YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Güvenli Bölge, çözüm sürecinin neresinde duruyor?
27 Ekim 2014 09:05

Kobani neydi?

Kobani üçüncü denemeydi.

Çözüm süreci 2013 Ocak ayında resmen başladı. Heyet İmralı’ya ilk o tarihte gitti.

Çözüm sürecinden ne anladığını Abdullah Öcalan 21 Mart 2013’te açıkladı.

Diyarbakır meydanında toplanan bir milyon insan Newroz kutlamasında Öcalan’ın mektubundan öğrendi yapılmak istenenin ne olduğunu.

Mektubunda Misak-ı Milli’den söz ediyordu Öcalan. “Misak-ı Milli’yi Kürtler ve Türkler olarak birlikte kurabiliriz” diyordu.

Yeni bir Türkiye’yi ve Yeni Ortadoğu’yu Kürtlerle Türklerin birlikte inşa edeceğinden söz ediyordu.

Yeni dönemde silahın yerini siyaset alıyordu.

Bu bir meydan okuma ve büyük bir vizyon demekti.

Dünyada, bölgede ve Türkiye’de eskiye ait kim ve ne var ise telaşa kapıldı.

Türklerin ve Kürtlerin önünü kesmek için herkes harekete geçti.

İçerideki ve dışarıdakiler bir araya geldi.

Önce ağaç için, park için yola çıkanları kullanmaya kalkıştılar. Kentli gençler ve orta sınıfın arkasına saklanıp, Başbakanlık Ofisini basmaya kalktılar.

Başaramadılar.

Kentli gençlik ve orta sınıf kullanıldığını anlayıp geri çekildi.

İkinci kalkışma 17/25 Aralık’ta oldu.

Paralel Yapı doğrudan devlete el koymaya kalkıştı.

Millet siyasi iradeye ve devlete sahip çıktı. Paralel Yapı’ya beklemediği kadar sert bir şamar attı.

Kaybettiler.

Üçüncü kalkışma Kobani’yi bahane edenlerin 6/7 Ekim ayaklanmasıydı.

PKK ve HDP halkı sokağa çağırdı. Yakıp, yıktılar.

40 kişiyi öldürdüler. Doğrudan Hüda Par’a saldırdılar. Maksatları kardeş kavgası çıkartmaktı.

Başaramadılar.

Kürt milleti onlara destek vermedi. Arkalarından çekiliverdi.

Millet oynanmak istenen oyunu fark etti; oyuna gelmedi.

KOBANİ YIKIM ÜSSÜ OLDU

Kobani neden birden bire stratejik önem kazandı?

Kobani Türkiye’de çözüm sürecini sona erdirmek için bel bağlanan son yer olduğu için eski düzenin sahipleri tarafından çok önemsendi.

         Kürtler son dönemde Ankara etrafında toparlanmaya başladı. Kürtlerin büyük çoğunluğu yüzünü Ankara’ya çevirdi.

Bunu kırmak isteyenler ikinci bir Kürt merkez oluşturmak istediler.

Kürtlerin yüzünü Kobani üzerinden tekrar ABD’ye filan çevirmek istiyorlardı.

“Biji Obama” sloganları başka ne anlama gelir.

Kobani üzerinden Kürtler Erdoğan’dan uzaklaşsın, Obama’ya yaklaşsın istediler.

Yine başaramadılar.

PYD üzerinden inşa edilmek istenen yeni cephe, daha açılmadan ÖSO ve Peşmerge tarafından boşa çıkartıldı.

Çözüm sürecini sona erdirmek için Kobani’yi devreye sokanlar, Türkiye’de kamu düzenini bozmaya oynadılar.

Emniyet müdürünü vurmak, üç askeri arkasından vurmak, mezarlık polemiğine girmek, kamu binalarını yakıp yıkmak...

Hepsi aynı hedefe yönelik atışlar.

Siyasi iradenin ve Türk milletinin psikolojisi ile oynamak, sabır taşını çatlatmak.

Bundan vazgeçmeyecekler.

Türkiye bu saatten sonra sadece sınırların içinde kalarak çözüm sürecini sonuçlandıramaz.

Onlar Kobani’yi çözüm sürecini sona erdirmek için manivela olarak kullandılar.

Türkiye de çözüm sürecini güvence altına almak için Suriye içinde Güvenli Bölge’yi inşa etmelidir.

Çözüm sürecinde Ankara’nın kozu, Güvenli Bölge olmalıdır.

 

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
Trump sonrası Türkiye bölgede kimin yanında duruyor? 21.06.2017“Yürüyüş” Kemal Kılıçdaroğlu için bir jübile mi? 19.06.2017Karşı karşıya gelen değil; yan yana duran Türkiye, kazanır! 16.06.201768 Kuşağından kalan yegane devrimci; Devlet Bahçeli 14.06.20173 yıl önce bugün, DEAŞ’ın işgal ettiği Musul’dan geriye ne kaldı 12.06.2017ABD’ye ilk darbeyi İran, ikincisini Katar Emir’i vurdu 09.06.2017ABD’nin hedefi: İslam Dünyası’nı bölmek! 07.06.2017Yine de Oyunu bozacak tek ülke Türkiye 05.06.2017İnsanın aklını kemiren o korkunç şüphe 02.06.2017AK Parti MHP konusunda bir tercihe mi zorlanıyor 31.05.2017Silahı var, petrolü var, dayısı var... Devlet olmak için eksiği ne? 29.05.2017Türkiye-AB “İlişkiye” bir şans daha veriyor... 26.05.2017Tartışılan konu: FETÖ’nün siyasi ayağı! 24.05.2017Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.