YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Kendini tüketen adam: Selahattin Demirtaş
22 Aralık 2015 17:06

Tarih 9 Eylül 2015 Selahattin Demirtaş bir grup HDP milletvekili ile birlikte Cizre’ye yürüyor...

Yanında iki Bakan var. AB Bakanı Ali Haydar Konca ve Kalkınma Bakanı Müslüm Doğan. İki Bakan da HDP milletvekili, anayasal zorunluluk olan seçim hükümetinde HDP’yi temsilen bulunuyor...

O gün Cizre’de ilan edilen sokağa çıkma yasağının 6. günü. Hendekler kazılmış, güvenlik güçlerine karşı uzaktan kumandalı bombalar devreye sokulmuş... Cizre “öz yönetim” ilan etmiş; güvenlik güçleri ilçeye kimseyi sokmuyor.

Selahattin Demirtaş 100 kadar kişiyle Cizre’ye yürüyor. İlçeye girecek, sokağa çıkma yasağını kaldıracak...

Güvenlik güçleri iki bakan dahil herkesi, nazikçe geri çeviriyor; daha ilçeye yaklaşmadan.

Bir kaç gün oralarda bekliyor Selahattin Demirtaş, insanlar gelsin, ilçeye yürüyelim diye...

Kimse gelmiyor... Selahattin Demirtaş eli boş dönüyor.

Oysa...

Selahattin Demirtaş, yine Cizre’ye yürüseydi ve şöyle bir çağrı yapsaydı: “Ben Cizre’ye o gençlerin elinden silahı almaya gidiyorum. Silah istemeyenler benimle gelsin” deseydi...

Selahattin Demirtaş’ın arkasından yürüyecek bir milyon insan çıkardı.

O gençler ölmez, hendek siyasetine koca bir gelecek, tüm geçmişiyle birlikte gömülmezdi.

Evet; PKK Selahattin Demirtaş’a karşı çıkardı. Belki öldürmek isterdi...

Mao o uzun yürüyüşü gerçekleştirmemiş olsaydı Çin’de devrim yapamazdı.

Siyasetçi böyle zamanlarda ortaya çıkar. 35 yıl yapılan şeyi tekrarlayan adam lider olmaz. 

Selahattin Demirtaş isteseydi PKK’nın elinden o silahı alırdı. Çözüm süreci o iklimi oluşturmuştu. Kürt halkı barış istiyordu. Gençler yeni bir ümide çoktan yelken açmışlardı... Türkler Kürtlerle kucaklaşmaya hazırdı...

En önemlisi İmralı’dan PKK’nın lideri örgütüne “silahı bırak” talimatını göndermiş, epeydir silahsız siyaset bayrağını dalgalandırıyordu.

Kürtler ve Türkler, barış olsun diye, olmayacak işi yapmışlar HDP’yi barajı aştırmışlardı.

9 Eylül 1922’den sonra Türkiye 9 Eylül 2015’te yeni bir zafer kazanmış olacaktı.

İşte o zaman Misak-ı Milli gerçekleşecek, Kürt ve Türk birlikte yepyeni bir ufka yürüyecekti.

Olmadı...

Selahattin Demirtaş bunu yapmadı. Lider olmak yerine hiç olmayı tercih etti.

Kitlelere önderlik etmek yerine Washington’un, Londra’nın, Brüksel’in talimatlarını yerine getirmeyi tercih etti. 

Yetmedi; yüzünü Tahran’a çevirdi...

İran’ın Ortadoğu’da kontrgerilla generali olarak ün salan Kasım Süleymani’nin Kandil’de Cemil Bayık’a dikte ettirdiği hendek siyasetinin savunucusu oldu. 

Kasım Süleymani Suriye’de muhalefet güçlerine esir düşünce Selahattin Demirtaş Moskova biletini aldı.

Moskova’dan yardım dilenecek.

Türkiye Musul’da, Türkiye Halep’te olmasın diyenlerin kapılarında nöbet tutacak.

Milyonların sevgilisi olmak varken, Moskova’nın kapısında kul olmaya mecbur kalmak...

Hendek siyasetinin ilk tükettiği siyasetçi Selahattin Demirtaş oldu. 

Hendek bir direnişin değil, bitişin hikayesidir.

Biten PKK’dır, biten HDP’dir, biten Selahattin Demirtaş’tır.

O bitiş dediğimiz şey aslında Kürtlerin doğuşudur.

Bunu da yakında görürüz.

 

Celal KAZDAĞLI

 

Yazarın Önceki Yazıları
Altı ay sonra masaya davet edilen ABD 16.01.2017Ya referandum ya seçim! Neden üçüncü yol değil? 13.01.2017Hiç olmazsa Filistin’e bir Büyükelçi atayalım 11.01.2017Meğer Ortadoğu’yu “bataklık” yapan ABD imiş 09.01.2017Büyükelçiliğin koyduğu o fotoğraf savaş ilanı mı? 06.01.2017ABD Reina’da neden imza bıraktı? 04.01.2017Suriye’de ateşkes, Reina’da katliam, Obama’dan gelen ses 02.01.2017Şimdi Erdoğan suçluyor: “DEAŞ’ı siz destekliyorsunuz!” 28.12.2016Millet Türkiye’nin kiminle savaştığını yeni anlıyor 26.12.2016Bu millet El Bab Şehitleri’ni unutmayacak 23.12.2016Suikast Rusya’yı Türkiye’ye yaklaştırdı ABD’yi uzaklaştırdı 21.12.2016Masalar artık “onlar” olmadan kuruluyor 19.12.2016Sonucu kim belirleyecek: Liderler mi sahadaki örgütler mi? 16.12.2016Ne güzel bir slogan: “Ordu Halep’e!..” 14.12.2016Artık adını koyalım: Bu iş; Terör değil, Savaş 12.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.