YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
CNN Nereden Canlı Yayın Yapacaktı?
10 Haziran 2013 10:34

Sizce bir gazete ya da haber televizyonu Gezi Parkı’nda olayların başladığı ilk gün hangi başlığı atardı?

Hani şu 30 kadar çadırın olduğu zaman sabahın saat beşinde gidip o çadırlarda uyuyanlara önce gaz sıkılmış, sonra da çadırlar yakılmıştı ya...

İşte o olaydan sonra gazete ve haber kanalları nasıl bir başlık atarlardı?

Biz şimdi olayları çığırından çıkartan “o emri kim verdi” diye merak ediyoruz ya; herhalde gazeteler de ertesi gün “O emri kim verdi?” diye manşet atarlardı.

Ya da “Çadırları yakan kim” diye sorarlardı.

Bu soruyu medya o gün de sormadı, sonraki günler de sormadı.

Neden?

Peki; sormadılar da ne yaptılar?

Sustular.

Perşembe sabahı çadırlar yakıldıktan sonra olaylar iyice tırmandı, Cuma günü iş çığırından çıktı.

Perşembe-Cuma haber kanalları ne yaptı?

CNN penguen belgeseli yayınladı.

Diğerleri de olayları görmezden geldi. Haber bültenlerinde yer vermedi.

Meydanı Halk TV’ye bıraktılar.

Cumartesi günü Sabah gazetesi birinci sayfasında olayları hiç görmedi.

Neden böyle davrandılar?

Yabancılara “Türkiye’de medyaya sansür uygulanıyor” diyebilmek için.

En ikna edici kanıt da Sabah gazetesiydi.

Türk medyası susunca devreye BBC girdi. Haber saatinde Türkiye’ye bağlanıp olayları verdi. Fransız kanalları onu izledi.

Maksat hasıl olunca Cumartesi günüyle birlikte televizyonlar aslan kesildi.

Olay yerinden canlı yayına başladılar.

Polisin uyguladığı şiddeti öne çıkardılar, orantısız güç kullanımı ve gaz bombası atmasını sürekli izleyiciye aktardılar.

Sosyal medya üzerinden yapılan yayınlardaki kışkırtıcı unsurları hiç görmediler, yakılan arabalardan fazla söz etmediler ama bize hep saldıran ve ona karşı direnmeye çalışan insanların görüntülerini verdiler.

Türk medyası görüntü verip işin esasına girmeyince Financial Times devreye girdi; hemen bir başyazı kaleme aldı. “Hedef ağaçlar değil Erdoğan” dedi.

“Türkler şimdi ağaçların kesilmesini önlemek için tekrar sokağa çıktılar. Ama aslında modern Sultan Erdoğan’a karşı öfkeliler” diye yazdı.

Bunu BBC alıp haber yaptı.

Böylece eylemin ağaçlar için olmadığını öğrendik. Hedefin Erdoğan olduğunu Financial Times ve BBC bize söyledi.

İngiltere’de yayınlanan The Economist ise Erdoğan’ı kapak yaptı. Üstüne “Demokrat veya Sultan” diye yazdı. Kapağın altına ise “Erdoğan ve Türk ayaklanması” notunu düştü.

Cumartesi gecesi İstanbul’da Başbakanlık Ofisi’nin basılmak istendiğini biz o gün öğrenemedik.

Onun yerine bize gece boyunca Başbakanlık Ofisi’nin önünden geçenlerin protestosu üzerine onlara gaz sıkan polisleri anlattılar.

Aynı olay Pazar gecesi de tekrar etti.

Bu defa Beşiktaş Çarşı’nın ablukaya alındığı söylendi. Halk TV “insanlar Akaretler’de çoluk çocuk duruyor ama polis onlara gaz sıkıyor” diye verdi gece boyunca haberi.

Aynı manzaralar Ankara’da Kızılay’da tekrarlandı.

Kızılay’da toplanan insanların Başbakanlık Binası’nı basmak istediklerini sonradan öğrendik.

Bu arada bazı gazeteciler tweetter hesaplarından her ne hikmet ise “Başbakanlık korumalarının yaklaşırlarsa öldürün talimatı verdiğini” duyurdu takipçilerine.

Hatırlar mısınız acaba?

1955’te 6-7 Eylül olayları olmuştu.

İstanbul’da yaşayan Rum ve diğer azınlıklara yönelik Türkiye’nin Tan baskınından sonraki ilk Özel Harp uygulamasıydı.

ABD’nin Türkiye’ye yerleşme operasyonuydu.

O olaylardan önce İstanbul’a gelen dünyaca ünlü haber ajansı kimdi?

Ağustos ayının sonlarına doğru Associated Press (AP) birden İstanbul’a gelme kararı vermişti. Ne tesadüf; olayların göbeği olan Taksim’e, bugünkü The Marmara Oteli’nin hemen yanındaki binaya yerleşmişti.

5-6 Eylül’de CIA Başkanı Allen Dulles da İstanbul’daydı.

Başbakanlık Ofisi ile Başbakanlık Binası’nı basmak isteyenlerin eylemleri sırasında Türkiye’de yine dünyaca ünlü bir TV kuruluşu vardı.

O güne kadar Türkiye ile hiç ilgilenmeyen CNN International Türkiye’ye muhabirlerini göndermişti.

Her halde sosyal medyada Türkiye çok konuşuluyor diye değildi bu ilgi.

Öyle bile olsa neden İstanbul, Ankara ve Antakya’da aynı anda canlı yayın yapıyorlardı?

Ankara’da ya da İstanbul’da Başbakanlık Binası veya Ofisi basılmış olsaydı, oradan ilk canlı yayını kim yapacaktı acaba?

Sakın bana CNN International demeyin.

O yapmazdı.

Yapsaydı; yapabilseydi ne mi olurdu?

Her halde Yeni Türkiye olmazdı.

“Başbakan Erdoğan niye bu kadar öfkeli” diye soruyorlar.

Gerçekten niye öfkeli? 

 

Celal KAZDAĞLI

10 Haizran 2013

Yazarın Önceki Yazıları
Trump sonrası Türkiye bölgede kimin yanında duruyor? 21.06.2017“Yürüyüş” Kemal Kılıçdaroğlu için bir jübile mi? 19.06.2017Karşı karşıya gelen değil; yan yana duran Türkiye, kazanır! 16.06.201768 Kuşağından kalan yegane devrimci; Devlet Bahçeli 14.06.20173 yıl önce bugün, DEAŞ’ın işgal ettiği Musul’dan geriye ne kaldı 12.06.2017ABD’ye ilk darbeyi İran, ikincisini Katar Emir’i vurdu 09.06.2017ABD’nin hedefi: İslam Dünyası’nı bölmek! 07.06.2017Yine de Oyunu bozacak tek ülke Türkiye 05.06.2017İnsanın aklını kemiren o korkunç şüphe 02.06.2017AK Parti MHP konusunda bir tercihe mi zorlanıyor 31.05.2017Silahı var, petrolü var, dayısı var... Devlet olmak için eksiği ne? 29.05.2017Türkiye-AB “İlişkiye” bir şans daha veriyor... 26.05.2017Tartışılan konu: FETÖ’nün siyasi ayağı! 24.05.2017Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
THE ECONOMİST RTE'ye SULTAN dedi AMA
 // TÜM TÜRKİYE'M GEZİ'Y
The Economist Recep Tayyip ERDOĞAN'a SULTAN dedi ama başka bir haber portalında şöyle bir tespit vardı. Montajlanan resimde III SELİM kullanılmakla, TÜRKİYE'YE DİZ ÇÖKTÜRME PROJESİNİN BARONLARI acaba ALENİ bir mesaj mı veriyorlar. Yani "BAŞBAKAN ERDOĞAN seni İNDİREBİLİRİZ, daha İLERİ gidersen ÖLDÜREBİLİRİZ mi? Böyle bir mesajı veriyorlarsa bu mesajı verenler şunu da bilsinler sizin hesabınız varsa, ALLAH'ın da (a.c.) bir hesabı vardır. O hesap görücüdür. İnşallah tarih bu sefer tekerrür etme...
10 Haziran 2013 Pazartesi 15:46