YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Fatih Saraç’ı kim neden dinledi?
10 Şubat 2014 09:36

1960’ta radyo vardı...

Askerler önce Ankara Radyosu’nu ele geçirdi.

27 Mayıs darbesi, askerlerin ele geçirdiği o radyodan duyuruldu.

12 Mart 1971 Muhtırası, yine radyodan duyuruldu ilk olarak.

12 Eylül 1980 darbesinde artık televizyon vardı.

TRT’nin ele geçirilmesi 11 Eylül’de gerçekleşti. Darbe ertesi gün 04.00’te oldu.

 28 Şubat’ta görev “silahsız güçlerindi.”

Kitleleri harekete geçirmek medyanın işiydi.

28 Şubat medya üzerinden gerçekleşen bir darbeydi.

Askeri ya da post modern hiçbir darbe medyayı kontrol etmeden gerçekleşmiyor.

Eski üst yapı, bunu biliyor.

Hiçbir şekilde Baronlar medyanın kontrolünü elinden bırakmıyor.

Bunu Balyoz’da... Hrant Dink cinayetinde... AK Parti’nin kapatılma davasında... Oslo Süreci’nde... 7 Şubat 2012 MİT’e yönelik yargı darbesinde... Çözüm Süreci’nde... Gezi olaylarında... 17 Aralık’ta gördük...

Medyanın tiraj ve izlenme oranı olarak yüzde 75 ila 95’i darbe girişimleri ve süreçlerin içindeydi.

Gezi olayı ile birlikte işin içine sosyal medya girdi.

25 Aralık’ta Savcıların Hedefinde Kim Neden Vardı?

Medyanın darbeciler için ne anlam ifade ettiğini biliyoruz.

17 Aralık olaylarından sonra savcılar 25 Aralık’ta ne yaptı?

İşadamlarına yöneldi.

Gözaltına alınmasını istedikleri işadamları TUSİAD dışında kalan isimlerdi. Hepsinin özelliği TUSİAD’a alternatif olabilecek işlere imza atmalarıydı.

Enerji hatları, havaalanı, hızlı tren, üçüncü köprü, Kanal İstanbul, savunma sanayi gibi Türkiye’nin yükselen sektörlerinde öne çıkan isimlerdi hepsi.

Anadolu merkezli, Osmanlı coğrafyasında iş yapan, ekonominin yeni bölgesel oyuncuları hedefteydi.

Savcılar bir başka şey daha yaptılar o gün; dikkatli gözlerin dışında kalanların pek fark edemediği bir gelişmeydi bu.

Fatih Saraç Olayını Nereye Koyacağız?

Gözaltına almak istedikleri isimlerden biri Fatih Saraç’tı. Diğerleri ise Sabah-ATV Grubu’na talip olan iş adamları.

Fatih Saraç için başka bağlantılar denildi ama asıl neden HaberTurk’te üstlendiği rol idi.

Fatih Saraç’ın görevi HaberTurk içine yerleşmiş olan Cemaat mensupları ile Paralel Yapı’ya hizmet edenleri dağıtmaktı. Belki isteneni veremedi ama varlığı bile yetti.

Baronlar Konseyi medyada ilk kez alternatif bir yapının olabileceğini gördü.

Kontrol edemedikleri yeni sermaye kendi medyası için yatırım yapmayı göze almıştı.

Bu onlar için her şeyden önemliydi. Çok öfkelendiler...

Önce hepsini tutuklamak istediler.

Yapamayınca karakter infazına kalkıştılar.

“Fatih Saraç’a Başbakan talimat verdi” dediler. Ortaya çıkan ise Fatih Saraç’ı 24 saat dinledikleriydi.

Medyada dinleme geleneğini başlatan ismin AK Parti’den istifa eden İlhan İşbilen iddiasına ne demeli?

1989’un sonunda Genel Müdür olduğu Zaman’da ilk işi telefonları dinletmek olmuş.

“Havuz oluştu” diye kara çalmaya kalkıştıkları Sabah-ATV’nin kontrollerinden çıkmak üzere olduklarını gördüler.

Çıldırdılar.

Kaybettik diyemedikleri için avazı çıktıkları kadar “sansür var” diye bağırıyorlar.

Ufacık kıpırdanma bu kadar telaşa yol açtıysa, gerisini var git sen düşün.

An itibarı ile kaybettikleri anlaşılmıştır.

Yazarın Önceki Yazıları
Trump sonrası Türkiye bölgede kimin yanında duruyor? 21.06.2017“Yürüyüş” Kemal Kılıçdaroğlu için bir jübile mi? 19.06.2017Karşı karşıya gelen değil; yan yana duran Türkiye, kazanır! 16.06.201768 Kuşağından kalan yegane devrimci; Devlet Bahçeli 14.06.20173 yıl önce bugün, DEAŞ’ın işgal ettiği Musul’dan geriye ne kaldı 12.06.2017ABD’ye ilk darbeyi İran, ikincisini Katar Emir’i vurdu 09.06.2017ABD’nin hedefi: İslam Dünyası’nı bölmek! 07.06.2017Yine de Oyunu bozacak tek ülke Türkiye 05.06.2017İnsanın aklını kemiren o korkunç şüphe 02.06.2017AK Parti MHP konusunda bir tercihe mi zorlanıyor 31.05.2017Silahı var, petrolü var, dayısı var... Devlet olmak için eksiği ne? 29.05.2017Türkiye-AB “İlişkiye” bir şans daha veriyor... 26.05.2017Tartışılan konu: FETÖ’nün siyasi ayağı! 24.05.2017Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.