YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
İlk Tanışmada Ona Ne Önermiştim
08 Mart 2015 10:10

 Seçimler yeni yapılmış milletvekilleri Parlamento’daki odalarına henüz oturmuşlardı.

91 yılının son ayıydı.

Ben Parlamento muhabiriydim. Hürriyet grubunun çıkardığı haftalık Tempo dergisinde çalışıyor; vaktimin büyük çoğunluğunu Parlamento’da geçiriyordum.

Fehmi Koru o sıra Zaman gazetesinde yazıyordu. Benden rica etti...

Beni Zaman gazetesine haber müdürü olarak alan kişi Fehmi Koru’ydu. Daha dört ay geçmeden Fehmi Koru gazeteden ayrılmış ben Zaman’ın yazı işleri müdürü olmuştum. Fehmi Koru Genel Yayın Yönetmeni olarak ayrıldığı gazeteye 10 gün sonra 1987’nin Nisan ayında bu defa yazar olarak dönmüştü.

O bana 3 ay genel yayın yönetmenliği yapmış ben ise Ona 8 ay yazı işleri müdürlüğü yapmıştım.

Gazetenin İstanbul’a taşınmasından sonra 10 ay kadar Fehmi Koru yazar ben Zaman Gazetesi’nin Ankara temsilcisi olarak birlikte çalışmıştık.

Böyle bir ilişkimiz vardı Fehmi Koru ile.

Mesut Yılmaz ANAP Genel Başkanı ve Başbakan olunca partinin tek başına sahibi olmak için erken seçim kararı aldı. Açıktan Turgut Özal’a karşı çıkamadığı için hedefine “partiyi tarikatlardan kurtarma”yı koydu. Muhafazakarlara savaş açtı.

O hava Refah Partisi’ne yaradı.

Refah Partisi MÇP ve IDP ile ittifaka gitti. Alpaslan Türkeş ve Aykut Edibali Necmettin Erbakan’ın liderliğinde seçime girdi.

Abdullah Gül o yıl Kayseri Milletvekili olarak Refah Partisi’nden Meclis’e geldi.

Fehmi Koru’nun ricası Abdullah Gül içindi. 1983 yılından 1991’e kadar 8 yıl, Cidde’de İslam Kalkınma Bankası’nda ekonomist olarak çalışmıştı. Abdullah Gül milletvekili seçildiğinde Türkiye’ye, siyasete uzaktı.

Parlamento Muhabiri olarak benden Meclis’te Abdullah Gül’e yardımcı olmamı istiyordu Fehmi Koru.

 Abdullah Gül ile beni Meclis’in daha ilk günlerinde Fehmi Koru tanıştırdı.

Tanıdığımda Abdullah Gül bende gerçekten Türkiye’nin ve siyasetin dışında biri izlenimi verdi.

Gül’e bir muhalefet milletvekili olarak iki şey önerdim. İktisat doçentiydi, İslam Kalkınma Bankası’nda ekonomistti. Plan ve Bütçe Komisyonu’na girmesini söyledim.

Adnan Menderes de Devlet Su İşleri Müdürü olarak atadığı, ABD’den dönen Süleyman Demirel’e “Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Bütçe tartışmalarını izle” demişti. Demirel bir ay boyunca komisyonu izlemiş ve çok şey öğrenmişti.

Ben de tam da o nedenle Abdullah Gül’e Plan ve Bütçe Komisyonu’nu önerdim.

“Ama bu yetmez” dedim. “Günlük işlerde, gelen taleplerde tıkanmamak, en önemlisi de dış dünyayı tanımak için mutlaka bir dış komisyonda görev al.”

Abdullah Gül zeki birisiydi. İngiltere ve Suudi Arabistan deneyimi vardı. Ne demek istediğimi hemen anladı.

Hem Plan ve Bütçe’de hem de Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde görev aldı.

Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Abdullah Gül’e önem verir ve desteklerdi. Gül’ün yurt dışı ziyaretlerinde muhataplarına Cumhurbaşkanı sıfatıyla Abdullah Gül’ü “takdim eden” yazıları bizzat yazardı.

Ben o yazılardan bir ikisini Tempo dergisinde haber yaptığımı hatırlıyorum.

Onunla yetinmeyip Abdullah Gül’ün TRT’de Reha Muhtar ile yaptığımız programlara özellikle dış konularda tartışmacı olarak katılmasını sağladım.

Abdullah Gül kendi çizgisinde hızlı ilerledi. AK Parti’nin kurucusuydu. İlk Başbakanı ve ilk Cumhurbaşkanı oldu. Arada Dışişleri Bakanlığı yaptı.

Şimdi ismi yeniden milletvekilliği için geçiyor.

Artık bana ihtiyacı olmadığını biliyorum. Kararını kendi verecektir.

Benim gönlüm Abdullah Gül’ün Ankara’nın dar siyaset koridorlarında yeniden nöbet tutmasından yana değil.

Ben Gül için yine “dış dünya” derim. Artık Türkiye’nin meselelerini öğrenmesi için Plan ve Bütçe Komisyonu’na ihtiyacı yok.

Türkiye’yi kültür coğrafyamıza ve dünyaya anlatmak için Abdullah Gül’e ihtiyaç var.

İleriye atılan, bölge liderliğine oynayan bir Türkiye için Abdullah Gül’ün milletvekili olması içe kapanıştır.

Türkiye’nin ihtiyacı içe kapanmak değil dışa açılmaktır.

 

          

 

        

Yazarın Önceki Yazıları
Kerkük sonrası ABD, PKK/YPG bayrağını Rakka’ya neden astı? 19.10.2017Kerkük: Çoban bizim, koyun bizim, kurt bizim... 16.10.2017Kimmiş bu ABD ile Türkiye’nin ortak düşmanı? 13.10.2017Gürültüsü bir gün bile sürmeyen vize yasağı! 11.10.2017Vaktidir... İncirlik ABD’ye kapatılmalıdır! 09.10.2017AK PARTİ: Yanlış giden şeyler mi var? 06.10.2017Kemal Kılıçdaroğlu o adımı atar mı? 04.10.2017ABD Suriye ve Irak’ta Barzani ve PKK ile kazanır mı? 29.09.2017Barzani, “Ankara-Bağdat-Tahran gürler ama Erbil’e yağmaz” diyor! 27.09.2017ABD “Şah” dedi; Türkiye, Irak, İran “Mat” yapabilir 25.09.2017Sorun Barzani mi; ABD ve kara gücü PKK mı? 22.09.2017Erdoğan masaya ilk kez bu kadar güçlü oturuyor 20.09.2017PKK ABD’nin esas oğlanıyken çözümü Washington’da aramak 18.09.2017Yanı başımızda yeni harita çizmeye kalkan adam: Brett McGurk 15.09.2017Erbil’den Akdeniz’e PKK-Barzani Devleti 13.09.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.