YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Gezi Ruhu’na Ne Oldu?
05 Mayıs 2014 11:59

Sahiden 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlama inadının arkasında ne vardı?

         1977’de öldürülen 37 kişiyi anma isteği diyebilir miyiz? Kutlama işinde öne çıkarılan DİSK öyle söylüyor.

         Bizim buna inanmamız için ortada bir sebep yok.

         Amacın Gezi’yi tekrarlamak olduğu anlaşılıyor.

         Geçen yıl Mayıs ayının sonunda başlayan Haziran başında devam eden, Türkiye’ye yayılan gösteriler yeniden olabilir deniyordu.

         2011 yılının 1 Mayıs’ı Gezi eylemleri için iyi bir örnekti. Katılım yüksek ve çeşitliydi.

         DHKP-C gibi örgütlerden tutun da Antikapitalist Müslümanlara kadar hemen herkes vardı. Yaşlı kuşak kadar, belki ondan daha fazla gençlerin rağbet ettiği bir kutlamaydı o. Mahallesinden, okulundan kendiliğinden gelen insanlar çoktu.

         Gezi’de ön plana çıkan o mahallesinden, okulundan kendiliğinden gelen 30 yaş altı gençlerdi. Onların enerjisini, bir şeylere itiraz etme duygusunu yönetmek, o enerjinin arkasına geçip iş çevirmek isteyenler vardı.

         Polisle çatışma, barikatlar, Başbakanlık Ofisi’ni basma girişimleri o gençlerin işi değildi. Onlar Gezi’de olmanın keyfini sürdüler. Kendilerince eğlendiler.

         Eğlenceyi birilerinin bozmak istediğini fark ettikleri yerde Taksim’den ayrıldılar.

         Bu defa onları yine Taksim’e çağırdılar. Gelir zannettiler.

         Gençler o çağrıya uymadı, daveti reddettiler.

         Polisle çatışmayı bir mücadele biçimi olarak kabul etmediklerini gösterdiler.

         Kürsü O Gençleri Temsil Edemedi

         30 Mart seçimlerinde Anadolu’da 10 kadar ili dolaştım. AK Parti’nin de, CHP’nin de, MHP’nin de mitinglerini izledim.

         Gittiğim pek çok yerde CHP’nin yöneticileri “gelen bu kitlenin bir kısmını biz tanımıyoruz” diyorlardı.

         Benim bütün dikkatim “yeni” diye gösterdikleri “biz tanımıyoruz” dedikleri insanların üzerindeydi.

         Miting öncesi enerjileri çok yüksekti; bağırıp çağırıyorlar, kendilerince eğleniyorlardı.

         Miting dağılırken takımı yenilmiş seyirci gibi başları önde alandan ayrılıyorlardı.

         Kürsü onları memnun etmemişti. Heyecanlarına karşılık gelen, iç dünyalarına hitap eden sözleri duyamadıkları belliydi.

         Coşkuyla gelmişler, hüzünle ayrılmışlardı.

         En yaşlısı, en duayeni, güngörmüş, gün geçirmiş olanı 1 Mayıs akşamı televizyonda soruyordu “gençler Taksim’e neden gitmediler” diye...

         Sorunun cevabını bulmak onların işi; biz sadece biraz yardımcı olabiliriz. Acaba cevap 30 Mart sürecine coşkuyla katılıp hüzünle ayrılmalarında yatıyor olabilir mi?

         Ya da cevabı CHP mitinglerine coşkuyla katılıp, takımı yenilmiş gibi başı öne eğik ayrılmalarına neden olan ruh halinde mi aramak gerekir?

         Sadece gençler değil partililer de 1 Mayıs çağrısına uymadı. CHP’den 3-5 milletvekili vardı, teşkilat onca çağrıya rağmen evinden dışarıya adımını atmadı.

         Hemen her eyleme koşan Kürtler HDP adını alan yeni partilerinin çağrısına nedense bu defa kulak asmadı. Sebahat Tuncel, Ertuğrul Kürkçü oradaydı. Teşkilat yoktu.

         Gezi Ruhu kayboldu diyebilir miyiz?

         Evet; 1 Mayıs’ta Taksim’de yoktu. Çağrıya uymadı.

         Bu o gençlerin buhar olduğu anlamına gelir mi?

         30 yaş altı gençler ve Kürt gençliğini anlamayan önümüzdeki siyasi süreci kavrayamaz.

         Bir ruh varsa kaybolmaz.

Yazarın Önceki Yazıları
Pentagon ve CIA’ye verilen sınırsız operasyon izni 24.03.2017Terör koridorunu açamayanlar 100 binlik ordu kuruyor! 22.03.2017ABD durmuyor... Cami bombalıyor, YPG’ye helikopter veriyor 20.03.2017İki fotoğraf: Masada üç Komutan... Arabada bir Bakan 17.03.2017Türkiye elindeki “etkili silahı” ne zaman kullanmalı? 15.03.2017Osmanlı; Doğu’da kazanmadan Batı’da sefere çıkmazdı 13.03.2017Barzani ve Rojava Peşmergesinin önü açılıyor 10.03.2017Almanya ABD’nin yerine ne zaman Ankara’ya düşman oldu? 08.03.2017Erdoğan’ın Almanya tepkisine Bahçeli’den gelen destek 06.03.2017ABD askeri PKK/YPG için ölür zannedenler! 03.03.2017Menbiç’te “Hendek Kazan” 500 ABD Askeri 01.03.2017Mehmetçik El Bab’a girdi ABD her yere silah yığdı 27.02.2017AK Parti’nin “evet” sloganı “Geleceğe cüret et” 24.02.2017ABD Rusya’yı sarıyor, İsrail Suriye’yi vuruyor, PYD ilerliyor 22.02.2017Türkiye yola nasıl devam edecek? Batı mı, bölge ülkeleri mi? 20.02.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
21:03
 // GEZİ RUHU OLDU TUZ RUHU
Gezi ruhu bir ara takke taktı olmadı. Paralel yapının dişleri kırıldı. Gezi ruhu, bu aralar cübbeler ile dolaşıyor. Cübbe de yırtılınca, belki bu sefer de dağdaki çoban rolünü oynarlar. Ruhtur bu, yerinde durur mu, illa bürünecek bir şey bulur. Ama bizdeki de, kiraz sapı değil elbet. Koskoca Osmanlı ve Muhammedi bir ruh, hiç kabına sığar mı?...
11 Mayıs 2014 21:03
16:07
 // 1453 ruhu
30 mart tokadından sonra demek ki daha ayağa kalkamadılar. Kalksalardı gelirlerdi. Ya da 1 mayıs tatil olduğu için 30 nisan gecesi fazla içtikleri için sızmışlardır uzanamamışlardır...
06 Mayıs 2014 16:07