YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Kılıçdaroğlu’nun tek çıkışı: O karardan vazgeçmek
19 Nisan 2017 14:09

Ortada bir iddia var...

Her zaman iddia olur, olmalıdır da...

Ortada bir itiraz var...

Neyi, niçin itiraz ettiğini söylemen senin hakkındır...

Ortada bir hata var...

Hata varsa, düzeltilmesini istemek doğru bir davranıştır...

Bunları ilgili insanlara, makamlara, kamuoyuna söylersiniz.

Olmadı yargıya başvurursunuz...

Onun kararını beklersiniz...

O karar içinize sinse de sinmese de kabul eder ve uyarsınız.

Bir arada yaşamanın, bütünün parçası olmanın, demokrasinin gereği budur.

Her şeyi söylersiniz, lakin “Ben bu seçimi tanımıyorum” diyemezsiniz!...

Yapılan referandum için CHP başta olmak üzere, Vatan Partisi, HDP gibi partiler ve bazı kişilerin itirazları, şikayetleri var.

Kimi itirazlar İlçe Seçim Kurullarınca değerlendirildi ve gereği yapıldı.

Bunlar her seçimde karşılaştığımız olağan şeyler.

Olağan olmayan şey ise, hem CHP’nin hem de Vatan Partisi’nin referandumun iptali için YSK’ya başvurmasıdır.

İtirazın dayandığı temel gerekçe, kimi oy pusulaları ve zarflara sandık kurulu tarafından mühür vurulmamış olması.

Bu bir eksiklik. Sandık kurullarının yaptığı bir hata.

Oylama sürerken bu yönde itirazlar duyulmaya başlamış, nihayetinde YSK’nın önüne gelmişti.

YSK sandıklar açılmadan bir karar alarak sandık kurulu mührünün eksik olduğu zarf ve oy pusulalarının geçerli sayılmasını kabul etti.

2010’da çıkarılan yasa ile bu mühür zorunlu hale getirilmişti. Amaç o sandığa dışarıdan sahte oy atılmasını engellemekti.

YSK aldığı kararda, ortada sahte oyun olmadığını, sahte oy kullanmayı engelleyen başka pek çok şartın yerine getirildiğini kabulle, vatandaşın oy kullanma hakkını elinden almamak için bu yola başvurulduğunu söylüyor.

Doğrudur.

Esas olan vatandaşın oyunu serbestçe kullanabilmesidir. Gelmiş, oyunu kullanmış, görevini yapmış vatandaşa, “sandık kurulu bir hata yapmış, o yüzden senin oyunu geçersiz sayıyoruz” demek büyük haksızlık.

Başkasının hatasını neden vatandaş ödesin?

O yüzden YSK’nın bu kararı doğrudur.

YSK aldığı kararda bir şey daha yapıyor.

Ortada bir hata, eksiklik, hatta suç olduğunu görüyor ve ilçe seçim kurumlarına “yasal gereğin taktir ve ifası için suç duyurusunda bulunması” yönünde hareket etmeleri kararını veriyor.

Yani ihmali olan sandık kurullarının incelenmesi yolunu açıyor.

YSK’nın buraya kadar yaptığı iş ve işlemde bir sorun yok.

YSK bu kararı alınca sandık kurulları ne kadar zarf ve oy pusulasına mühür vurulmadığını zapta geçme gereği duymuyor.

Oysa sandık kurulları sandık kurulu mührü basılmamış oy pusulası ve zarfları belirleyip tutanak altına aldıktan sonra geçerli saysa idi belki tartışma bu noktaya gelmezdi.

Yurt dışında kullanılan kimi sandıklarda bu şekilde tutanak tutulduktan sonra o oylar geçerli sayılmış.

Yurt içinde kimi sandıklar bunu yapmakla beraber çoğunluk YSK kararı doğrultusunda tutanak tutmamış.

YSK bu yönden eleştirilebilir. Daha açık olması istenebilir.

Ancak buradan hareketle işi “ben seçimi tanımıyorum” noktasına götürmek olmaz.

ORTADA PENALTILIK DURUM YOK

Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medya paylaşımında “Bu seçimi tanımıyorum” açıklamasını yaptı.

Bu bir parti genel başkanının yapabileceği en vahim hatadır.

İtiraz edersin, hatta iptal isteyebilirsin ama tanımıyorum diyemezsin.

Tanımıyorum demek, sokağa işarettir.

Kemal Kılıçdaroğlu’nu bilmem ama CHP’nin sokakla işi olmaz, olamaz.

Türkiye’yi karıştırmak isteyenlerin olduğu sır değil. Bir iç savaş istiyorlar Türkiye’de.

Onu isteyenlerin değirmenine CHP su taşıyamaz.

Kemal Kılıçdaroğlu “tanımıyoruz” açıklamasından derhal vaz geçmeli, milletten özür dilemelidir.

Yeter mi?

Hayır.

Kemal Kılıçdaroğlu, “milletin kararına şapka çıkartıyoruz, YSK’nın nihai kararını da kabul etmeye hazırız” demek zorundadır.

Yazarın Önceki Yazıları
Tartışılan konu: FETÖ’nün siyasi ayağı! 24.05.2017Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Türkiye... yeni bir yolculuğa yelken açıyor... 17.05.2017Türkiye ABD’yi neden ikna etmek durumunda olsun ki 12.05.2017Erdoğan-Trump görüşmesinin bir önemi kaldı mı? 10.05.2017CHP’nin Fikri Sağlar kararı kurultay davetiyesi gibi 08.05.2017ABD’nin “çatışmasız bölge” çalımı: PKK’ya verilen 22 tır silah 05.05.2017Üye olduğu gün o fezleke Meclis’e gönderildi 03.05.2017Erdoğan AK Parti’ye dönerken CHP’de ne oluyor? 01.05.2017Ringde dayak yiyen boksör görüntüsü 28.04.2017Yeniden sahaya çıkan Türkiye kimin oyun planını bozuyor? 26.04.2017“En birinci Reisçi benim!..” kavgası 24.04.2017CHP provokasyonun eşiğinden nasıl döndü 21.04.2017Erdoğan’ın tercihi hangisi: Seçim; hemen mi, 2019’da mı? 17.04.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
...
 // Yahya RAMİ
Referandumda zarfları ve oy pusulalarını kasıtlı olarak (veya ihmalen) mühürlemeyerek ciddi tartışmalara yol açan sandık kurulları tespit edilmeli -özellikle sandık kurulu başkanları başta olmak üzere- gerekli ceza mutlaka verilmeli ve bundan sonraki seçimlerde de asla ve kat'a bu kişilere sanıdk görevi verilmemelidir!...
21 Nisan 2017 Cuma 15:33
 // Ömer
partili Cumhurbaşkanı,18 yaş milletvekili, iktidarın Filistin (Kudüs) e büyükelçilik açmaması,ısrail ile teslimiyetçi "anlaşma” ak parti içerisindeki gevşeklerin* halen temizlenmemesi, cep dolduran aç gözlü yerel yöneticileri dile getirmek gibi binlerce yanlışı! yapıcı eleştiri ile dile getiren sn. Kazdağlı değil her kim olur olursa olsun menfaatleri uğruna Kıble değiştirmeye niyetli Cancıkları memnun etmez.sn. KAZDAĞLI'nın doğruları beli ki bazılarına dokunuyor....
19 Nisan 2017 21:31
 // ramazan bal
Hemen hemen bütün Yazilarinizi ve kanal a daki fahrettin beyle yaptiginiz tv programinizi izliyorum. Ama çok ilginç bir tavriniz var.Yazilarinizda öngördüğünüz hiçbirşey tutmuyor.. Tv programında ise olabildiğince polyyannasiniz fahrettin beyi sinir edecek düzeyde..ama yazarken resmen şahin kesiliyorsunuz.. Ve dediğim gibi dediginiz hiçbirşey cikmiyor.....
19 Nisan 2017 17:52