YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
“Değişim sürecinde yaşayasın” der Çin Atasözü
22 Ocak 2015 08:37

“Konum değişimi yumuşak oluyor” dedi Başbakan Ahmet Davutoğlu Londra’da yaptığı açıklamasında.5 ay önce Türkiye’nin kritik iki koltuğunda oturan isimler değişti. Tek başına bu iki olay bile bir kırılma yaşanmaya yeter. Oysa 5 aydır Türkiye’nin yönetiminde bir sarsılma, bir istikrarsızlık söz konusu değil.

Hayatın akışı hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor.

Esasen Türkiye ve bölge 10-15 yıldır büyük bir değişim yaşıyor.

Eski düzen yıkılıyor, yerine yeni bir dünya kurulmaya çalışılıyor. Eski sistem artık işlemiyor, öte yandan yeni bir düzen de henüz tam olarak kurulabilmiş değil.

Tam anlamıyla bir geçiş dönemi yaşanıyor.

Dünyada soğuk savaş dönemi bitti. Türkiye fırsatı iyi değerlendirdi; NATO düzeninin dışına çıktı. Bağımsızlığını ilan etti. Kendi başına yeniden beylik oldu.

Beylik olmak, kendi politikanı uygulamak kolay değil. İçeride ve dışarıda pek çok düşmanın var. Herkes senin karşında duruyor. Kimse yeni, bağımsız, kendi başına buyruk bir beylik istemiyor. İçerde ve dışarıda çok sayıda düşmanın var.

TRT’de yayınlanan Diriliş Ertuğrul dizisi bugün bize çok şey anlatıyor.

Dışarıdaki Tapınakçılar ile içerideki Kurdoğlu gibi Süleyman Şah’ın kan kardeşi isimlerin nasıl işbirliği yaptıklarını görüyoruz. Oba’yı yönetmek, Beyliği ele geçirmek için türlü çeşit işlere başvurduklarını izliyoruz.

Veba salgını o gün ne ise günümüzün “Paralel Yapısı” ve terör saldırıları odur.

Üstüne üstlük bir de Süleyman Şah hasta. Geçiş döneminin sancıları yaşanıyor. Bir de yeni yurt edinme sorunu var.

Ortada ittifak edeceğin güçlü bir beylik yok. Her tarafta sorun yaşanıyor ve herkes aslında yeni bir yol gösterici, lider arayışında.

Bugünün Türkiye’sine ne kadar benziyor.

Hani derler ya en zayıf an nöbet değişimidir diye.

Türkiye’yi öyle zannettiler.

“Bir nöbet değişimi yaşıyor, öyleyse en zayıf anıdır” deyip saldırdılar.

Kobani, Cizre, Hakkari, Sultanahmet... cepheden saldırıya geçtiler.

Ne zaman?

Değişim sırasında.

Erdoğan ve Davutoğlu o fırsatı vermedi.

Konumlardaki değişim yumuşak yaşandı.

Önümüzde seçim var.

AK Parti’nin değişim ve yenilenme süreci de benzer bir seyir izliyor.

Erdoğan ile Davutoğlu arasında sorun çıkartamayanlar gözlerini AK Parti’ye dikmiş durumdalar.

Eski bakanların Yüce Divan’a gönderilmesi konusunda AK Parti 50 kadar fire verdi diye çok seviniyorlar.

Çinlilerin bir özdeyişi vardır, beddua niyetine kullanırlar. Sevmedikleri insanlar için “değişim yıllarında yaşayasın” derler.

Değişimin zorluğunu, düşmanlarının bolluğunu bildikleri için ne tür sıkıntıların yaşanacağının farkında olanların sözüdür bu.

Türkiye tam da böyle bir değişim yaşıyor. Fırsattır deyip her bir taşın altından çıkıyorlar.

Nafile...

Sadece Anadolu değil, bütün bir coğrafya arayış içinde. İnsanlar “yeni bir rüya”nın peşine takılmaya hazır.

Bir şeyin daha farkındalar.

O rüyayı kendilerine yalnızca Türkiye gördürebilir.

Değişim süreci işin içinden çıkabilene iyidir.

Yazarın Önceki Yazıları
İslam Ordusu’na ilk davet Irak’tan geldi 18.01.2017Altı ay sonra masaya davet edilen ABD 16.01.2017Ya referandum ya seçim! Neden üçüncü yol değil? 13.01.2017Hiç olmazsa Filistin’e bir Büyükelçi atayalım 11.01.2017Meğer Ortadoğu’yu “bataklık” yapan ABD imiş 09.01.2017Büyükelçiliğin koyduğu o fotoğraf savaş ilanı mı? 06.01.2017ABD Reina’da neden imza bıraktı? 04.01.2017Suriye’de ateşkes, Reina’da katliam, Obama’dan gelen ses 02.01.2017Şimdi Erdoğan suçluyor: “DEAŞ’ı siz destekliyorsunuz!” 28.12.2016Millet Türkiye’nin kiminle savaştığını yeni anlıyor 26.12.2016Bu millet El Bab Şehitleri’ni unutmayacak 23.12.2016Suikast Rusya’yı Türkiye’ye yaklaştırdı ABD’yi uzaklaştırdı 21.12.2016Masalar artık “onlar” olmadan kuruluyor 19.12.2016Sonucu kim belirleyecek: Liderler mi sahadaki örgütler mi? 16.12.2016Ne güzel bir slogan: “Ordu Halep’e!..” 14.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.