YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
İki Adam: Biri gelirken Öteki gidiyordu
31 Aralık 2013 16:52

Cemil Bayık o iddiada bulunmasaydı olaya bu açıdan bakmayacaktım.

KCK yürütme Kurulu Başkanı Cemil Bayık “Paris’te öldürülen 3 PKK’lı kadını katledenlerin arkasında Fethullahçılar var” deyince iddia önce çok absürt geldi.

Sonra kafam başka türlü çalışmaya başladı. Türkiye’yi son 40 yılda etkilemiş iki insanın hayatına baktım.

Fethullah Gülen ve Abdullah Öcalan.

Bu iki insan ne zaman ortaya çıktı, birbirleriyle benzeyen ve ayrışan tarafları nelerdi?

Fethullah Gülen ilk gençlik yıllarında 50’lerde Komünizmle Mücadele Derneği’nde görev almış ama asıl sahneye çıkışı 1968 yılı.

O yıl İzmir’de Kestane Pazarı’nda Cami’de vaaz vererek kendinden söz ettirmeye başlıyor.

1980’lere kadar fazla bilinmiyor. Sızıntı dergisi var. 1980 darbesini desteklediğini o dergiye yazdığı yazıdan biliyoruz.

Abdullah Öcalan da tarih sahnesine 68 kuşağı ile çıkıyor.

Ankara’da DDKD diye bir dernek var. Daha çok Kürt kökenli gençlerin, Doğu illerinden gelenlerin toplandığı devrimci bir örgüt... İlk burada ortaya çıkıyor Abdullah Öcalan.

DİYARBAKIR HAPİSHANESİ

71 Muhtırası bütün sol örgütleri darmaduman edince herkes savruluyor.

Öcalan 70’li yıllarda Kürt gençleri etrafında toplayarak ayrı bir grup havasına giriyor.

Ankara Çubuk’ta PKK’yı kuruyor.

PKK diğer Kürt grupları ile çatışmayı kendine iş ediniyor. Kendi mahallesinde öne çıkmak, tek Kürt örgütü olmak istiyor.

Hedefinde Kürt örgütleri ile Bucaklar gibi Kürt aşiretleri var.

Abdullah Öcalan’ın asıl ortaya çıkışı 12 Eylül’den sonra oluyor. Ama öncesinde kendisine Bekaa Vadisi’nde bir kamp veriliyor.

Diyarbakır hapishanesi sanki PKK’ya militan yetiştirmek için çalışıyor. İnsanlara öyle işkence ediliyor ki, Kürt gençlere tek çıkışın PKK olduğu gösteriliyor.

Hapisten çıkan PKK’ya gidiyor. Yakalanma korkusu olan dağa, PKK’ya sığınıyor.

1984 Eruh baskını ile PKK silahlı terör örgütü olarak sahneye çıkıyor.

İŞARET MEDYADAN GELDİ

1968’den 80 askeri darbesine kadar İzmir’de vaaz veren Fethullah Gülen 80-86 arası aranıyor. Ama bunun “kontrollü bir arama” olduğu sonradan anlaşılıyor.

1986’da Burdur’da gözaltına alınıyor. Arama kaydı olmadığı için Fethullah Gülen serbest bırakılıyor.

Aynı yıl Çamlıca’da vaaz vererek yeniden sahneye çıkıyor.

12 Eylül yönetimi tüm siyasi partileri ve grupları çalışamaz hale getiriyor.

Faaliyetini yürüten tek grup Fethullah Gülen.

Hürriyet Temmuz ayında “İşte Fethullah” diye ilk kez manşet atıyor. Dikkatleri Gülen üzerine çekiyor.

Bir tür toplanma adresinin neresi olduğunun işaretini veriyor.

Şimdi yayın hayatında olmayan haftalık bir dergi 86 yılının Ağustos ayında “Ordudaki Fethullahçılar” haberi ile çıkıyor.

1987 yılında ise Zaman gazetesinin tamamını satın alıyor.

SİYASETİN ETKİN FİGÜRÜ

1989 yılında başlayan aydın laik cinayetlerde medya İran’ı hedef gösterdiği sırada Fethullah Gülen ilk kez 1992’de ABD’ye gidiyor.

Dünyada soğuk savaş sona erdiği sırada Abdullah Öcalan’ın PKK’sı katliamlara yöneliyor.

Fethullah Gülen ABD dönüşü siyasetin etkin bir figürü olarak sahne alıyor.

1994 Aralık ayında ilk kez Başbakan Tansu Çiller ile görüşüyor. Ardından Hüsamettin Cindoruk ile buluşuyor.

1995 yılında ise bir iftar yemeğinde İstanbul’un Beyaz Türkleri ile bir araya geliyor.

28 Şubat sürecinde Gülen hep sahnede yer alıyor. Verdiği demeçler ile Erbakan Hükümeti’nin istifasını destekliyor.

19 Şubat 1999 günü Abdullah Öcalan Türkiye’ye teslim ediliyor. Tam bir ay sonra...

29 Mart 1999 günü Fethullah Gülen ABD’ye gidip yerleşiyor.

Bugün tablo şöyle görünüyor.

Abdullah Öcalan son bir yıldır çözüm süreci için uğraşıyor. Silahlar sussun diyor. Kürtler ve Türkler birlikte Türkiye’yi yeniden kursunlar istiyor.

Fethullah Gülen çıkıp, Başbakan Erdoğan için “Beddua” ediyor.

 

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
Kerkük’e Barzani bayrağı asılıyor, Ankara referandumu bekliyor 29.03.2017Ankara’ya Rağmen ABD’nin Dayattığı PYD Planı 27.03.2017Pentagon ve CIA’ye verilen sınırsız operasyon izni 24.03.2017Terör koridorunu açamayanlar 100 binlik ordu kuruyor! 22.03.2017ABD durmuyor... Cami bombalıyor, YPG’ye helikopter veriyor 20.03.2017İki fotoğraf: Masada üç Komutan... Arabada bir Bakan 17.03.2017Türkiye elindeki “etkili silahı” ne zaman kullanmalı? 15.03.2017Osmanlı; Doğu’da kazanmadan Batı’da sefere çıkmazdı 13.03.2017Barzani ve Rojava Peşmergesinin önü açılıyor 10.03.2017Almanya ABD’nin yerine ne zaman Ankara’ya düşman oldu? 08.03.2017Erdoğan’ın Almanya tepkisine Bahçeli’den gelen destek 06.03.2017ABD askeri PKK/YPG için ölür zannedenler! 03.03.2017Menbiç’te “Hendek Kazan” 500 ABD Askeri 01.03.2017Mehmetçik El Bab’a girdi ABD her yere silah yığdı 27.02.2017AK Parti’nin “evet” sloganı “Geleceğe cüret et” 24.02.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
Habil ve Kabil
 // A.S.
Ülkemin siyasetine yön veren her zaman medya olmuştur ki bu sektörde herkesin bi fiyatı vardır. Bir tarafda gerçekler bir tarafda çarpıtmalar iftiralar. 12 Eylül 28 Şubat v.s. bu dönemlerden cemaat olarak bi tek Gülen gelmedi. Pek çok tarikat elhamdülillah geldi.Bu yol Allaha giden yoldur gönlü olan anlar. Bebek katilini onlarca yuvaya ateş düşüren fitnenin başını masum göstermek sadec vicdanları kanatır veş ehit ailelerine ve bu millete karşı yapılmış hakarettir.Kimimiz Habildn kimmz Kabilden ...
10 Ocak 2014 Cuma 23:38
23:29
 // A.K. DENIZLI
“28 Şubat, Türkiye’de
demokrasinin yerleşmesini de hızlandırdı.” cımbızlaması ile her türlü yere çekebilirsiniz konuyu..biraz daha sabırla beklememiz gerekir Insanlari yargılamak için..Şuan bu yazınızdan cımbızlama cümle ile sizi kötü göstermek isteyen Insanlar olsa kötü olurdu. Ben Sizin her hafta yazılarınızı takip etmeye çalışan seven biriyim .BENI yanlış anlamayın.Saygılarımla.....
02 Ocak 2014 23:29
13:06
 // MÜTHİŞ TESPİT
Mükemmel bir nokta atışı. Bu tesbitler, altın değerinde. Demek ki, neymiş, masa başında oturma ile yazar olunmuyormuş. Araştırmacı yazar olunca, böyle güzel ve sağlam bir tesbit ortaya çıkıyor. Bir mübahele de ben yapayım; Ey Gülen, eğer sen CİA ajanı isen, Allah seni rezil etsin, zelil etsin, perişan etsin. Yok eğer biz CİA ajanı isek, Allah bizi, zelil, perişan ve rezil etsin. Amin....
01 Ocak 2014 13:06