YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Joe Biden Erdoğan’a neden sarıldı?
01 Nisan 2016 15:37

Brüksel’de PKK çadırına izin veren Belçika Türkiye’nin dostu mudur?

Sabancı suikastının zanlısı Fehriye Erdal’ı vermeyen Brüksel için terör konusunda Ankara ile işbirliği yapıyor diyebilir miyiz?

Diyemeyiz; demiyoruz.

Pekala, Cumhurbaşkanımız ABD’de bulunduğu bir sırada, sırf YPG Fırat’ın batısına geçsin diye, Münbiç cebine en az 25 sorti yaparsa, Washington’un dostluğundan söz edilebilir mi?

Sizin terörist dediğiniz YPG’yi Washington müttefik olarak görüyor. Bunu biliyoruz. Hiç olmazsa, saygı gereği, YPG’yi terörist diyen bir ülkenin Cumhurbaşkanı ülkenizdeyken biraz bekleyemez misiniz?

Hayır, beklemiyor.

Oysa YPG aynı zaman diliminde Nusaybin’de bütün unsurlarıyla Türkiye’nin güvenlik güçleri ile savaşıyor. ABD’den aldığı silahlar ile askerimizi, polisimizi şehit ediyor.

Durumu tespit ettiği an sıcak takip anlayışı ile TSK, YPG kamplarını vuruyor. Cevabını obüslerle veriyor.

Bir de Brett McGurk var. Obama’nın IŞİD’le mücadelede baş danışmanı. Daima bölgede bulunuyor. YPG’ye desteği organize eden isim.

Nereden mi biliyoruz? Kobani’ye gidip YPG’li Polat Can’dan plaket aldı. Polat Can Kandil’de PKK militanıydı. McGurk bir PKK’lının elinden plaket almış oldu.

Hürriyet’in Washington Temsilcisi Tolga Tanış bu ziyareti ABD’nin YPG’yi gayrı resmi tanıması olarak yorumladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’i kabul ettiğinde heyette McGurk da vardı.

Bu da ABD’nin bir başka nezaketsizliği olsa gerek.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun “PYD için ABD’ye küsecek değiliz” açıklaması nereden çıktı anlaşılır gibi değil. Biz ABD’ye “PYD için küsmeyeceğiz de ne için küseceğiz?”

Bu sözün tam da Türk obüslerinin YPG’yi bombaladığı bir sırada söylenmesi ya büyük talihsizliktir ya da tıpkı ABD’lilerin yaptığı gibi ikili oynamadır. İkincisi ise mesele yok.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylediği “Türkiye-ABD ittifakının alternatifi yok” sözü hiç şüphesiz politiktir. 

Nasıl ABD yöneticileri “Biz müttefikiz” diye söylüyorlarsa Cumhurbaşkanı da aynı anlayışla “bu ittifakın alternatifi yok” diyebilir.

Bütün bu gelişmelerin arkasından geldi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ı kabulü.

O kabulün görüntüleri çok şey anlatıyor. Biden salona iki elini açarak giriyor, beklediği sıcaklığı göremeyince bu defa sarılarak Erdoğan’ı kucaklıyor.

Joe Biden’ın tavrı o görüşmenin ABD için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. 

Şunu bilmemiz gerekiyor.

Türkiye ile ABD müttefik değildir, örtülü savaş halindedir.

Türkiye-ABD ittifakının Ankara için alternatifi vardır.

Türkiye ABD’ye mahkum değildir, ABD Türkiye’ye mahkumdur.

ABD ne yaparsa yapsın PYD Fırat’ın batısına geçmeyecektir.

Ziyaret boyunca hep “Obama Erdoğan ile görüşmeyecek” havası verilmeye çalışıldı.

Neden?

ABD Türkiye ile görüşmeye mecbur olduğu için.

Bildik Amerikan taktiği ile sanki Türkiye görüşmek istiyormuş havası vermeye çalıştılar.

Öyle olsaydı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşma yaptığı Brooklyn Enstitüsü’nün önüne, Türkiye’de kullanabildikleri güçleri yığarlar mıydı?

Elinde güç olarak kalan da tescilli etki ajanı Emre Uslu ile bir kaç FETÖ’cü. 

Bir de YPG flaması taşıyan PKK.

Hepsi bu. 

Suriye’de, Irak’ta, Türkiye’de kaybeden ABD’dir.

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Diyarbakır’a gelişi bölge insanıyla Türkiye’nin kucaklaşmasıdır. Kürtlerin ABD’nin oyun alanı olmaktan çıkışıdır o buluşma.

Kürt ve Türk’ün kucaklaşmasına gölge düşürmek için patlattılar o bombayı.

ABD’nin kaybettiği yerde YPG/PKK’nın esamesi okunmaz.

Nitekim okunmadı.

Joe Biden da, Obama da Riyad-Ankara arasında daha çok mekik dokur. 

Her defasında kollarını daha çok açıp, sarılmak isterler.

Yeter ki dik durmasını bilelim; vakur olalım.

 

Celal KAZDAĞLI

 

Yazarın Önceki Yazıları
Trump sonrası Türkiye bölgede kimin yanında duruyor? 21.06.2017“Yürüyüş” Kemal Kılıçdaroğlu için bir jübile mi? 19.06.2017Karşı karşıya gelen değil; yan yana duran Türkiye, kazanır! 16.06.201768 Kuşağından kalan yegane devrimci; Devlet Bahçeli 14.06.20173 yıl önce bugün, DEAŞ’ın işgal ettiği Musul’dan geriye ne kaldı 12.06.2017ABD’ye ilk darbeyi İran, ikincisini Katar Emir’i vurdu 09.06.2017ABD’nin hedefi: İslam Dünyası’nı bölmek! 07.06.2017Yine de Oyunu bozacak tek ülke Türkiye 05.06.2017İnsanın aklını kemiren o korkunç şüphe 02.06.2017AK Parti MHP konusunda bir tercihe mi zorlanıyor 31.05.2017Silahı var, petrolü var, dayısı var... Devlet olmak için eksiği ne? 29.05.2017Türkiye-AB “İlişkiye” bir şans daha veriyor... 26.05.2017Tartışılan konu: FETÖ’nün siyasi ayağı! 24.05.2017Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
 // Mustafa Aslan
Doğru söylemişsin ancak müminler kardeştir keşke Allahın emirlerince hareket edebilsek o zaman düşman gelir dize elbet....
06 Nisan 2016 18:48
 // uğur
Celal abi sizi sürekli takip edemiyorum ama Türkiye dediğin mason un kurduğu ve yıllardan beri yönettiği bir devlet. Bizim polisinin askerimizi öldürenler i destekçisi ni öldürecek gizli bir teşkilat bile yok. Kısacası bizim gücümüz yok be abi....
01 Nisan 2016 22:28