YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Fezleke 7 harften ibaret değil
11 Mart 2016 14:35

Cizre’de, Sur’da mücadele bu tarz yapılmayıp bir süpürme harekatı ile iş tamamlansaydı ortaya acaba nasıl bir tablo çıkardı?

Güvenlik güçleri onca şehidi göze almasalar, terörist ile halkı dikkatle birbirinden ayırmasalar, bugün elde edilen sonuç karşımızda olmayabilirdi.

Evet; mücadele çok uzun sürdü. Çok şehit verdik. 100 binden fazla insan evinden, mahallesinden, işinden, gücünden oldu. Acılar çekildi.

Biz bu süreçte PKK ayaklanmasının, şehir savaşının uluslararası bir oyun olduğunu gördük. PKK’yı şehir savaşına ikna eden gücün Türkiye’nin karşısında yer alan lobi olduğunu fark ettik.

İran’ın bölgede yürüttüğü kontrgerilla faaliyetlerine komutan olarak atadığı Kasım Süleymani’nin Kandil’e çıkıp, Cemil Bayık’ı, şehir savaşı için, nasıl ikna ettiğini öğrendik bu süreçte.

İran; Lübnan, Yemen, Irak ve Suriye’de Şii unsurları kullanarak yürüttüğü savaşın bir parçası ve ön cephesi olarak PKK’yı Türkiye’de savaşa soktu.

Silah ABD’den, kurmaylık MOSSAD’tan, eğitim BND’den, lojistik destek Rusya ve Suriye Rejiminden geldi. Bir lejyoner ordusuna dönüştürülen YPG kampları, şehir savaşçılarını eğitmek için kullanıldı.

Silah ve keskin nişancılar Suriye’den geldi. Kazılan tüneller, verilen destekler ortaya çıkarıldı.

 Kürt halkı PKK’nın yaptığı şeyin kendisiyle ilgisi olmadığını, dahası kendine karşı yapılan bir iş olduğunu anladı. Nicedir ayrı durduğu PKK’yı defterinden silip attı.

Bu sürecin en büyük kaybedeni HDP oldu. Türkiyelileşme perspektifiyle ortaya çıktı, “silahın yerini kürsü alsın” diyenlerin desteğini gördü, güçlü bir şekilde temsil edildi.

Kendine açılan krediyi, intihar eden PKK için kullandı. Meclis’in kürsüsünde seçmeni temsil edeceğine, PKK’nın çukuruna gömülmeyi tercih etti.

HDP siyaseten bitti. Meşruiyetini yitirdi. Milletin gönlünden çıktı.

Çağrılarını dikkate alan, mitinglerine katılan yok. İyice yalnızlaştılar.

Milletin çoğunluğu, silahın yerini kürsü alacak ümidiyle oy verenler, HDP adına büyük hayal kırıklığı yaşadılar. Öfkeliler. HDP’nin cezalandırılmasını istiyorlar.

Fezlekeler Meclis’te. TBMM isterse o milletvekillerini mahkemenin önüne çıkartır, hapis yolunu açar.

Fezleke olayına 6-7 HDP milletvekilinin cezalandırılması olarak mı bakacağız? Yoksa mücadelenin bir aracı olarak mı göreceğiz fezlekeleri?

Mesele bir cezalandırma olsaydı, Sur ve Cizre bu kadar uzun sürmezdi. Kısa sürede teröristler temizlenir, orada olanlar da zarar görürdü.

Millet nereye giderdi?

Mücadele milletin gideceği yeri tayin etme; milleti kazanma işidir.

Millet PKK’nın ne olduğunu bu süreçte görmüş. Zerre miskal PKK’ya hak vermemiş. 

PKK’nın kullanabileceği hiç bir alan kalmamış. Elinden her şey alınmış.

Benzer süreç pekala; HDP için de yürütülebilir.

Fezleke gündeme geldiği andan itibaren AK Parti kritik ediliyor.

Adeta HDP unutuldu, AK Parti öne çıkarıldı.

Konu AK Parti değil, HDP.

HDP’yi mazlum duruma düşürecek, kendini meşruiyet alanına taşıyacak şekilde, konunun, tartışılmasına fırsat vermemek gerekiyor.

HDP fezlekeyi değil, yaptığı yanlışı tartışmalıdır. 

Evet; suç işleyen cezalandırılmalıdır. Lakin önce milletin, HDP’ye oy veren seçmenin o cezayı kesmesi gerekir.

Bırakın HDP iç hesaplaşmasına dönsün. Birbirlerini suçlasınlar; oy veren kitle onlardan hesap sorsun.

Hapse atılan HDP’li mi, milletin hesap sorduğu bir HDP mi?

Unutmayalım. 

Fezleke 7 harften ibaret değil.

 

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Türkiye... yeni bir yolculuğa yelken açıyor... 17.05.2017Türkiye ABD’yi neden ikna etmek durumunda olsun ki 12.05.2017Erdoğan-Trump görüşmesinin bir önemi kaldı mı? 10.05.2017CHP’nin Fikri Sağlar kararı kurultay davetiyesi gibi 08.05.2017ABD’nin “çatışmasız bölge” çalımı: PKK’ya verilen 22 tır silah 05.05.2017Üye olduğu gün o fezleke Meclis’e gönderildi 03.05.2017Erdoğan AK Parti’ye dönerken CHP’de ne oluyor? 01.05.2017Ringde dayak yiyen boksör görüntüsü 28.04.2017Yeniden sahaya çıkan Türkiye kimin oyun planını bozuyor? 26.04.2017“En birinci Reisçi benim!..” kavgası 24.04.2017CHP provokasyonun eşiğinden nasıl döndü 21.04.2017Kılıçdaroğlu’nun tek çıkışı: O karardan vazgeçmek 19.04.2017Erdoğan’ın tercihi hangisi: Seçim; hemen mi, 2019’da mı? 17.04.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.