YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Demirel; Babamın Genel Başkanı’ydı
17 Haziran 2015 16:17

Çocukluğum, gençliğim ve meslek hayatım O’nun döneminde geçti. Bir uzun döneme damgasını vurdu Süleyman Demirel.

Henüz ilkokul öğrencisiydim, seçimlerden bir gün sonraydı. Köyde herkes bir telaş içindeydi. Birbirlerine “Kırat kazanmış” diyorlardı. Soluğu ahırda almıştım. Dedemin benim de çok sevdiğim bir kıratı vardı. Acaba neyi kazandı diye merakla atın sağını solunu baktığımı hatırlıyorum.

Demirel benim hayatıma 1969 seçimleri ile girdi. Üniversite okuduğum o çatışmalı, ölümlü yıllar boyunca da hiç hayatımdan çıkmadı.

Babam severdi Demirel’i. Önce Demokrat Partili idi Babam, sonra Adalet Partisi’nin yanında yer aldı. Doğru Yol Partisi zamanında da Demirel’in partisinden kasabada Belediye Başkanlığı yaptı. Ölünceye kadar da Demirel’e ilgisini eksik etmedi.

Dedem CHP’liydi. Tek partili dönemde Dedem de İsmet İnönü’nün aynı kasabada Belediye Başkanlığı’nı yapmıştı.

Ben ise her ikisinden uzak durdum. Ne AP’li, ne DYP’li ne de CHP’li oldum.

Demirel’i çok eleştirdim. Soğuk Savaş’ın gerilim politikacısı olarak gördüm Demirel’i. Son yıllarında “Baba” figürü, o “sevecen” görünme gayreti düşüncemi değiştirmedi.

NATO düzeninin Türkiye politikacılarıydı onlar. Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve Alpaslan Türkeş.

Türkeş, 27 Mayıs darbesini yapan kadronun içindeydi. 71 Muhtırası ve 12 Eylül askeri darbesinin şartlarını oluşturan, Türkiye’de kutuplaşmayı, ideolojik bölünmeyi, sağ-sol çatışmasını var eden şartların mimarlarıydı her biri.

Demirel ve diğerleri öldü. Allah rahmet eylesin. Yeri ve zamanı geldiğinde değerlendirmelerimizi yine söyleyeceğiz elbet.

Öte yandan Demirel’in bu milletin oyunu alabilmiş olmasını da önemsememiz gerekiyor. Millet birine yüzde 50’yi aşan oy veriyorsa bir bildiği vardır. Bir ihtiyacına karşılık o liderin arkasına düşmüş demektir.

Demirel Türkiye’nin şehirleşme ve iç göçün yaşandığı şartlarda Başbakanlık yaptı. Bugün işbaşında olan çocuklar okuyabildiyse o göç ve şehirleşmenin bir ürünüdür. O süreci yöneten Demirel’di.

Bugün Türkiye sanayi ürünü ihraç edebiliyorsa Süleyman Demirel’in bunda katkısı olduğunu da görmek gerekiyor. Beyaz eşya, otomotiv, tekstil, makine imalatı hep Demirel’in o kapalı ekonomi döneminde uygulanan politikaların ürünüdür.

Sanayide bilgi birikiminin oluşum süreci, mühendis ve işçinin yetişmesi, girişimci sınıfın ortaya çıkışı zaman isteyen işlerdi. O süreci Demirel yönetti.

Türkiye’nin bir tarım ülkesinden çıkıp, sanayici, üretici, ihracat yapan bir ülkeye dönüşmesi...

Kasketlilerin kente yerleşmesi, okur yazar olması, yurt dışına çıkışı, dış dünyayı takip eder hale gelmesi...

5-6 üniversiteden 100’e yaklaşan üniversiteye ulaşılması...

Lozan sınırlarına kapatılan Türkiye’nin gönül coğrafyası ile kucaklaşması, giderek bütünleşmesi...

Neresinden bakarsanız bakın biraz, belki daha fazla Demirel’in ürünüdür.

Dedem tek parti döneminde CHP’liydi, İnönü’yü severdi...

Babam Demokrat Partiliydi Adnan Menderes ve Celal Bayar’ı severdi. Onların hatırına hep Demirel’in yanında oldu.

Ben 12 Eylül öncesi Demirel’in de Ecevit’in de karşısındaydım. 12 Eylül sonrası Özal’ı sevdim. Erdoğan’ın hep arkasında durdum. Desteğim Ahmet Hoca’nın yanında.

Oğlum kimin yanında olur bilmiyorum.

Türkiye nesilden nesile değişiyor, dönüşüyor, büyüyor.

Demirel; Babamın Genel Başkanı’ydı.

Şimdi ikisi de yoklar.

Bize bıraktıkları Türkiye yoluna devam ediyor; edecek.

 

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
Trump sonrası Türkiye bölgede kimin yanında duruyor? 21.06.2017“Yürüyüş” Kemal Kılıçdaroğlu için bir jübile mi? 19.06.2017Karşı karşıya gelen değil; yan yana duran Türkiye, kazanır! 16.06.201768 Kuşağından kalan yegane devrimci; Devlet Bahçeli 14.06.20173 yıl önce bugün, DEAŞ’ın işgal ettiği Musul’dan geriye ne kaldı 12.06.2017ABD’ye ilk darbeyi İran, ikincisini Katar Emir’i vurdu 09.06.2017ABD’nin hedefi: İslam Dünyası’nı bölmek! 07.06.2017Yine de Oyunu bozacak tek ülke Türkiye 05.06.2017İnsanın aklını kemiren o korkunç şüphe 02.06.2017AK Parti MHP konusunda bir tercihe mi zorlanıyor 31.05.2017Silahı var, petrolü var, dayısı var... Devlet olmak için eksiği ne? 29.05.2017Türkiye-AB “İlişkiye” bir şans daha veriyor... 26.05.2017Tartışılan konu: FETÖ’nün siyasi ayağı! 24.05.2017Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.