YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Gümüş Kapı, Tunç El ve Seyit Rıza
10 Mayıs 2013 14:52

Ne oldu da 1935 yılında o kanun çıktı ve bir bölgenin ismi değişti?

Gümüş Kapı neden Tunç El oldu?

Tunceli Belediye Başkanı Edibe Şahin söylemeseydi doğrusu bilmeyecektik; Dersim’in Gümüş Kapı olduğunu.

Dersim uzakta iken size bir korkuyu hatırlatıyor ama o kapıdan içeriye girdiğinizde bambaşka bir güzellikle karşılaşıyorsunuz. İnsanı saran, müthiş dinlendiren, el değmemiş bir coğrafya burası.

Ortalama ömrün 90 yıla dayandığı Dersim insanı için en uygun sıfat “yorgun” olsa gerek.

Sizinle çok ilgiliymiş gibi görünmüyorlar ama daha ilk adımınızı attığınız andan itibaren ne yaptığınız, kim olduğunuzu çoktan öğrendiklerini görüyorsunuz.

Yayın aracını gören yaşlı bir amca dışında “neye geldiniz” diye soran olmadı.

“Çözüm süreci diyorlar ya amca onu konuşmak için geldik” cevabını verdiğimiz yaşlı Dersimli şöyle bir baktı “oğlan gitti, kız gitti, yayla bitti, köy göçtü, ömür geçti; çözüm ha... Yine de hoş geldiniz” deyip gitti. Üç cümle ile olup biteni bize söyleyiverdi.

Gerçekten bir dönem 165 bin olan Dersim nüfusu 82 bine düşmüş. Tunceli şehir merkezinin nüfusu ise 31 bin 500.

Türkiye’nin nüfusu artmış, Dersim’in azalmış.

Tunceli’den daha fazla nüfus Elazığ’da yaşıyor. Dersim dışındaki nüfusun ise 1 milyonu aştığı söyleniyor.

Dersim ilk travmayı 1935’te adının değiştirilmesi ile yaşamış. Ardından 1937-38 katliamı.

Bir rejimin kendi halkını kitlesel olarak öldürmesi ilk Dersim’de yaşanmış.

Laç Mağarası o katliamın sembol ismi. Orada Hitler rejiminin ürettiği kimyasal silahın ilk kez denendiği söyleniyor. O tarihten bu yana yasak bölge olarak ilan edilmiş.

Laç Mağarası’na yeni gidilmiş, Tunceli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ali Haydar Gözlü gidenler arasında yer almış. Hala gördüğü manzaranın etkisi altındaydı. Ortalıkta duran kemiklerden söz etti.

Ali Haydar Gözlü ile birlikte 38 katliamında 300 Dersimli’nin süngülenerek Munzur çayına atıldığı Karşılar uçurumunun yanına kadar gittik.

O zaman yaşanan olayları Dersimliler çocuklarına bile anlatmamış. “Neden” diye sorduğumuzda Belediye Başkanı Edibe Şahin “Çocuklar öğrenip kin duysun istememişler” dedi.

O yüzden çok fazla bilgi yok. Halk acısını bile yaşayamamış.

O dönem direnişe önderlik eden, aşiretlerin desteğini arkasına alan Seyit Rıza bugün bir sembol olarak kabul ediliyor.

İdamından yıllar sonra heykeli dikilmiş.

Bugün o heykel Askeri Kışla binasının hemen yanı başında duruyor.

Alman mimarisi ile yapılmış Askeri Kışla felaketin başlangıcı olmuş. 3 yıl önce dikilen Seyit Rıza heykeli ise bugün yeni dönemin başlangıcı olarak kabul ediliyor.

Seyit Rıza heykelini Tunceli Üniversitesi’nde açılan Zazaca öğretilmeye başlanmış, Alevilik bölümü açılmış.

Devletin anlayışının değişmeye başladığı yerde karşılarına HES’ler çıkmış.

O güzelim coğrafyaya 23 HES planlanmış. Halk bu defa HES’ler için mücadele etmeye başlamış.

Tarihine, inancına, geleneğine, insanına sahip çıkan Dersim bugün doğasına, vadisine, Munzur’una sahip çıkıyor.

HES’ler doğaya verdikleri zarar kadar Düzgün Baba, Ana Fatma gibi kutsal kabul edilen “ziyaret yerleri”ni de tahrip edecek yatırımlar.

O yüzden tepki iki kat fazla. Dünyanın en büyük çevre eylemi Dersim’de gerçekleşmiş.

Dersim’de ilk kez canlı yayın aracı ile sabah, öğlen ve akşam olmak üzere üç kez yayın yaptık.

Dersimliler bize bunun ilk olduğunu söylediler.

Sabah Manşetlerin Dili’ne Tunceli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ali Haydar Gözlü katıldı. Öğlen haberlerine BDP’li Belediye Başkanı Edipe Sözen konuştu.

Akşam yayınlanan Çözüm İçin Sen de Konuş programına Alevi Dedesi Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt, İHD Tunceli Temsilcisi Barış Yıldırım, Halkların Demokratik Partisi Tunceli Eş Başkanı Fatma Kalsen, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Cengiz ve Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Hıdır Belice katıldı.

Hepsi çözüme inanıyorlar. Devlet’ten özür bekliyorlar ve bir de güvenmek istiyorlar.

Kendilerini Aleviliğin merkezi olarak görüyorlar, inançlarına saygı gösterilmesini bekliyorlar.

Dersim’e gelinir de Kemal Kılıçdaroğlu sorulmaz mı? Elbet sorduk. Ama Dersimli kırgın, konuşmak bile istemiyor.

Onun yerine organik tarım, doğa turizminden söz etmeyi tercih ediyorlar.

Dersim Devlete güvenmek istiyor.

Belki de işe yıkıma terk edilmiş Askeri Kışla binasının yanı başına dikilen Seyit Rıza heykelinde olduğu gibi Tunç Eli yerine Gümüş Kapı demekle başlanabilir.

1935’te çıkan kanun iptal edilse ne olur?

Tunceli gider yerine Dersim gelir.

 

Celal KAZDAĞLI

10 Mayıs 2013

Yazarın Önceki Yazıları
Altı ay sonra masaya davet edilen ABD 16.01.2017Ya referandum ya seçim! Neden üçüncü yol değil? 13.01.2017Hiç olmazsa Filistin’e bir Büyükelçi atayalım 11.01.2017Meğer Ortadoğu’yu “bataklık” yapan ABD imiş 09.01.2017Büyükelçiliğin koyduğu o fotoğraf savaş ilanı mı? 06.01.2017ABD Reina’da neden imza bıraktı? 04.01.2017Suriye’de ateşkes, Reina’da katliam, Obama’dan gelen ses 02.01.2017Şimdi Erdoğan suçluyor: “DEAŞ’ı siz destekliyorsunuz!” 28.12.2016Millet Türkiye’nin kiminle savaştığını yeni anlıyor 26.12.2016Bu millet El Bab Şehitleri’ni unutmayacak 23.12.2016Suikast Rusya’yı Türkiye’ye yaklaştırdı ABD’yi uzaklaştırdı 21.12.2016Masalar artık “onlar” olmadan kuruluyor 19.12.2016Sonucu kim belirleyecek: Liderler mi sahadaki örgütler mi? 16.12.2016Ne güzel bir slogan: “Ordu Halep’e!..” 14.12.2016Artık adını koyalım: Bu iş; Terör değil, Savaş 12.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.