YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Gayri Türkiye saatini ABD’ye göre ayarlayamaz
19 Temmuz 2016 16:46

Darbe girişiminin arkasında ABD ve NATO olduğu ortaya çıkmıştır. Kullanılan örgüt TSK içine sızmış FETÖ’dür. Sevk ve idare doğrudan ABD-NATO kontrolündedir.

Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül’ün yazdığı gibi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı öldürme emrini veren doğrudan ABD’dir.

Ortadoğu uzmanı Robert Fisk Independent gazetesine açıkça şunu yazdı: 

“Türk Ordusu başarılı olsaydı eğer emin olabilirsiniz ABD Erdoğan’a da şanssız Mursi’ye olduğu gibi kibirle yaklaşacaktı.”

Robert Fisk dilinin altındaki baklayı çıkarıyor. Onun “Türk Ordusu” dediği, senin, benim Peygamber Ocağı dediğimiz Ordu değil.

Onun kastettiği bir NATO ordusudur. Onlar Türk Ordusu’nu hala NATO ordusu olarak biliyorlar.

Millet, Ordu, Devlet değişti farkında değiller.

Türkiye NATO’ya 1952’de girdi. Ama Milli Mücadeleyi veren ve bize bir Devlet kazandıran Ordu’yu istedikleri gibi ellerine alamadılar. 

Ordu’yu ancak 27 Mayıs 1960 darbesi ile teslim aldılar.

1960 darbesinden 67 gün sonra 2 Ağustos 1960 günü 42 sayılı bir kanun yayınlandı.

O kanunla 275 general ve 7000 subay ordudan emekli edildi. Geriye 30 general ve amiral kaldı. O amirallerden biri olan Fahri Korutürk 1973’te Cumhurbaşkanı oldu.

ABD Büyükelçisi Fletcher Warren 11 Ağustos 1960 tarihli raporunda şunları yazdı:

“Generallerin yüzde 90’ı, Albayların yüzde 55’i, Yarbayların yüzde 40’ı, Binbaşıların yüzde 5’i emekliye sevk edildi.”

Sadece bu değil.

Bu karar alınmadan önce NATO Başkomutanı Norstad 24 Temmuz 1960 tarihinde Türkiye’ye geldi. Milli Birlik Komitesi’nin ABD’de askeri eğitim almış 38 üyesi ile görüştü ve şu raporu yazdı:

“Çoğu bir Amerikan önderliği umduğu, beklediği izlenimi veriyor ve bu aşamada devreye girmek çok önemlidir.”

Ve ABD o aşamada devreye girdi. 12 milyon dolar aktardı, o para ile 275 general, 7 bin subay Türk Ordusu’ndan emekli edildi.

Ordu NATO konseptine bağlandı.

Sadece Ordu değil, Devlet ve siyaset büyük oranda Gladyo örgütlenmesi tarafından yönetildi.

Fethullah Gülen o darbeden sonra keşfedildi. 1964’te Gladyo’nun emrine girdi.

Son dönem millet uyandı, içindeki bu yapıları temizlemeye başladı. 

FETÖ devlet içinde ABD ve NATO’nun son kalıntılarıydı. Hakimiyetleri kırılmış, giderek temizleniyorlardı.

Kimileri ağırdan alsa da terörle mücadeleyi yürüten Ordu ve Emniyet Teşkilatı bu konuda başarılıydı.

Nitekim darbe kalkışmasını kışla içinde bertaraf eden Ordu ve Polis idi. Sokağa taşanları da millet halletti.

ABD bu darbe girişimi ile Türkiye’ye diz çöktürmeyi hedefledi. Bütün kurumlarına saldırdı.

TBMM bombalandı, Cumhurbaşkanlığı Sarayı vuruldu, MİT, Emniyet, Özel kuvvetler hedef alındı. Millet bombalandı.

Demokrasiye sahip çıkan milleti birbirine kırdırmak için tertiplere, provokasyonlara girişti.

Millet, Devlet, Siyaset, Ordu ve Polis bu sınavdan başarıyla çıktı.

TSK, NATO Ordusu olmadığını kanıtladı.

Aksi halde...

Kaybeden sadece Türkiye olmayacaktı. Bütün İslam dünyası ve bölge kaybedecekti.

ABD’ye darbe yaptırmaya mecbur eden şey, Ordu’nun son dönem oynadığı roldür. İslam Ordusu’nun bir parçası olması, Katar’a, Somali’ye üs kurmasıdır.

Ordu’ya sahip çıkmamız gerekiyor. Yaralarını sarmasına yardımcı olmalıyız. Gladyocular, FETÖ’nün adamları Türk Ordusu’nun mensubu değillerdir. Onlar haindir. 

Meclis’e sahip çıkmalıyız.

ABD’nin uzantısı Gladyo’yu, FETÖ’yü temizleyecek olan yasaları onlar çıkaracak.

Türkiye iç temizliğini yaparken Hükümet acilen İncirlik Üssü’nü kapatmalıdır. Her türlü melanet İncirlik üssü Temmuz 2015’te ABD’ye açıldıktan sonra başladı.

Türkiye, hiç olmazsa, Ordu yaralarını sarıncaya, yeniden yapılanmasını tamamlayıncaya kadar NATO ile ilişkilerini askıya almalıdır.

TBMM, İsrail ile yapılan anlaşmayı reddetmelidir.

Türkiye’nin ABD ile meselesi Gülen’in iadesinden ibaret değildir.

Türkiye ABD’nin dost ve müttefik olmadığını tescil ve ilan etmelidir.

Darbe terörünü fırsata dönüştürmek sadece bu milletin değil, Türkiye’yi ümit gören herkesin beklentisidir.

Gayrı saatlerin ABD’ye göre ayarlanma devri sona ermiştir.

 

 

Celal KAZDAĞLI

 

Yazarın Önceki Yazıları
Kerkük: Çoban bizim, koyun bizim, kurt bizim... 16.10.2017Kimmiş bu ABD ile Türkiye’nin ortak düşmanı? 13.10.2017Gürültüsü bir gün bile sürmeyen vize yasağı! 11.10.2017Vaktidir... İncirlik ABD’ye kapatılmalıdır! 09.10.2017AK PARTİ: Yanlış giden şeyler mi var? 06.10.2017Kemal Kılıçdaroğlu o adımı atar mı? 04.10.2017ABD Suriye ve Irak’ta Barzani ve PKK ile kazanır mı? 29.09.2017Barzani, “Ankara-Bağdat-Tahran gürler ama Erbil’e yağmaz” diyor! 27.09.2017ABD “Şah” dedi; Türkiye, Irak, İran “Mat” yapabilir 25.09.2017Sorun Barzani mi; ABD ve kara gücü PKK mı? 22.09.2017Erdoğan masaya ilk kez bu kadar güçlü oturuyor 20.09.2017PKK ABD’nin esas oğlanıyken çözümü Washington’da aramak 18.09.2017Yanı başımızda yeni harita çizmeye kalkan adam: Brett McGurk 15.09.2017Erbil’den Akdeniz’e PKK-Barzani Devleti 13.09.2017Allah sormayacak mı; bilimde niye geri kaldın diye? 11.09.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
 // Cuneyt Ilbars
Muthis tespitler harika..Bunu abd nin alcak yuzune fiilen haykirma vakti geldi de coktan geciyor......
21 Temmuz 2016 01:20
 // MUSTAFA KURT
Süper...
20 Temmuz 2016 15:14
 // Ercan
BUYORUMUNUZ.İCİNCOKTESEKUREDERİZ...
20 Temmuz 2016 00:31