YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
İsrail yerine Gazze... YPG yerine SGD...
22 Haziran 2016 13:54

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlık ettiği Bakanlar Kurulu’na davet ettiği Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’dan son bilgileri aldı.

Orgeneral Akar Hükümet’e 24 Temmuz 2015’ten bu yana, 11 ayda, 7 bin 740 teröristin etkisiz hale getirildiği bilgisini verdi. 

Gerçekten 11 ayda TSK, PKK’yı bozguna uğrattı. ABD ve İsrail’in desteklediği PKK’nın Türkiye’de kalkıştığı “iç işgal” girişimini boşa çıkarttı.

Bu büyük başarının elde edildiği 11 ay boyunca Türk dış politikasının ikili bir yol izlediği bugün daha net gözüküyor.

Temmuz 2015 Türk dış politikasının yeni ve farklı bir arayışa girdiği tarih olarak karşımıza çıkıyor.

İsrail ile Türkiye arasında kamuoyundan gizlenen teknik düzeyli görüşmelerin o tarihlerde başladığı anlaşılıyor. Görüşmeler teknik de olsa, diplomatlar tarafından da yürütülse bu girişimlerin siyasi iradeden habersiz yapılma imkanı olmadığını görmemiz gerekiyor.

Siyasi iradenin izniyle Ankara, Tel Aviv’le 7 Haziran seçimlerinden sonra, Temmuz 2015 gibi, sistematik görüşmeye başlıyor.

O görüşmeler bugün karşımıza “Gazze anlaşması” olarak çıkıyor.

Temmuz 2015’in en radikal kırılması İncirlik Üssü’nün ABD ve Koalisyon Güçleri’ne açılması oldu. O gün “IŞİD’le mücadeleye katkı” olarak sunulan bu karardan sonra Türkiye düzenli olarak Suriye’de kaybetmeye başladı.

Temmuz 2015 İncirlik Üssü’nün ABD’ye açılmasıyla birlikte PKK hendek siyaseti dediği şehir savaşına döndü. Çözüm süreci resmen bitti.

Suruç katliamı, Ankara Gar bombalaması gibi saldırılar arka arkaya geldi. PKK’nın iç işgal girişimi olarak nitelediğimiz bu isyanını Türk Silahlı Kuvvetleri bastırdı.

Ancak aynı dönem Suriye’de PYD silahlandırıldı, militanları eğitildi, yabancı savaşçılar PYD içine yerleştirildi. 

Muhalefetin ilerlediği, sonuca yaklaştığı sırada ABD’nin izniyle Rusya Suriye’ye girdi. Hava desteğini Esad’a verdi. IŞİD dışında Türkmenlere, muhaliflere, ÖSO’ya saldırdı. PYD’ye silah yardımı yaptı.

PYD’nin Moskova’da ofis açmasına izin verdi.

Türkiye kapalı kapılar ardında İsrail ile teknik görüşmeleri yaparken, öbür yanıyla İslam Ordusu’nun kuruluşuna destek verdi. İslam Ülkeleri arasında dayanışmayı arttırdı. Muhalefetin desteklenmesi konusunda Suudi Arabistan ve Katar ile birlikte hareket etti. 

14 Aralık 2015’de Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı El Cubeyr “İslam Ordusu’nun kurulduğunu” ilan etti. Türkiye içinde olduğunu açıkladı.

İşte o tarihle birlikte, Türkiye’nin İsrail ile anlaşmak üzere olduğu haberleri sanki bir el tarafından yönetilircesine medyada belirli aralıklar ve özel hazırlanmış içeriklerle yer almaya başladı.

Giderek Türkiye’nin İsrail ile anlaşmaya mecbur olduğu tezi işlendi. Havuç olarak enerji ortaya atıldı. Rusya ile Türkiye’nin ilişkileri bozulunca “Rus gazı yerine İsrail gazı” denilmeye başlandı.

Bu arada İsrail ile Rusya’nın yakınlaştığı gözlerden kaçırıldı.

İslam Ordusu’nun barış gücü olarak Suriye’de IŞİD’e karşı görevlendirilmesinin dillendirildiği, Türkiye’nin 100 yıl sonra Körfez’e askeri güç olarak geri döndüğü, Katar’da askeri üs açtığı dönemde birden Ankara’nın izlediği dış politikanın yanlışlığı konuşulmaya başlandı. Bazı çevreler Türkiye’nin Suriye’de yanlış yaptığı tezini işlemeye başladı.

Hükümet değişikliğini fırsat bilip, dış politikada yeni bir anlayışa doğru gidildiğinin işaretleri veriliyor.

ABD Suriye’de PKK’nın Suriye kolu YPG ile ittifakını ilan etti. YPG’nin adını Suriye Demokratik Güçleri olarak değiştirdi. 

ABD ve İsrail Suriye’de bir PKK koridoru açmak üzere. Türkiye’nin içerde yendiği PKK’yı Suriye ve Irak’ta bir oyuncu olarak Ankara’nın karşısına çıkardılar.

Şimdilerde Ankara İsrail ile anlaşmaya imza atmak üzere deniyor. 

Bu arada PYD Fransa, Almanya, Çek Cumhuriyeti, İsveç’te ofis açıp, AB Koridorlarına amblemini asarken İsrail de NATO’da açtığı ofiste çalışmaya başladı. 

Bakanlardan bazıları Türkiye’nin bir Avrupa gücü olduğunu yeni politikanın tezahürü olarak ifade ediyorlar.

İsrail yerine Gazze, YPG yerine SGD diyerek Türkiye “Ortadoğu bataklığından” çıkabilir mi?

Kuşatma altındaki Gazze’nin açığına yapılan ada Filistin’in umudu olur mu? Gazze’de sorunu çözemeyenler İsrail’in denetiminde kurulacak Ada ile nasıl olacak da bütün dertlerinden kurtulacak?

Alman Parlamentosu’nun soykırım kararının mürekkebi kurumadan Ortadoğu’da düzen kurmaya soyunan Türkiye’yi Avrupa kendisinden bir parça sayar mı? Yoksa kendi bataklığında boğmaya mı kalkar?

Ne yani, Türkiye 7 ayda PKK’yı yenmiş olmanın keyfini süremeyecek mi?

 

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
Trump sonrası Türkiye bölgede kimin yanında duruyor? 21.06.2017“Yürüyüş” Kemal Kılıçdaroğlu için bir jübile mi? 19.06.2017Karşı karşıya gelen değil; yan yana duran Türkiye, kazanır! 16.06.201768 Kuşağından kalan yegane devrimci; Devlet Bahçeli 14.06.20173 yıl önce bugün, DEAŞ’ın işgal ettiği Musul’dan geriye ne kaldı 12.06.2017ABD’ye ilk darbeyi İran, ikincisini Katar Emir’i vurdu 09.06.2017ABD’nin hedefi: İslam Dünyası’nı bölmek! 07.06.2017Yine de Oyunu bozacak tek ülke Türkiye 05.06.2017İnsanın aklını kemiren o korkunç şüphe 02.06.2017AK Parti MHP konusunda bir tercihe mi zorlanıyor 31.05.2017Silahı var, petrolü var, dayısı var... Devlet olmak için eksiği ne? 29.05.2017Türkiye-AB “İlişkiye” bir şans daha veriyor... 26.05.2017Tartışılan konu: FETÖ’nün siyasi ayağı! 24.05.2017Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
israil
 // mehmet türk
Kazdağlının yazısı çok güzel..televizyonda da iyi konuşuyor..dün israil olayını konuşmadan es geçtiler..fahrettin damga olayı konuşturmadı...biz bu israil şeytanı ile anlaşmadan çok rahatsızız..olayın iç yüzü nedir.??..güvendiğimiz dağlara karlar mı yağıyor???...bu şekilde nasıl islam dünyasına lider olacağız????....başkanlık sistemine insanları nasıl ikna edeceğiz????bunun ikna edici yanıtlarını bekliyoruz...bu akşam kanal a da konuşabilirsiniz...dünkü gibi es geçmeden...vesselam...
...
23 Haziran 2016 Perşembe 10:57
DIŞ POLITIKA
 // Meryem Balaban
Kaleminize yüreğinize sağlık Celal bey.Bu konuda sizde bizi aydınlatmasaniz muhafazakâr medya diye geçinen rüzgara göre şekil alan gazetecilerin yazıları na ve söylemlerine göre şekilleneceğiz.Allah yolunuzu açık etsin Selam ve dua ile...
22 Haziran 2016 Çarşamba 14:42