YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Güvenli Bölge; kaçınılmaz sonuç mu?
19 Kasım 2014 16:29

Abdurahman Mustafa, Suriye Türkmen Meclisi Başkanı hafta başında Ankara’da kahvaltılı bir basın toplantısı düzenledi. Suriye’deki Türkmen gerçeğini ve Halep’i anlattı.

3.5 milyon Türkmen var Suriye’de. Durumları hiç de iyi değil. Türkiye’den başka ellerinden tutan yok.

Abdurahman Mustafa da bu gerçeği dile getiriyor. “Bizim sadece Türkiyemiz var” diyor.

Türkmenler Suriye içinde dağınık durumdalar. Bayur Bucak Türkleri daha çok Hatay’a yakın bölgede yerleşikler.

En çok Türkmen Halep’te yaşıyor.

Son dönemde Suriye rejimi Halep’e odaklanmış durumda. Esat karada savaş yürütme kapasitesinden yoksun. O yüzden kullanımı yasak olan varil bombaları başta olmak üzere, parça tesirli bombalar ile Halep’i havadan bombalıyor.

Halep’te 5 milyon nüfus yaşıyor. Bunları şehri terke zorluyor. Esad’ın planı Türkiye’ye yeni bir göç dalgası oluşturmak. Halep düşerse Anadolu’ya 2 milyona yakın bir göç bekleniyor.

4 milyon Suriyeli göçmen üzerinden Türkiye’nin iç dengeleri ile oynanmak isteniyor.

Esad-Obama Anlaşması

ABD IŞİD’i gerekçe gösterdi; Suriye ve Irak’ı havadan bombalıyor. Suriye’ye her hava saldırısı Esad’ın bilgisi dahilinde oluyor. Suriye, ABD uçaklarına karşı herhangi bir girişimde bulunmuyor.

Esad ise Halep’i uçaklarla vuruyor, bomba yağdırıyor. ABD ne yapıyor? Seyrediyor.

Sanki Obama ile Esad anlaşmış sırayla bombalıyorlar. Biri güya IŞİD’i, diğeri ise Halep’i.

Suriye halkını düşünen, Türkmenler için parmağını kıpırdatan yok.

Batı’da kamuoyu oluşturanlar son dönemde IŞİD ile Türkiye’yi yan yana koymaya çalışıyor.

IŞİD’ı Türkiye’nin desteklediği algısını yerleştirmeye çalışıyorlar. IŞİD lideri Bağdadi’nin Ebu Gureyp hapishanesinden çıktığını görmezden geliyorlar. Lider düzeyinde bir Türk bulamayınca, “IŞİD’in militanları Türk” propagandasını işlemeye çalışıyorlar.

IŞİD’in emrinde savaşan Alman, Fransız, Amerikan, İngiliz sayısını ise görmüyorlar, göstermiyorlar.

Tam böyle bir zamanda ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden Türkiye’ye geliyor.

Gündem Suriye, Esad, Güvenli Bölge ve diğer pek çok konu.

Hürriyet gazetesi Joe Biden’ın gelişi öncesi iyi bir hazırlık yapmış. Önüne “Türkiye’nin desteklediği IŞİD”, “Halep’i savunmak yerine Türkiye’ye gelen ÖSO Komutanı” dosyasını koyuyor. Bir de gündemde “Güvenli Bölge yok” diyor.

ABD adına her şeyi söylüyor, yazıyor; lakin Ankara’nın ne düşündüğü ile ilgilenmiyor.

Bu saatten sonra Ankara’nın gündeminde bir tek konu olabilir. Halep.

Türkiye Halep’in düşmesini Obama gibi seyredemez. Tek taraflı da olsa gereğini yapmak zorundadır.

Güvenli Bölge için BM kararı gerekmediği anlaşılıyor. Türkiye güvenlik nedeniyle tek başına bu kararı uygulayabilir.

Uygulamak zorundadır.

Halep’in güvenliği Türkiye’ye aittir.

Suriye’de yaşayan 3.5 milyon Türkmen’in can güvenliği Ankara’nın sorumluluğu altındadır.

Türkiye önüne gelen bu fırsatı kaçırır, Hürriyet’in Joe Biden’ın önüne koyduğu gündem ile yetinirse, büyük kaybeder.

Kobani çözüm sürecine darbe vurdu…

 Halep’in kaybı sürecin bitimi anlamına gelir.

Halep düşerse, Güvenli Bölge Türkiye’nin önünde bir seçenek değil, bir mecburiyet gibi duruyor.

 

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
“FETÖ tu kaka” deyip ümidini Trump’a bağlayanlar! 20.01.2017İslam Ordusu’na ilk davet Irak’tan geldi 18.01.2017Altı ay sonra masaya davet edilen ABD 16.01.2017Ya referandum ya seçim! Neden üçüncü yol değil? 13.01.2017Hiç olmazsa Filistin’e bir Büyükelçi atayalım 11.01.2017Meğer Ortadoğu’yu “bataklık” yapan ABD imiş 09.01.2017Büyükelçiliğin koyduğu o fotoğraf savaş ilanı mı? 06.01.2017ABD Reina’da neden imza bıraktı? 04.01.2017Suriye’de ateşkes, Reina’da katliam, Obama’dan gelen ses 02.01.2017Şimdi Erdoğan suçluyor: “DEAŞ’ı siz destekliyorsunuz!” 28.12.2016Millet Türkiye’nin kiminle savaştığını yeni anlıyor 26.12.2016Bu millet El Bab Şehitleri’ni unutmayacak 23.12.2016Suikast Rusya’yı Türkiye’ye yaklaştırdı ABD’yi uzaklaştırdı 21.12.2016Masalar artık “onlar” olmadan kuruluyor 19.12.2016Sonucu kim belirleyecek: Liderler mi sahadaki örgütler mi? 16.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.