YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
İstanbul Sermayesi: Yol Ayrımında
19 Eylül 2014 07:28

“12 yıl önce Türkiye’de kimin sözü geçerdi” diye sorduğunuzda alacağınız cevap hiç şüphesiz TUSİAD olacaktı.

TUSİAD denince akla İstanbul Sermayesi geliyor. Eski rejim, kurulu nizam ya da statüko dediğiniz zaman insanlar bunu TUSİAD olarak anlıyor.

TUSİAD ve Recep Tayyip Erdoğan her dönem karşı saflarda yer aldılar.

Her ikisi de birbirini sert cümlelerle eleştirmekten çekinmedi.

Türkiye’nin siyasal rejimi 12 yıl bu gerilim üzerine geçti.

Çoğu zaman CHP, TUSİAD muhalefetinin gölgesinde kaldı. AK Parti karşısında, muhalefet olarak, CHP’yi değil TUSİAD’ı buldu.

TUSİAD, Cumhuriyet sonrası devam eden siyasal yapının, özellikle NATO sonrası oluşan zihniyet ve yönetim biçiminin değişmesine çok direndi.

Türkiye’de sistemi değiştirmek için yola çıkan siyasal iktidara karşı dış dünyanın bütün dinamikleri ve odakları ile iş tuttu. İçerde elinde ne kaldı ise var gücüyle harekete geçirdi.

İlk kırılma 1 Mart 2003’te Meclis’te oylanan tezkere ile yaşandı. TBMM her türlü baskıya rağmen ABD askerinin Türk topraklarını kullanarak Irak’a girmesine izin vermedi.

İkinci kırılma Ergenekon davaları oldu. Devleti sermaye adına yöneten gizli yapılanma yargının önüne çıkarıldı. Ordu kendine hükmeden vesayetten hızla uzaklaştı, sivil iradenin yanında yer aldı.

Eşi başörtülü birinin cumhurbaşkanı seçilmesi bir başka dönüm noktasıydı.

Kozmik odaya girilmesi ise eski yapının kirli çamaşırlarının ortaya dökülmesiydi. Sermaye en esaslı tokadı o zaman yedi.

Anayasa referandumu eskinin devam edemeyeceğinin ilanıydı.

İstanbul sermayesinin buna iki cevabı oldu. İlki CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın kaset operasyonu ile gönderilerek yerine Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirilmesiydi.

İkincisi Ergenekon’un boşalttığı devlet birimlerine Paralel Yapı’nın yerleştirilmesiydi.

MİT’e operasyon, Gezi, 17 ve 25 Aralık darbe girişimleri Mossad, CIA’nin karargah desteği ile Paralel Yapı tarafından yürütüldü.

Siyasetin ve Devletin buna cevabı çözüm süreci ve Irak Kürdistanı ile yaptığı enerji anlaşması oldu.

Siyaset, Meclis, Ordu ve MİT’ten sonra Kürtler de eski rejimin kontrolünden kurtarıldı.

Milletin verdiği destek ile İstanbul Sermayesi’nin, eski rejimin kullanabileceği her türlü yapı yenilgiye uğratıldı.

Cumhurbaşkanlığı seçimi işin dönüm noktası oldu.

Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı, Davutoğlu’nun Başbakanlığı ile Yeni Türkiye’nin inşa dönemi başladı.

TUSİAD ve İstanbul Sermayesi bir yol ayrımına geldi.

Yeni Türkiye’nin inşasında rol mü alacaklar, yoksa ABD, MOSSAD gibi unsurların var ettiği IŞİD üzerinden son bir denemeye mi kalkışacaklar?

TUSİAD Başkanı Haluk Dinçer İstanbul Sermayesi’nin huzurunda Recep Tayyip Erdoğan’ın gözlerinin içine bakarak “ Sayın Cumhurbaşkanım kutuplaşmanın önüne geçin” çağrısı yaptı.

Erdoğan lafı hiç kıvırmadı. “Bırakın kutuplaşma masalını gelin Yeni Türkiye’ye katkı verin” dedi.

Bu, “Yol Ayrımı”nda olan İstanbul Sermayesine uzatılan eldir.

Erdoğan Yeni Türkiye’nin aldığı Tampon Bölge kararını anlatmak için BM’ye gidiyor.

Erdoğan New York temasları sırasında arkasında sıkılı yumruk görmek istemiyor.

 

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
Trump sonrası Türkiye bölgede kimin yanında duruyor? 21.06.2017“Yürüyüş” Kemal Kılıçdaroğlu için bir jübile mi? 19.06.2017Karşı karşıya gelen değil; yan yana duran Türkiye, kazanır! 16.06.201768 Kuşağından kalan yegane devrimci; Devlet Bahçeli 14.06.20173 yıl önce bugün, DEAŞ’ın işgal ettiği Musul’dan geriye ne kaldı 12.06.2017ABD’ye ilk darbeyi İran, ikincisini Katar Emir’i vurdu 09.06.2017ABD’nin hedefi: İslam Dünyası’nı bölmek! 07.06.2017Yine de Oyunu bozacak tek ülke Türkiye 05.06.2017İnsanın aklını kemiren o korkunç şüphe 02.06.2017AK Parti MHP konusunda bir tercihe mi zorlanıyor 31.05.2017Silahı var, petrolü var, dayısı var... Devlet olmak için eksiği ne? 29.05.2017Türkiye-AB “İlişkiye” bir şans daha veriyor... 26.05.2017Tartışılan konu: FETÖ’nün siyasi ayağı! 24.05.2017Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.