YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Hedef Doğru; Peki yöntem?
30 Ocak 2015 13:14

1982 Anayasası hazırlandığında yeni yetme bir gazeteciydim. Yankı dergisinde çalışıyor ve süreci yakından takip ediyordum.

Anayasa Komisyonu’nun Başkanı Prof. Dr. Orhan Aldıkaçtı idi. Bazen dergiyi ziyaret eder, çoğu zaman biz kendisine giderdik.

Daha o zaman Başkanlık sistemini benimsemiştim. Henüz öğrenciydim. SBF Basın Yayın’da Anayasa dersini Mümtaz Soysal’dan almıştım. Darbeyi gerçekleştiren Kenan Evren’in danışmanı Prof. Dr. Bülent Daver dersimize gelirdi. Ceza Hukukunu Feyyaz Gölcüklü’den aldım.

Darbe döneminde yeni bir anayasa yazılıyordu. Ben de süreci yakından izliyordum.

Genel hava Parlamenter sistemden yanaydı. Başkanlık sistemini kamuoyu önünde savunan yok gibiydi. Benim gönlümden Başkanlık sistemi geçiyor, o dönemin kıt kaynakları üzerinden bilgi edinmeye çalışıyordum.

1982’de yazılı Anayasa metnini ilk alan gazetecilerden biriyim. Zaten beklemiyordum, yine de “bir umut” diye hızla metne baktığımı hatırlıyorum.

Turgut Özal Başkanlık sistemini önerdiğinde heyecanla destek vermiştim. O dönem çalıştığım Tempo dergisinde 1982 Anayasası’nın Cumhurbaşkanına verdiği yetkilerin Fransa anayasasının Cumhurbaşkanı’na verdiği yetkilerden az olmadığına dair bir analiz haber yaptığımı hatırlıyorum.

Mehmet Altınsoy Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan sonra Cumhurbaşkanı seçilen Turgut Özal’a fahri danışmanlık yapıyordu. Her Perşembe akşamı Köşk’e çıkar sabaha doğru ayrılır, ertesi gün Cuma’yı Özal ile birlikte kılardı. Ben de her Cuma sonrası Altınsoy’un yanına gider 3-4 saat siyaset arkadaşları ile yaptığı sohbeti dinlerdim.

Sorduğum zaman cevap vermediğini bildiğim için sesimi çıkarmadan dinlerdim. Köşk’ün havasını, siyasetin hedefini o sustuğum, sadece dinlediğim sohbetlerde öğrenirdim.

82 Anayasası’nın Cumhurbaşkanı’na verdiği yetkilerin çok olduğuna dair analiz haberimi o sohbet sonrası kaleme almıştım. Altınsoy iki anayasa üzerinde çalışarak bana kritik katkılarda bulunmuştu.

O dönem o yazım çok tartışılmış, muhafazakar kitlenin başkanlık sistemini benimsemesine katkısı olmuştu.

Başkanlık sistemi şimdi yeniden gündeme geliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan zaten uzun süredir bu fikri savunuyor.

Türkiye için Başkanlık sistemini doğru görüyorum. Türkiye sadeleşmiş bir anayasa ile başkanlık modelini hayata geçirmelidir.

AK Parti son 3 dönem bu şansı kullanmadı. Zamanı değildi, gücü sınırlıydı; toplum fikri yeterince tartışmamıştı.

Artık bunun zamanı geldi.

Türkiye Başkanlık modelini doğru ele alırsa bu sefer bunu başarabilir.

Burada kritik görev Başbakan Ahmet Davutoğlu’na düşüyor. Esasen anayasayı değiştirecek olan merci Meclis. O yüzden Meclis’e dayanan bir hükümetin bu tartışmayı yürütmesi gerekir.

Görev Davutoğlu’nundur. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve herkes Başkanlık kampanyasını Başbakan Davutoğlu’nun ele alması için zemini oluşturmalıdır.

Meclis’in devreye girmediği, Davutoğlu’nun liderlik etmediği tartışma korkarım başarısızlıkla sonuçlanır.

Erdoğan engin tecrübesi ile kampanyaya kritik destek verebilir, ama bizzat kampanyanın yürütücüsü ve lideri olamaz; olmamalıdır.

Hani bir söz vardır "Vusülsüzlüğümüz, usulsüzlüğümüzdendir" diye.

Netice almayı bu defa çalışma tarzından kaynaklanan hatalara kurban etmeyelim.

Türkiye’nin Erdoğan ve Davutoğlu’na ihtiyacı var.

 

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
“FETÖ tu kaka” deyip ümidini Trump’a bağlayanlar! 20.01.2017İslam Ordusu’na ilk davet Irak’tan geldi 18.01.2017Altı ay sonra masaya davet edilen ABD 16.01.2017Ya referandum ya seçim! Neden üçüncü yol değil? 13.01.2017Hiç olmazsa Filistin’e bir Büyükelçi atayalım 11.01.2017Meğer Ortadoğu’yu “bataklık” yapan ABD imiş 09.01.2017Büyükelçiliğin koyduğu o fotoğraf savaş ilanı mı? 06.01.2017ABD Reina’da neden imza bıraktı? 04.01.2017Suriye’de ateşkes, Reina’da katliam, Obama’dan gelen ses 02.01.2017Şimdi Erdoğan suçluyor: “DEAŞ’ı siz destekliyorsunuz!” 28.12.2016Millet Türkiye’nin kiminle savaştığını yeni anlıyor 26.12.2016Bu millet El Bab Şehitleri’ni unutmayacak 23.12.2016Suikast Rusya’yı Türkiye’ye yaklaştırdı ABD’yi uzaklaştırdı 21.12.2016Masalar artık “onlar” olmadan kuruluyor 19.12.2016Sonucu kim belirleyecek: Liderler mi sahadaki örgütler mi? 16.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.