YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Bugünün HDP’si 91’in Refah Partisi mi?
22 Haziran 2015 09:15

Bu seçimin en çok tartışılan partisi HDP ile 1991’in Refah Partisi ne kadar kıyaslanabilir?

Birbirine benziyor diyebilir miyiz bugünün HDP’si ile 1991’in RP’sini?

Soruya hiç çekinmeden evet cevabı vermek mümkün.

İki partinin hiç bir şeyi birbirine benzemiyor olsa bile, arkalarında biriktirdikleri enerji, harekete geçirdikleri dinamik ve temsil ettikleri varsayılan sorun bizi “evet bu iki parti birbirine benziyor” cevabını vermeye mecbur bırakıyor.

Refah Partisi 12 Eylül sonrası girdiği seçimlerde hep baraj sorunu ile karşı karşıya kaldı.

 Yasakların kalktığı 1987 sonrası durum yine değişmedi.

MÇP adıyla örgütlenen MHP için de durum aynıydı.

Necmettin Erbakan, Alpaslan Türkeş ve IDP’nin Genel Başkanlığını yapan Aykut Edebali ile bir araya geldi. Üç parti RP çatısı altında seçime gitti.

RP çatısı altında birleşen başka isimler de vardı.

1991 Haziran ayında Yıldırım Akbulut Başbakan olmasına rağmen ANAP Kongresi’ni Mesut Yılmaz’a kaptırmıştı. Mesut Yılmaz ANAP’a Genel Başkan olunca Başbakanlığı da üstlenmiş ve ilk iş parti içinde “Tarikatlara” savaş açmıştı.

Mesut Yılmaz ANAP’ta muhafazakar kesimi dışlamış Parti liberal ve laik kesime alabildiğine açılmıştı.

ANAP’tan dışlanan aralarında Cemil Çiçek, Abdulkadir Aksu, Melih Gökçek gibi ağırlığını Yeniden Milli Mücadele geleneğinden gelenlerin oluşturduğu isimler RP’ye geçmişti.

Dini hassasiyeti ön planda olan daha çok “şeriatçı” olmakla suçlanan ve o güne kadar daima sistem dışında tutulan kesim ve kesimler bir araya gelmişlerdi.

O günün egemenleri tarafından “kötü, zararlı” idiler. “Öteki” olarak görülüyor ve dışlanıyorlardı.

Oysa yeni fikir söyleyen, iddia sahibi, bir misyonu sırtında taşıyan insanlardı.

En önemlisi, RP o dönem Meclis’e yeni pek çok isim taşıdı.

Abdullah Gül onlar içinde en çok öne çıkandı. Abdüllatif Şener, Bülent Arınç ilk kez o dönem milletvekili oldular ve sonraki dönem siyasete damgasını vurdular.

Recep Tayyip Erdoğan esasen o yıl milletvekili seçildi. Ancak o yıl ilk ve tek kez tercih sistemi uygulandı. RP ittifakla seçime girdiği için seçmenine tercih kullandırtmadı. Erdoğan seçildiği halde arkasından gelen milletvekili tercih kullandırttığı için Meclis’e gidemedi.

Ancak Erdoğan o hareketin İl Başkanı ve İstanbul Belediye Başkanı olarak siyasete Meclis dışından damgasını vurdu.

Bugün HDP de benzer durumda.

RP Şeriatçılıkla suçlanıyordu, HDP bölücülükle, silahlı terör örgütünden emir almakla suçlanıyor.

HDP de tıpkı RP gibi bir sorunu temsil ediyor. Terör ve “Kürt sorunu” onun üzerinden çözülecek.

HDP, çok büyük bir koalisyon. İçinde her renk, düşünce, görüş, inanç ve etnik grup var.

Toplum 1991’de RP’yi konuşuyordu... Şimdi HDP’yi tartışıyor.

HDP’nin Meclis’e taşıdığı kadrolara baktığımızda üzerinde çok tartışılacak isimler olduğu gibi (RP’de de öyle isimler vardı) ileride siyasete damgasını vuracak potansiyele sahip isimler de var.

HDP şimdiden Meclis’in en renkli ve dikkat çeken grubu olmaya aday.

 

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
Türkiye-AB “İlişkiye” bir şans daha veriyor... 26.05.2017Tartışılan konu: FETÖ’nün siyasi ayağı! 24.05.2017Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Türkiye... yeni bir yolculuğa yelken açıyor... 17.05.2017Türkiye ABD’yi neden ikna etmek durumunda olsun ki 12.05.2017Erdoğan-Trump görüşmesinin bir önemi kaldı mı? 10.05.2017CHP’nin Fikri Sağlar kararı kurultay davetiyesi gibi 08.05.2017ABD’nin “çatışmasız bölge” çalımı: PKK’ya verilen 22 tır silah 05.05.2017Üye olduğu gün o fezleke Meclis’e gönderildi 03.05.2017Erdoğan AK Parti’ye dönerken CHP’de ne oluyor? 01.05.2017Ringde dayak yiyen boksör görüntüsü 28.04.2017Yeniden sahaya çıkan Türkiye kimin oyun planını bozuyor? 26.04.2017“En birinci Reisçi benim!..” kavgası 24.04.2017CHP provokasyonun eşiğinden nasıl döndü 21.04.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.