YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Deniz Gezmişler’in ruhu kimin yanında?
20 Haziran 2014 12:19

Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adı Çatı Adayı olarak atıldığında iki kişi konuşmadı.

Biri Ekmeleddin İhsanoğlu’nun kendisi…

Diğeri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan…

Ekmeleddin İhsanoğlu’nun kimin adayı olduğunu biliyoruz. CHP ve MHP’nin adayı değil.

CHP ve MHP Ekmeleddin İhsanoğlu’nun kampanyasını yürütmeyi üstlenmiş “reklam ajansı” gibiler.

Çatı Adayı’nı ilan edişleri bile PR ihalesini kazandığını kamuoyuna duyuran bir konsorsiyumdan farksız değildi.

Şimdi oturup Ekmeleddin İhsanoğlu’nun PR’ını nasıl yapacaklarını planlıyorlar.

CHP ve MHP’nin bundan öte bir rolü yok gibi görünüyor.

Ekmeleddin İhsanoğlu’nu başka bir iradenin, ortada gözükmeyen bir koalisyonun ortaya sürdüğünü bilen en iyi isim Başbakan Recep Tayyip Erdoğan.

O yüzden Ekmeleddin İhsanoğlu hakkında hiç konuşmadı. Öyle sanıyorum hiç konuşmayacak da.

Çünkü kendisi ya da AK Parti adayı esasen Ekmeleddin İhsanoğlu ile yarışmayacak. Arkasındaki güç ile karşı karşıyaya gelecek.

Başbakan Erdoğan Perşembe günü Viyana’da konuştu. Ekmeleddin İhsanoğlu’ndan hiç söz etmedi. Sözlerinin tamamı Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday olarak karşımıza çıkartan küresel sistemin egemenlerineydi.

Onlara” karşınızda Yeni bir Türkiye var” dedi. Avrupa’ya, küresel egemenlere “Türkiye üzerinde operasyon yapılacak bir ülke değil işbirliği yapılacak bir devlettir” diye seslendi.

Ortaya çıkan şudur:

Ekmeleddin İhsanoğlu küresel blokun, egemenlerin, yüzyıllık Ortadoğu düzenini sürdürmek isteyen emperyalistlerin çatı adayıdır.

Recep Tayyip Erdoğan ya da AK Parti’nin çıkaracağı aday ise küresel muhalefetin, bu düzene itiraz edenlerin, Türkiye’nin ve bölgenin adayıdır.

Hürriyet…

Ekmeleddin İhsanoğlu’nun en büyük PR’cısı… Başbakan Erdoğan’ın Viyana konuşmasını görmedi bile. Haberi Başbakan’ın  Esenboğa’da giderken yaptığı basın toplantısının içinde ara başlık olarak verdi.

Hürriyet cevabın kendilerine olduğunu biliyordu. O yüzden Başbakan’ın konuşmasına yer vermedi.

Şimdi Hürriyet ve PR’cılar istiyorlar ki, biz Ekmeleddin İhsanoğlu’nu ciddiye alalım. Onu tartışalım. Adaymış gibi davranalım istiyorlar.

Bize Ekmeleddin İhsanoğlu’nun “büyük uzlaşma” olduğunu dikte ettirmeye çalışıyorlar.

Neymiş efendim “Erdoğan vatandaşlarının bir bölümünü öz, ötekisini üvey evlat kabul ediyor”muş.

Türk insanını Erdoğan’ın böldüğü gibi bir algıyı yerleştirmek istiyorlar.

Sonra bu bölünmüşlüğü gidermenin çaresi olarak Erdoğan’ın karşısında herkesi birleştirmeyi öneriyorlar.

Buna “büyük uzlaşı” diyorlar.

Türkiye’nin tarihi ile buluşması…

Türkiye’nin İslam coğrafyası ile kaynaşması…

Türkiye’nin Kürtleri kucaklaması… Çözüm Süreci…

Barzani’nin Diyarbakır’a gelmesi…

Bunlar uzlaşma değil! Öyle mi?

Küresel güç aday olarak bir muhafazakarı öne sürdü…

Şimdi onu solculara, yurtseverlere kabul ettirmeye çalışıyorlar…

Bu ülkenin bağımsızlıkçı ruhuna sahip çıkan solun vicdanını esir almak istiyorlar…

Onlar küresel, emperyalist bir ittifak kurdularsa…

Türkiye’nin güçleri de bağımsızlıkçı, milli bir ittifak kurmalıdırlar…

Bu ülkenin, bu coğrafyanın İslamcısı da, Kürt’ü de, Türk’ü de, vicdanlı solcusu da, bu ülkenin bağımsızlığı için mücadele etmiş Anadolu’nun solcu çocukları da bir olmalıdırlar.

Deniz Gezmişler’in ruhu emperyalist ittifakın mezesi olamaz…

Yeni Türkiye ittifakın içine, hatta vitrinine Deniz Gezmişlerin bağımsızlıkçı ruhunu da koymalıdır.

Onlar da bu ülke için öldüler…

 

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
Silahı var, petrolü var, dayısı var... Devlet olmak için eksiği ne? 29.05.2017Türkiye-AB “İlişkiye” bir şans daha veriyor... 26.05.2017Tartışılan konu: FETÖ’nün siyasi ayağı! 24.05.2017Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Türkiye... yeni bir yolculuğa yelken açıyor... 17.05.2017Türkiye ABD’yi neden ikna etmek durumunda olsun ki 12.05.2017Erdoğan-Trump görüşmesinin bir önemi kaldı mı? 10.05.2017CHP’nin Fikri Sağlar kararı kurultay davetiyesi gibi 08.05.2017ABD’nin “çatışmasız bölge” çalımı: PKK’ya verilen 22 tır silah 05.05.2017Üye olduğu gün o fezleke Meclis’e gönderildi 03.05.2017Erdoğan AK Parti’ye dönerken CHP’de ne oluyor? 01.05.2017Ringde dayak yiyen boksör görüntüsü 28.04.2017Yeniden sahaya çıkan Türkiye kimin oyun planını bozuyor? 26.04.2017“En birinci Reisçi benim!..” kavgası 24.04.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
14:53
 // GERÇEK SOLCULARA İHTİYAÇ VAR
1980 öncesi ve sonrası, ağırlıklı olarak solcu kıyımı yapılmıştır. Kominizm geliyor diye Abd nin dikte ettiği darbeyi her kes biliyor. Emniyet kadrolarında bile bu kıyım yapıldı. Polder kapatıldı ama Polbir direkt emniyet içine kök saldı. Böylece Solcu, kürt ve alevilere; baskı, tehdit, yıldırma ve öldürmeler oldu. Türk emniyeti tamamen faşistleşti ki, günümüzde de hala bu emareler var. Solcuların yerine ''ılımlı sol'' diye Chp ve Dsp ikame edildi. İslamı da ılıklaştırma çabalarıda bu oyunun parçasıdır. Konuşamıyoruz, konuşamıyorsunuz... Büyük bir mahalle baskısı ve otosansür var. Başımıza sürekli bir şeyler getiriyorlar ve biz Çorum, Maraş, Erzincan, Malatya, Gazi, Başbağlar ve Pkk'yı bir türlü masaya yatıramıyoruz. Kürt ve aleviler aslında sadece eşit vatandaş olmak istiyor, anlayamıyoruz. Üstad'a saygısızlık olmasın diye kısa kesiyorum....
20 Haziran 2014 14:53