YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Bu katliam terör saldırısı değil Türkiye ile savaştır
29 Haziran 2016 15:55

Atatürk Hava Limanı’na yapılan saldırı hiç şüphesiz Türkiye’yi diz çöktürmeyi hedefliyor. Ses getiren ve bilançosu ağır olan bir saldırı. 

Katliamın havaalanında gerçekleştirilmesi dünyanın dikkatini Türkiye üzerine çevirdi. Dikkatler aynı zamanda tavsiyeleri de beraberinde getirdi.

Başta ABD olmak üzere batılı ülkeler Türkiye’den IŞİD’e karşı daha çok mücadele etmesini istiyorlar.

Daha Türk güvenlik yetkilileri saldırıyı kimin yaptığını açıklamadan Amerikan haber ajansı AP anında teşhisi koydu ve “IŞİD yaptı” dedi.

ANKARA SALDIRI KARŞISINDA NE DİYECEK?

Bilinen söylemi tekrar mı edecek, yoksa bir ezberi bozacak mı?

Ankara saldırıyı bir terör örgütünün işi olarak gördü. Brüksel gibi, Paris gibi İstanbul da terör saldırısına uğradı dedi uluslararası dayanışma istedi.

Ankara olaya bakış açısını değiştirmelidir.

İstanbul’da havaalanına yapılan saldırı bir terör eylemi değildir. Arkasından IŞİD de çıksa, PKK da olsa bu gerçek değişmez.

Saldırı Türkiye’ye açılan bir savaştır.

Bazı devletler örgütler üzerinden Türkiye ile savaşıyor.

Örgütleri kullanan, sevk ve idare eden istihbarat servisleridir.

Bu gerçeği kabul etmeden Türkiye bu savaştan galip çıkamaz.

Türkiye ile örtülü savaş Suriye üzerinden yürütüldü. PKK, PYD, YPG, IŞİD, FETÖ, DHKP-C gibi örgütler Türkiye’ye karşı kullanıldılar. 

FETÖ’nün 17/25 darbe girişimi, PKK’nın iç işgale kalkıştığı hendek siyaseti Türkiye’ye karşı yürütülen savaşın parçasıydı.

Hiçbir terör örgütünde ordulara yetecek kadar silah, mühimmat, lojistik ve para bulunmaz. Hiç bir terör örgütü yabancı ülke servisleri için casusluk yapmaz. Hiç bir terör örgütü bu kadar kayıp verdiği halde 20 günde iki büyük katliama imza atamaz.

Saldırı terör eylemi değil, savaşın başka cephesidir. 

Türkiye bu saldırının amacını iyi anlamalıdır.

Bazı çevreler olay olur olmaz “IŞİD yaptı” dediler. Oysa 20 gün önceki eylemi TAK adıyla PKK gerçekleştirmişti.

Bu defa IŞİD denmesinin özel bir anlamı olmalı.

IŞİD BİR KALDIRAÇ OLARAK MI KULLANILDI?

Türkiye’nin Suriye muhalefetine ilgisi, IŞİD’e destek olarak gösterildi. İçerde ve dışarda “Türkiye IŞİD’e destek veriyor” kampanyaları yürütüldü.

“IŞİD Esat Rejiminden daha tehlikeli” denildi. ABD IŞİD gerekçesiyle Esad’a yaklaştı. PYD’yi destekledi.

Türkiye ise IŞİD’i desteklemekle suçlandı.

Ankara bu suçlamalar karşısında yeterince direnemedi. “IŞİD’le mücadele” adına İncirlik üssünü ABD’ye açtı.

Türkiye’nin “Güvenli bölge” önerisi her seferinde reddedildi. Muhalefetin ve Özgür Suriye Ordusu’nun desteklenmesi fikri boşa çıkartıldı.

Sonra da “IŞİD’e karşı hava gücü yeterli değil” denildi,  kara gücüne duyulan ihtiyaç dile getirildi.

Suudi Arabistan’ın, Türkiye ve Katar’la birlikte Suriye’ye girip IŞİD’le mücadele teklifi görmezden gelindi.

ABD Türkiye’ye rağmen PKK’nın Suriye kolu YPG’yi müttefik gördü ve IŞİD’e karşı kara gücü ilan etti. 

Türkiye’nin hatırına YPG’nin adını SGD olarak değiştirdi.

ABD, IŞİD’i Ankara’nın Suriye politikasını değiştirmek için bir manivela olarak kullandı.

IŞİD yokken ABD, Türkiye ve herkes Esad’a karşıydı.

Şimdi ABD, Rusya, İran, İsrail, İngiltere, Almanya, Fransa ve Esad IŞİD’e karşı aynı yerdeler. Hepsi SGD’yi destekliyor.

ANKARA NEDEN CEPHE DEĞİŞTİRDİ? 

Türkiye dış politikada beklenmedik bir çizgi değişimine gitti. ABD, İsrail ve Rusya ile aynı tarafa geçti. YPG’nin Münbiç operasyonuna sessiz destek verdi.

Türkiye esasen kendisine yönelik bir savaş yürütüldüğünün farkında. Bugüne kadar o savaşa bölge ülkelerinin yanında durarak hazırlanıyordu. İslam Ordusu’nu öne çıkartıyor, İslam İşbirliği Teşkilatı’nı daha güçlü hale dönüştürüyordu.

Son günlerde Ankara cephe değiştirmiş görünüyor.

Ortadoğu’da yaşanan sorunu çözmek, kendisine yönelik savaşı durdurmak için ABD, İsrail ve Rusya ile birlikte hareket etmeye hazırlanıyor.

ABD ve İsrail bunu yeterli görmüyor.

Ankara’dan beklentileri IŞİD’e karşı birlikte savaşmak.

Bir yandan Suriye’de PKK koridoru kurulması için çaba harcıyorlar, öte yandan Ankara’ya “bu tehlikeyi bertaraf için SGD ile birlikte ol IŞİD’e karşı karadan savaş” diyorlar.

İstanbul saldırısı Türkiye’yi ikna için yapılan eylemdir.

Amaç Ankara’yı SGD ile birlikte IŞİD’e karşı savaştırmak.

PKK mı?

Yakında “silah bıraktım” açıklaması yapması sürpriz olmaz.

Ankara aldığı yeni pozisyon ile savaşı önleyebilir mi?

Türkiye’nin tartışması gereken soru bu.

    

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
Erdoğan masaya ilk kez bu kadar güçlü oturuyor 20.09.2017PKK ABD’nin esas oğlanıyken çözümü Washington’da aramak 18.09.2017Yanı başımızda yeni harita çizmeye kalkan adam: Brett McGurk 15.09.2017Erbil’den Akdeniz’e PKK-Barzani Devleti 13.09.2017Allah sormayacak mı; bilimde niye geri kaldın diye? 11.09.2017ABD’nin hamlesi Zafer Çağlayan; Ankara’nın cevabı ne? 08.09.2017Güneyden kuşatılan ülke: Türkiye 06.09.2017Gayri Nizami Harp yapan ABD ile dostluk nasıl olacak? 28.08.2017Devlet emperyalizme karşı savaşla kurulur işbirliğiyle değil 23.08.2017Kapanan camiler kurulan ABD üsleri 21.08.2017Dengeleri değiştiren Ankara ziyareti 18.08.2017Enternasyonal bir dayanışma değil Hibrit savaşı 16.08.201716. Yılında AK Parti: Yoluna devam ediyor 14.08.2017Türk milletinin sınıra çekilen duvarla imtihanı 11.08.2017Darbenin yargılandığı mahkeme salonu 09.08.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
mavi marmara şahitleri
 // Mehmet TÜRK
Cumhurbaşkanımız, dün konuşmasında İHH için Gazzeye giderken o gün benden izin mi aldınız dedi.halbuki daha önceki konuşmasında Mavi Marmarayı savunuyor ve izin verdim diyor.hatta, ben olduğum sürece İsrail ile anlaşma olmaz diyor.madem izinsiz ise neden şehitlerin tazminatına hükümet karışıyor.onları ne ilgilendirir o zaman.bu mesele şehit ailelerinin hakkıdır.şahitlerimizin kanı parayla satılık değildir.Mesele İsrailin mahkemelerde yargılanıp suçlu bulunmasıdır.20 liraya satılık şehidimiz yok....
01 Temmuz 2016 Cuma 08:19
Eğer savaş ise ona göre davranmalısınız
 // Engin Açıksöz
Bu durumun savaş olduğuna inanıyorsanız, ki naçizane ben de katılıyorum, savaşlarda bitaraf olmanın gerçekte bertaraf olmak anlamına geldiğini de bilirsiniz. Yani Kanal a'da diğer iki sayın beyefendi ile birlikte yaptığınız yorumlarda Sayın Erdoğan ve Hükümete karşı biraz daha insaflı olmanız gerekiyor. Yoksa son yaptığınız konuşmaları yapan yeterince medya mensubu var. Size sıra gelmez....
30 Haziran 2016 Perşembe 16:34
karşımızda ne var?
 // ismail gün.
belliki kapida daha büyük bir savaş belirdi. simdi Türkiye israil( dolayisiyla) abd ile geleneksel ittifaka kayarken bir yandan rusya ile, suudi arabistan(ve belki birazda israil) araciligiyla bir yandanda mısırla ilişkileri düzeltmek isterken bomba patliyor!! Tam da burada soru: karşıdaki gücün kaynağı yüzünü gösterdi mi?? Bu kadar ülke ne için saf tutacak!...
30 Haziran 2016 Perşembe 01:00