YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Keferhawar
22 Nisan 2014 09:55

Akşam karanlığından sonra vardığım, gece yarısından sonra ayrıldığım yer.

Günışığında görmedim. Görmeyi çok isterdim.

Şimdilerde Midyat’ın bir mahallesi olmuş, öncesi köy.

Ovanın en yüksek yerine kurulmuş. Adından Roma kaynaklarında söz edilen eski bir yerleşim yeri.

Çok etnisiteli bir yapıya sahip. Çok dil, çok ırk, çok inanç bir arada.

Kürtler var. Mahallemi olarak bilinen Arap nüfus var. Süryani var. Türkçe, Kürtçe, Mahallemice (Arapçanın bir şivesi) ve Süryanice konuşuluyor.

Kanal A’da Cuma akşamları yayınlanan Sivil Düşünce’yi çekmek için Keferhawar’a gittik.

Neden Keferhawar?

Sivil Düşünce ekibinden Orhan Miroğlu’nun doğup büyüdüğü yer olduğu için.

Termikel Holding’in Mardin Store açılışını bahane edip bütün ekip Mardin’e gittik; Midyat’ta çekim yaptık.

1795 yılında yapılmış halen Halilbeg Yıldız tarafından restore edilmekte olan Miroğlu ailesine ait Kasır’da Sivil Düşünce’yi çektik.

40 kişilik bir ekiple gittik. Orhan Miroğlu’nun babası İsmail Miroğlu’nun misafiri olduk. Fötr şapkası ve kravatı ile mükemmel bir ev sahibiydi.

Süryani Birliği’nden Yuhanna Aktaş, Mahallemileri temsilen de Mehmet Ali Aydoğdu Sivil Düşünce’ye katıldı.

Ankara’nın siyaseti günlük hale dönüştürme çabasının dışında tarihten, müzikten, anılardan söz ettik. İsmail Miroğlu’nun anılarına ortak olup Kenan Evren’in kötülüklerini hatırladık.

Keferhawar köylülerinin halayı ile programı sona erdirdik.

Hava soğuktu, Alper Tan, Orhan Miroğlu ve ben programı ancak sarıldığımız battaniyeler sayesinde bitirebildik.

Keferhawar’ı günışığında görmediğime üzüldüm.

Gökyüzünü kaplayan parlak yıldızlar beni alıp geçmişe götürdü.

Günümüzün yok ettiği güzellikleri ay ışığında, yıldızların altında hayal etmek işime geldi. Ayrı tutulanı, tahrip edileni görmekten beni alıkoydu.

Belki o yüzden Keferhawar’ı gece görmeme sevinmeliyim.

Midyat’ı, Mardin’i gündüz gördüm.

İçinde yaşayanlar fark etmiyorlar. Ellerinde var olan asıl kıymetin, değerli olan şeyin kaybolup gittiğini anlamıyorlar.

100 bin nüfusu çoktan aşmış Midyat.

Apartmanlar... hiçbir özelliği olmayan o binalar kaplamış şehri.

Sokaklar dar ve araba dolu. Gidilmiyor, yürünmüyor...

Eski Midyat öylece bir kenarda duruyor, kendi halinde, terk edilmiş... Mahzun bir halde bekliyor...

Midyat’tan o taş binaları çekip aldığınızda geriye ne kalır?

Süryanileri çekip aldığınızda geriye ne kalmış ise o.

İnsanlar Mor Gabrial’i görmek için gelir ve hızla oradan uzaklaşır.

Sabredip kalanlar, telkari arayışı, ustaların kendi ellerinde yaptıkları el emeği gümüş işlemeler yerine fabrikasyon ürünleri gördüğünde bir kez daha kahrolur...

Midyat geleceğini yok ediyor. Geçmişi kapatarak, unutarak, unutturarak, geleceğini bitiriyor.

5 bin tane daha apartman yapsan ne olur?

En fazla Nazilli’ye benzersin.

Miroğlu ailesinin Keferhawar’da 1795’te yaptırdığı Kasır kadar bile değerin olmaz.

Midyat 2.500-3.000 Süryani’yi 25.000-30.000 Süryani’ye çıkarabildiği zaman yeniden bir değer eder.

Mezopotamya çok dil, çok ırk, çok inanç, çok kültür demek...

Tek kültür, tek tip anlayış fakirliktir.

100 yıldır bu Coğrafya fakirleşsin diye uğraşıldı.

Başarı yeniden Mezopotamya olmaktır.

Sen bunu yapabiliyor musun Midyat; Mardin?

İşte o zaman büyüksün.

 

 Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
Trump sonrası Türkiye bölgede kimin yanında duruyor? 21.06.2017“Yürüyüş” Kemal Kılıçdaroğlu için bir jübile mi? 19.06.2017Karşı karşıya gelen değil; yan yana duran Türkiye, kazanır! 16.06.201768 Kuşağından kalan yegane devrimci; Devlet Bahçeli 14.06.20173 yıl önce bugün, DEAŞ’ın işgal ettiği Musul’dan geriye ne kaldı 12.06.2017ABD’ye ilk darbeyi İran, ikincisini Katar Emir’i vurdu 09.06.2017ABD’nin hedefi: İslam Dünyası’nı bölmek! 07.06.2017Yine de Oyunu bozacak tek ülke Türkiye 05.06.2017İnsanın aklını kemiren o korkunç şüphe 02.06.2017AK Parti MHP konusunda bir tercihe mi zorlanıyor 31.05.2017Silahı var, petrolü var, dayısı var... Devlet olmak için eksiği ne? 29.05.2017Türkiye-AB “İlişkiye” bir şans daha veriyor... 26.05.2017Tartışılan konu: FETÖ’nün siyasi ayağı! 24.05.2017Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
23:52
 // KÖK
Bu ülkenin kökü, doğu ve güneydoğu'dadır. Kemalist rejim, Osmanlı kültürünü batı taraflarında kısmen tahrip etti ama, ne kürtler, ne de araplar şapka takmadı, etek giyip başını açmadı. Sımsıkı kültürüne ve dinine sahip çıktı. Anadolu türkleri cephelere sürülüp yok edilmeye; doğudaki kürt ve araplara ise zulüm ve katliamlar yapılmaya başlandı. Burjuva, gerçek türk biziz dedi. Köylü anadolu türk'ü şehirlere girmesi yasaklandı. Ama bu kök, budamayla, yakıp yıkma ile bitmez. Çünkü bizler aynı zamanda Anadolu toprağıyız....
22 Nisan 2014 23:52