YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
“Güçlü Başkan Güçlendiren Başbakan” dönemi
20 Mayıs 2016 15:24

Türkiye Binali Yıldırım’ın adının AK Parti Genel Başkan adayı olarak açıklanmasıyla birlikte yeni bir döneme girdi. Alışageldiğimiz tüm yönetim usullerinin dışında “kendine has” bir geçiş süreci yaşayacağız.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Başkanlık Sistemini hedefliyor. Anayasa buna izin vermediği için o amaca ulaşıncaya kadar fiili bir başkanlık dönemi yaşayacağız.

Erdoğan Cumhurbaşkanı seçildiğinde bu uygulamaya hemen geçemezdi. Zamana ihtiyacı vardı. Her şeyden önce kendisinin yeni duruma alışması ve buna uygun kadro yapılanmasına gitmesi gerekiyordu.

O dönem ihtiyaç duyduğu şey Başbakanlık makamının güçlü olmasıydı. Bu durumu “Güçlü Cumhurbaşkanı, Güçlü Başbakan” diyerek formüle etti.

Bu formül çalıştı. Türkiye sıkıntıya uğramadan Erdoğan’a istediği zamanı kazandırdı.

“Vakti geldi” diye düşündü Erdoğan ve düğmeye bastı. Süreci başarıyla götüren Ahmet Davutoğlu’ndan vazgeçti. Bu, aslında, “Güçlü Başbakanlık” modelinden vazgeçişti.

Yeni süreç Başkanlığı hedeflediği için Başbakan’ın her adımı buna uygun atması gerekiyor.

“Güçlü Türkiye Güçlü Başkan” için “Güçlendiren Başbakan” formülü yeni dönemin adıdır.

Binali Yıldırım’dan beklenen şey Başkanlık Sistemi’ne geçişe destek vermesi, Başkan’ın güçlü olmasını sağlamasıdır. Kendine değil Başkan’a güç veren bir Başbakan olacaktır Binali Yıldırım.

Nicedir siyasetin ağırlık merkezi TBMM değil Beştepe idi. Ahmet Davutoğlu, güçlü kişiliği ve politika inşa etme becerisi ile bu durumun apaçık ortaya çıkmasını engelliyordu. Beştepe’nin yanında bir güç merkezi olarak Başbakanlık görülüyor, kendisini hissettiriyordu. Kulaklar Beştepe’ye ayarlı olsa da gözler Başbakanlığa bakıyor, dikkatler Ahmet Davutoğlu’nun üzerinde toplanıyordu.

Şimdi bu ikili durum ortadan kalkıyor.

Sadece kulaklar değil, gözler de, dikkatler de Beştepe’ye çevrili olacak.

Başbakan Binali Yıldırım bu durumda bir ayna rolü üstlenecek; kendisine çevrilen gözleri, dikkatleri doğrudan Beştepe’ye yansıtacak.

Binali Yıldırım mega yatırımların adamı olarak biliniyor. Teknokrat tabir edilen isimlerden. Politikadan ziyade icraat yapan kişiliği öne çıkıyor. Binali Yıldırım “yapan” adam.

O yapan adamdan şimdi beklenen yol, köprü, havaalanı, hızlı tren gibi yeni yatırımları gerçekleştirmesi değil. “Kalkınmacı Başbakan”dan beklenen şey, Türkiye’nin anayasal sisteminin değiştirilmesidir.

Bu nasıl yapılabilir?

Parlamento aritmetiği anayasa değişikliğine izin vermiyor.

Binali Yıldırım’ın önünde Parlamento’nun ikna edilmesi görevi var. En azından MHP ile yol yürünmesi gerekiyor. Binali Yıldırım öncelikle bunu deneyecektir.

Ancak Türkiye’nin bir başka gündemi var. Terör. 

PKK, IŞİD, FETÖ, DHKP-C’nin maşa olarak kullanıldığı terör saldırısı sonlandırılmadan MHP’nin ikna edilmesi ve sistem değişikliğine gidilmesi zor görünüyor.

Binali Yıldırım’ın ilk mesajının terör olması, bu gerçeği bildiğini gösteriyor. İlk ziyaretin PKK’nın katliam yaptığı Dürümlü mezrası ve Tanışık köyüne yapılması da bu konuda kararlı olunacağının işareti.

Binali Yıldırım’ın adının açıklandığı gün gazetelerde ABD’nin yeni oyun planı yer alıyordu.

ABD Başkanı Obama’nın özel temsilcisi Brett McGurk Irak Kürdistan’ında buluştuğu Salih Müslim ile helikoptere binip Kobani’ye geldi. Orada, içlerinde ABD’nin toplattığı lejyonerlerin de bulunduğu, YPG gerillalarını denetledi.

Aynı gün PYD/PKK’ya yakın siteler McGurk’a dayandırdıkları şu skandal teklifi yazdı:

“PKK Güneydoğu Anadolu’da saldırılarını durdursun, karşılığında PYD Frat’ın batısına geçsin.”

ABD’nin bunu yalanlaması doğaldır. Ancak Türkiye’ye söylenen şudur:

“Suriye’de PKK devletinin kurulmasına izin ver. Türkiye’de terörden kurtul.”

Binali Yıldırım’ın ilk mesajının neden terör olduğunu şimdi daha iyi anlıyoruz.

Hedef “Güçlü Türkiye Güçlü Başkan” ise ABD’nin Suriye’de PKK devleti kurma planı boşa çıkarılmalıdır.

Türkiye ABD ve İsrail’i bölgede yenmeden güçlü olamaz.

 

Celal KAZDAĞLI

 

Yazarın Önceki Yazıları
Kerkük sonrası ABD, PKK/YPG bayrağını Rakka’ya neden astı? 19.10.2017Kerkük: Çoban bizim, koyun bizim, kurt bizim... 16.10.2017Kimmiş bu ABD ile Türkiye’nin ortak düşmanı? 13.10.2017Gürültüsü bir gün bile sürmeyen vize yasağı! 11.10.2017Vaktidir... İncirlik ABD’ye kapatılmalıdır! 09.10.2017AK PARTİ: Yanlış giden şeyler mi var? 06.10.2017Kemal Kılıçdaroğlu o adımı atar mı? 04.10.2017ABD Suriye ve Irak’ta Barzani ve PKK ile kazanır mı? 29.09.2017Barzani, “Ankara-Bağdat-Tahran gürler ama Erbil’e yağmaz” diyor! 27.09.2017ABD “Şah” dedi; Türkiye, Irak, İran “Mat” yapabilir 25.09.2017Sorun Barzani mi; ABD ve kara gücü PKK mı? 22.09.2017Erdoğan masaya ilk kez bu kadar güçlü oturuyor 20.09.2017PKK ABD’nin esas oğlanıyken çözümü Washington’da aramak 18.09.2017Yanı başımızda yeni harita çizmeye kalkan adam: Brett McGurk 15.09.2017Erbil’den Akdeniz’e PKK-Barzani Devleti 13.09.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.