YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Karşılığı Filistin olsun...
26 Aralık 2015 07:06

Düğmeye 8 Aralık’ta basıldı. İsrail o gün MOSSAD Başkanı’nın değişeceğini açıkladı. 2011 yılından bu yana görev yapan Tamir Pardo’nun yerine İsrail Güvenlik Konseyi Danışmanı Yossi Cohen’in getirileceği açıklandı.

Atama ile birlikte MOSSAD’ın yeni görevinin “Arap ve Müslüman ülkeler dahil diplomatik ilişkiler için ortam hazırlamak” olduğu ilan edildi.

Çekirdekten istihbaratçı ve MOSSAD Başkan Yardımcılığına kadar yükselmiş olan yeni MOSSAD Başkanı Yossi Cohen’in görevi Türkiye ile İsrail arasındaki diplomatik ilişkiyi başlatmak için ortam hazırlamak.

Doğrusu Cohen henüz görevi resmen devralmadan bu konuda başarılı oldu. 

Arka arkaya Türk basınında İsrail hakkında haberler çıktı. Türkiye ile ilişki başlatmanın Türkiye’ye ne kadar fayda sağlayacağı uzun uzun anlatıldı; her vesile ile her ortamda.

Neredeyse “hadi ne duruyoruz bir an önce anlaşmayı yapalım, şu dertlerden kurtulalım” havası oluştu.

Evet; Türkiye İsrail ile ilişki başlatmalıdır. Savaşan ülkeler bile diplomatik ilişkiyi sürdürürler. Bu devlet olmanın vasfıdır. Türkiye de gereğini yapacaktır, yapmalıdır.

Lakin...

Anlaşmaya mecbur olan ülke Türkiye değildir. Zorda olan, yalnız kalan Türkiye değil İsrail’dir. 

İsrail bölgede tecrittir. 

Siz bakmayın Türkiye’nin komşularıyla arası kötü; yalnızlaştı diyenlere. Türkiye hiç olmadığı kadar bölge ile iç içedir. Kültürüyle, tarihiyle, inanç coğrafyasıyla buluşmuştur. 

Arap sokağını kazanmıştır. Sadece sokağı değil o sokağa açılan evleri de gönülden fethetmiştir.

Eskiden ABD’ye bağımlı rejimler Ankara’ya düşmanlık besler, mesafeli dururdu. Şimdi o da tarih oldu. Bir Sisi kaldı bir de Esed. İkisi de gidicidir.

Buna karşılık İslam Ülkeleri İstihbarat Örgütü kurulmuştur; 2009’dan bu yana epey mesafe almıştır.

34 ülke ile İslam Ordusu kuruldu. Sayı önümüzdeki günlerde 44’e çıkacak.

Türkiye Katar’da askeri üs kurdu. 

Evde, sokakta, Devlet katında, gönülde ve dahi gelecek ümidinde var olan bir Türkiye nasıl olur da yalnız kalır?

Şayet dedikleri gibi Türkiye yalnız olsaydı İsrail ilişki başlatmak için çaba mı harcardı?

AB Ankara’ya kadar gelip “hadi sizi üye yapalım, vizeyi kaldıralım” der miydi?

Ankara Tel-Aviv ile anlaşma yaparsa İsrail’i yalnızlıktan kurtaracaktır.

Doğalgaz ihtiyacı varmış da Türkiye mecburen İsrail ile anlaşma yapıyormuş! 

Yarın vanayı açtığında Türkiye’ye akacak bir doğalgaz yok ortada. Doğu Akdeniz’de var olan doğal gaz rezervleri de İsrail’in değil Filistin’in.

İstanbul’da Ortaköy’de Museviler Hanuka bayramlarını açık alanda kutlayamazlar ise İsrail orada bırakın güvende olmayı var olamaz...

Irak Kürdistan Bölgesi’nde Diyanet İşleri Başkanlığı’nda 8 inanç grubundan biri olarak Yahudi İşleri Müdürlüğü olmasa İsrail’in güvenliğinden söz edilemez...

Suudi Arabistan son bir yılda Hindistan, İtalya, Çek Cumhuriyeti’nde 5 defa İsrail ile görüşmez ise İsrail orada kalamaz...

İsrail her yerde sıkıştı; diplomatik olarak, siyasi olarak, ekonomi olarak. Bir intifadayı kaldıracak hali bile yok. Yaptırımlar arka arkaya geliyor.

Daha yeni Lübnan’a 856 milyon dolar tazminat ödemeye mahkum edildi. 2006’da Beyrut’a 30 km mesafede bulunan elektrik santralını bombaladığı için. 

En son Yunanistan kabul etti; Filistin’i 1967 sınırlarına göre bir devlet olarak tanımayı.

Filistin’i tanıyan ülke sayısı 136’ya çıktı.

Türkiye’nin İsrail ile anlaşması en çok Avrupa’yı sevindirir. AB enerji güvenliği için bu ilişkiyi destekliyor.

Türkiye 1948’de bir yanlış yaptı... İsrail’i tanıyan bölgenin ilk devleti oldu. İsrail güvende olsun diye bir de sınırına tel örgü çekti, mayın döşedi.

Şimdi Türkiye’den yine İsrail için bir şeyler isteniyor.

Öyle anlaşılıyor... Türkiye buna “evet” diyecek...

Karşılığı Filistin olsun.

O zaman Gazze de özgür olur... Mescid-i Aksa da...

Hiç olmazsa... Filistin Devleti var der; seviniriz.

 

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
Trump sonrası Türkiye bölgede kimin yanında duruyor? 21.06.2017“Yürüyüş” Kemal Kılıçdaroğlu için bir jübile mi? 19.06.2017Karşı karşıya gelen değil; yan yana duran Türkiye, kazanır! 16.06.201768 Kuşağından kalan yegane devrimci; Devlet Bahçeli 14.06.20173 yıl önce bugün, DEAŞ’ın işgal ettiği Musul’dan geriye ne kaldı 12.06.2017ABD’ye ilk darbeyi İran, ikincisini Katar Emir’i vurdu 09.06.2017ABD’nin hedefi: İslam Dünyası’nı bölmek! 07.06.2017Yine de Oyunu bozacak tek ülke Türkiye 05.06.2017İnsanın aklını kemiren o korkunç şüphe 02.06.2017AK Parti MHP konusunda bir tercihe mi zorlanıyor 31.05.2017Silahı var, petrolü var, dayısı var... Devlet olmak için eksiği ne? 29.05.2017Türkiye-AB “İlişkiye” bir şans daha veriyor... 26.05.2017Tartışılan konu: FETÖ’nün siyasi ayağı! 24.05.2017Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.