YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
İyi Niyetli Olabilirler mi?
16 Temmuz 2013 14:31

“Şehit cenazeleri gelmiyormuş ama PKK’nın daha büyük bir tehdit haline gelmeye yöneldiğini gözden kaçırmamak gerekirmiş.”

Ne yapıyormuş “daha büyük tehdit haline gelen PKK?”

Ona da cevapları hazır.

“PKK adam öldürmüyormuş ama totaliter yapılanmasını güçlendirerek bölgede bir hakimiyet kurmaya çalışıyormuş.”

Bu çok daha tehditkar bir stratejiymiş.

PKK 30 yıldır adam öldürürken bu kadar endişe dile getirmeyen bu beyler, şimdi ne oldu da birdenbire derin kaygıları dile getirmeye başladılar.

Şimdi söyleyin.

30 yıldır terör uygulayan PKK mı Türkiye’yi bölüyordu, yoksa totaliter yapılanmaya giden PKK mı ülkeyi bölüyor?

Söyleyin hangisi daha tehlikeli?

Silahı bırakmış, silahlı yöntemden vazgeçmiş bir örgüt, bir siyasi parti Türkiye’de yasal mevzuata tabi olmuş demektir.

O yasal mevzuatın ihlali halinde nasıl bir yol izleneceği bellidir.

Yasalar çerçevesinde çalışan bir örgüt nasıl olur da bir terör örgütünden, silahlı bir yapıdan daha tehlikeli olabilir.

Bu “acaba”lar, endişeler nereden kaynaklanıyor?

Türkiye’nin çözüm sürecine yöneldiği açıktır.

Bu talep halk tarafından desteklenmektedir.

Devlet ve PKK halk tarafından desteklenen bu talep karşısında paradigmalarını değiştirmiştir.

O değişen anlayışa göre bir yol izlemektedirler.

Devlet eskiden çok parçalıydı.

Bürokrasi, asker, istihbarat, siyasetçi ayrı tellerden çalıyordu.

Bugünün dünden farkı Devlet’in tekleşmesidir.

Türkiye’de Devlet denince artık, siyaseti, bürokrasisi, askeri ve istihbaratı kendi içinde uyumlu çalışan tek bir yapı anlaşılıyor.

Bu tekli Devlet yapısı 30 yıllık anlayışın tersine PKK ile sorunu çözmek için adım attı ve o yolda kararlı şekilde ilerliyor.

Devlet değişti de PKK değişmedi mi?

Karşımızda eski PKK yok.

Eski PKK başkaları adına vesayet savaşı veriyordu.

Bu milletin değil başkalarının türküsünü söylüyordu.

Şimdi PKK da değişiyor.

Evet orada hala direnen bir grup var. Türkiye’de Devlet içinde direnen bir grup olduğu gibi.

Çözüm süreci başladığında Kandil biraz ayak sürüdü. İşin zorluğu üzerinde durdu.

Onun derdi sürecin tamamlanmasından sonra bölgeyi nasıl yöneteceği sorusuna cevap aramaktı.

O sorunun cevabını bilmediği için işi yavaştan alıyordu.

Silahlı bir örgütten, silahsız Türkiye’nin kanunlarına uyan yeni bir örgüt çıkarmak öyle sanıldığı kadar kolay bir iş değil.

İşin pratik kısmı ile uğraşan ve bu nedenle yavaş davrananlar dışında bir grup daha var ki, onlar sürecin karşısında yer alıyorlar.

Çözüm sürecine tümden karşılar.

Hala birileri adına vesayet savaşı sürdürmek istiyorlar.

KCK son kongresi ile bu unsurları kendi içinden elimine etmenin yollarını aradı. Buna uygun yeni bir yapılanmaya gitti.

Dün PKK’nın başkalarının davulunu çaldığını görmezden gelen, o zaman ve o durumdan endişe duymayanlar, bugün PKK’nın Öcalan’ın kontrolünde tek bir PKK’ya dönüşmesine neden itiraz ederler?

Hala değişimi İran-Suriye ittifakı diye okumak sadece endişeden mi kaynaklanıyor sizce?

PKK’nın vesayetten çıkması endişe vermez.

Hele hele silah bırakması yeni korkuların kaynağı olamaz.

Endişe duyanlar çözümü hedef almak yerine çözümü bertaraf etmek isteyenleri deşifre etseler onların iyi niyetli olduklarına iman edeceğiz.

Aksi halde “acaba”larını yine dikkate alacağız ama niyetlerinin halis olmadığını düşüneceğiz.

 

Celal KAZDAĞLI

16 Temmuz 2013

Yazarın Önceki Yazıları
Kapanan camiler kurulan ABD üsleri 21.08.2017Dengeleri değiştiren Ankara ziyareti 18.08.2017Enternasyonal bir dayanışma değil Hibrit savaşı 16.08.201716. Yılında AK Parti: Yoluna devam ediyor 14.08.2017Türk milletinin sınıra çekilen duvarla imtihanı 11.08.2017Darbenin yargılandığı mahkeme salonu 09.08.2017“Afiyet olsun” diyen genç kızın gözündeki o parıltı​ 07.08.201722 dakika 40 saniye... 02.08.2017Darbe gecesinin merak edilen tek konusu o mu? 31.07.2017Trump sonrası Türkiye bölgede kimin yanında duruyor? 21.06.2017“Yürüyüş” Kemal Kılıçdaroğlu için bir jübile mi? 19.06.2017Karşı karşıya gelen değil; yan yana duran Türkiye, kazanır! 16.06.201768 Kuşağından kalan yegane devrimci; Devlet Bahçeli 14.06.20173 yıl önce bugün, DEAŞ’ın işgal ettiği Musul’dan geriye ne kaldı 12.06.2017ABD’ye ilk darbeyi İran, ikincisini Katar Emir’i vurdu 09.06.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
02:32
 // NİYET HAYIR İSE AKİBET DE HAYIR OLUR
Ama malesef niyetleri hayır olmadığı için, çözüm sürecine de hayır! diyorlar. E, niyet hayır olmayınca, akibetleri de hayır olmayacak. Şeytan insanı, hep iyiliklerle aldatır. Hz Adem atamızı, ağlayarak, yeminler içerek, ''ben sizin iyiliğiniz için söylüyorum'' diyerek kandırıp, Cennetten sürgün edilmesine sebep olmadı mı? Günümüz şeytanın uşakları, vesayetçi, ırkçı, ve dahi milliyetçi, kandan rant elde eden, islam kardeşliği düşmanları, eski cumhuriyet kalıntılarıdır. Bağımsız Türkiye bugün 11 yaşında! Kıyamete kadar da Allah daim etsin. Vesselam....
19 Temmuz 2013 02:32