YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Karşımızda o bildiğimiz PKK yok
08 Eylül 2015 15:24

Dağlıca’da, Iğdır’da arka arkaya benzer yöntemle 30 askerimiz ve polisimiz şehit oldu.

Dağlıca da, Iğdır da sınırımızdır. 

Neden Dağlıca sorusuna cevap hazır: Geçiş bölgesi, Kandil’e yakın (70km) olması, sarp coğrafi özelliği, yığınak ve lojistik destek için uygun bir yer olması gibi pek çok sebep sıralanıyor.

Alan hakimiyeti deniliyor.

İddiaların her biri doğrudur, geçerlidir.

Hiçbiri cevap için yeterli değil.

Peki Iğdır Dilucu Sınır Kapısı için ne diyeceğiz?

Dağlıca’da 400 kg ağırlığında bomba kullanıldı deniyor. Üç tane ayrı 400 kg ağırlığında bombadan söz ediliyor.

Benzer durum Iğdır’da var. 1000 kg ağırlığında bomba kullanılmış.

Bu bombalar neyle patlatılıyor? Telsizle...

Mümkün mü? 

Türkiye’nin bu teknolojiyi tartışması gerekiyor.

Dağlıca’da o bombaları hadi diyelim asfaltın altına bir şekilde döşedin. Kimsecikler görmedi. Zaten yol tenhaydı, PKK’nın kontrolü sağlaması mümkündü filan.

Peki Iğdır’da nasıl oldu bu iş?

Gümrük kapısına giden herkesin kullandığı yola o bombalar nasıl yerleştiriliyor.

İlk akla gelen yerel belediyeler. Onun iş makineleri ile bu yapılmış olabilir diyenler var.

Mümkün denebilir. 

Lakin başka bir durumla karşı karşıya olduğumuzu tartışmamız gerekiyor.

Öyle telsizle yolda giden otomobili patlatmak kolay bir iş değil. Bunu teknik adamların açıklaması gerekiyor.

Evet o bombaların yerleşmesinde idare ve güvenlik güçleri içinde yer alan Ergenekon artıkları ve Paralel Yapı unsurlarının desteğini göz ardı edemeyiz. 

PKK ve Paralel Yapı işbirliği vardır.

Bu da yetmiyor durumu açıklamaya.

Bir başka güç var ortada. PKK’yı ve Paralel Yapı’yı aşan.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi çözüm sürecinde boş durmayıp yığınak yapmışlar. Doğru.

Bilmemiz gereken şu: Yığınak yapan yalnızca PKK, Paralel Yapı değil.

Kandil’den Erbil’e gelirken şüpheli trafik kazasında ölen albaylık rütbesine çıkmış Alman istihbaratçıları vardı.

Demek ki bölge istihbarat örgütlerinin en nitelikli adamları ile doluydu.

Alman varsa, CIA vardır. CIA varsa MOSSAD vardır. Başkaları da vardır.

Ve...

İşin içerisinde muhakkak elektronik sistemler vardır.

O bombalar uydu üzerinden patlatılmış olmasın.

Elektronik sistem olmadan hiç bir örgüt hele 17-20 yaş aralığındaki PKK’lıların patlatabileceği sistemler değil onlar.

Eğer o bombalar uydu aracılığı ya da başka tür bir elektronik sistem ile patlatıldıysa karşımızdaki güç PKK’dan ibaret değildir.

Ya da karşımızda o bildiğimiz PKK yok demektir.

Şayet durum bu ise mücadelenin stratejisinin de, siyasi dilin de değişmesi gerekir.

“Bütün bunlar Erdoğan düşmanlığı için yapılıyor”, “Erdoğan gitsin diyenler PKK dahil herkes ile iş tutuyor” yaklaşımı da bu durumu açıklamıyor.

Karşımıza PKK şapkasıyla çıkan “küresel gücün” Erdoğan’ı sevmediği ve Türkiye’yi istemediği açık.

Şayet o PKK bildiğimiz PKK değilse, ki değil, mücadele sadece Erdoğan optiğinden bakılarak verilemez.

Mücadelede ortak payda Türkiye olmalıdır. 

Ve... “dışımızdaki herkes düşmanla iş tutuyor” anlayışından hızla uzaklaşmamız gerekiyor.

Düşman o kadar geniş olamaz. 

 

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
Tartışılan konu: FETÖ’nün siyasi ayağı! 24.05.2017Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Türkiye... yeni bir yolculuğa yelken açıyor... 17.05.2017Türkiye ABD’yi neden ikna etmek durumunda olsun ki 12.05.2017Erdoğan-Trump görüşmesinin bir önemi kaldı mı? 10.05.2017CHP’nin Fikri Sağlar kararı kurultay davetiyesi gibi 08.05.2017ABD’nin “çatışmasız bölge” çalımı: PKK’ya verilen 22 tır silah 05.05.2017Üye olduğu gün o fezleke Meclis’e gönderildi 03.05.2017Erdoğan AK Parti’ye dönerken CHP’de ne oluyor? 01.05.2017Ringde dayak yiyen boksör görüntüsü 28.04.2017Yeniden sahaya çıkan Türkiye kimin oyun planını bozuyor? 26.04.2017“En birinci Reisçi benim!..” kavgası 24.04.2017CHP provokasyonun eşiğinden nasıl döndü 21.04.2017Kılıçdaroğlu’nun tek çıkışı: O karardan vazgeçmek 19.04.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.