyen lejyoneri bitiremezsin. 

 

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
Kerkük sonrası ABD, PKK/YPG bayrağını Rakka’ya neden astı? 19.10.2017Kerkük: Çoban bizim, koyun bizim, kurt bizim... 16.10.2017Kimmiş bu ABD ile Türkiye’nin ortak düşmanı? 13.10.2017Gürültüsü bir gün bile sürmeyen vize yasağı! 11.10.2017Vaktidir... İncirlik ABD’ye kapatılmalıdır! 09.10.2017AK PARTİ: Yanlış giden şeyler mi var? 06.10.2017Kemal Kılıçdaroğlu o adımı atar mı? 04.10.2017ABD Suriye ve Irak’ta Barzani ve PKK ile kazanır mı? 29.09.2017Barzani, “Ankara-Bağdat-Tahran gürler ama Erbil’e yağmaz” diyor! 27.09.2017ABD “Şah” dedi; Türkiye, Irak, İran “Mat” yapabilir 25.09.2017Sorun Barzani mi; ABD ve kara gücü PKK mı? 22.09.2017Erdoğan masaya ilk kez bu kadar güçlü oturuyor 20.09.2017PKK ABD’nin esas oğlanıyken çözümü Washington’da aramak 18.09.2017Yanı başımızda yeni harita çizmeye kalkan adam: Brett McGurk 15.09.2017Erbil’den Akdeniz’e PKK-Barzani Devleti 13.09.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
??
 // ??
Mevzu çok inceleyen yok....
07 Ocak 2016 Perşembe 22:50
 // Ömer
bizler 10 -15 yıl öncesinde bunları somut deliller ile yetkililere gerekli yerlere yazarken, yolladığımızda afaroza uğramıştık beyler. O zaman neredeydiniz? Geç kalmadınız mı?...
07 Ocak 2016 20:56