YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
İki Adam İlker Başbuğ, Aziz Yıldırım
09 Ekim 2015 10:23

Biri Türk Ordusu’nun Genelkurmay Başkanı. Diğeri Fenerbahçe Kulübü’nün Başkanı.

Her ikisi bugün yakın tarihimizi değiştiren iki isim olarak karşımızda duruyor.

Fetullah Gülen çetesine karşı, Onun en güçlü olduğu dönemde en esaslı mücadeleyi bu iki isim verdi. 

O iki ismin mücadelesi olmasaydı Türk insanı Fethullah Gülen ve örgütünü bu denli anlayamaz ve Ona sırtını dönemezdi.

Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, 28 Şubat süreciyle birlikte Ordu içinde milli çizgiyi temsil eden üç-beş isimden biri. O çizginin en önde geleni “28 Şubat bin yıl sürecek” diyen eski Genelkurmay Başkanı Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu’ydu.

O açıklamanın ifade ettiği anlamı kavrayamayanlar yıllarca Kıvrıkoğlu’nu hedef tahtasına oturttu. Kıvrıkoğlu oklara hedef olma pahasına Ordu içinde Gladio düzenine verilen mücadelede ilk ciddi sonucu alan komutan oldu. 

İlker Başbuğ o çizginin insanıydı. Siyasi irade daha işin farkında değilken Paralel Yapı’ya karşı mücadeleyi kamuoyu önünde başlattı.

Genelkurmay Başkanlığı görevini alırken yaptığı konuşma doğrudan Fethullah Gülen ve örgütlenmesine yönelikti.

Kara Kuvvetleri Komutanı iken AK Parti aleyhine açılan kapatma davasında en kritik adım İlker Başbuğ’dan geldi. O desteği ile Paralel’e ilk darbe indirilmiş oldu.

İlker Başbuğ üç zor işi başardı.

Paralel Yapı’ya ve Fethullah Gülen’e karşı açıktan mücadele etti.

Ergenekon Davalarında Ordu’yu çökertme operasyonuna karşı Silahlı Kuvvetler içinde mücadelenin yasal sınırlarda yürütülmesini sağladı. Öfkeyi ve olası bir kalkışmayı önledi.

Siyasi iktidar o dönem Paralel Yapı’ya kol kanat geriyor, isteklerini yerine getiriyordu. İlker Başbuğ, hem siyasi iradeye saygı gösterdi, emir ve talimatlarını yerine getirdi hem gerçeği sabırla, delilleriyle, örnekleriyle bıkmadan usanmadan anlattı.

Aynı zamanda Silahlı Kuvvetler içinde Paralel Yapı’nın açtığı tahribatı onarma, milli unsurları hedef olmaktan kurtarma yoluna gitti. Tıpkı Kıvrıkoğlu gibi bütün şimşekleri üzerine çekti.

Bedel ödedi. Hapse girdi.

Kendisini hapse atan iradenin kim olduğunu biliyordu ve liderliğini, mücadelesini hapishaneden sürdürdü.

Yargıtay’da verdiği son ve ilk savunmasında gerçeği ortaya koydu.

Kendi deyimiyle yaptığı şey savunma değil taarruzdu.

Fethullah Gülen’in ABD’nin Neoconları adına çalıştığını, ABD Başkanı Bush’un Türk Ordusu’ndan 1

Mart 2003 tezkeresi için intikam aldığını söyledi.

Siyasi iktidarın hatalarını sıraladı.

İlker Başbuğ, TSK’da, bürokraside ve kendi kamuoyunda Fetullah Gülen’e karşı verilen mücadeleye liderlik etti ve kazandı.

Aziz Yıldırım olmasaydı, o mücadeleyi vermeseydi bugün Fethullah Gülen örgütü ne durumda olurdu?

Örgüt FB’yi ele geçirmek istedi. O taraftar kitlesi ile halkı sokağa taşıyıp devleti ele geçirme operasyonunu çok daha erkenden yapacaktı.

Aziz Yıldırım buna izin vermedi.

Hapishaneye düştü, ama oyunu geri döndürmesini bildi.

Ne FB’yi, ne taraftarın sokağa çıkmasına izin verdi.

İki isim İlker Başbuğ ve Aziz Yıldırım büyük iş başardı.

Onlara çok şey borçluyuz.

 

Yazarın Önceki Yazıları
Tartışılan konu: FETÖ’nün siyasi ayağı! 24.05.2017Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Türkiye... yeni bir yolculuğa yelken açıyor... 17.05.2017Türkiye ABD’yi neden ikna etmek durumunda olsun ki 12.05.2017Erdoğan-Trump görüşmesinin bir önemi kaldı mı? 10.05.2017CHP’nin Fikri Sağlar kararı kurultay davetiyesi gibi 08.05.2017ABD’nin “çatışmasız bölge” çalımı: PKK’ya verilen 22 tır silah 05.05.2017Üye olduğu gün o fezleke Meclis’e gönderildi 03.05.2017Erdoğan AK Parti’ye dönerken CHP’de ne oluyor? 01.05.2017Ringde dayak yiyen boksör görüntüsü 28.04.2017Yeniden sahaya çıkan Türkiye kimin oyun planını bozuyor? 26.04.2017“En birinci Reisçi benim!..” kavgası 24.04.2017CHP provokasyonun eşiğinden nasıl döndü 21.04.2017Kılıçdaroğlu’nun tek çıkışı: O karardan vazgeçmek 19.04.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.