YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Bu İşten Kim Ne Öğrendi?
12 Temmuz 2013 09:22

“Bugünler adeta turnusol kağıdı gibi herkesi ortaya çıkarıyor. Ne oldu? Geldiler, geçtiler, gittiler...”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan günler sonra Taksim olaylarını böyle değerlendirdi.

Gezi Parkı’nda “ağaç” talebiyle ortaya çıkan gençlerin bu haklı talebinin arkasına sığınanlar vardı. (O talep ziyadesiyle karşılandı.)

Milletin sokağa çıkmasını fırsat bilenler Hükümet’e karşı bir “Dijital darbe” girişiminde bulundular.

Merkezinde DHKP-C’nin yer aldığı, kendini kalabalıklar ve taraftar gruplarıyla gölgelediği oyun planına göre İstanbul’da Başbakanlık Ofisi, Ankara’da Başbakanlık Binası, TBMM ve Başbakan’ın Keçiören’de bulunan evi basılacak; buralardan herhangi birinde televizyonlar canlı yayına geçeceklerdi.

Mesela CNN International “Halk, diktatör Erdoğan’ın çalışma Ofisi’ni ele geçirdi” diye yayın yapacaktı.

Amaç Hükümeti devirmek değil, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı önlerinde diz çöktürmekti.

Böylece eskiden olduğu gibi istediklerini yaptıracaklardı.

Kimler sahadaydı?

Oligarşik sermaye işin merkezindeydi.

Türkiye’yi yıllarca vesayet altında yöneten Eski Masa’nın tüm adamları işin içindeydi.

Medya bütün kanatları ve varlığı ile operasyonun omurgasını oluşturdu.

Ne varsa sahaya sürdüler; ellerinden geleni yaptılar.

Ancak bu kadarı olabildi.

Peki; bu olaydan sonra kim ne öğrendi? Kimler hangi dersleri çıkardı?

1. Yeni Devlet
Hiç şüphesiz ders çıkaran ilk kurum Devlet oldu.

Devlet, eski yapının hala ayakta olduğunu gördü. Kimin nereye sızdığını, zaafının nerede olduğunu gördü.

Özellikle güvenlik bürokrasisi içinden nasıl gol yediğini fark etti.

Medya üzerinden psikolojik harekatın nasıl yürütüldüğünü neredeyse saniye saniye izledi.

Klasik medyayı ihmal etmenin acı faturasını öderken, karşısına bir de sosyal medyanın çıktığını gördü.

Devlet eksikliklerini kısa sürede giderdi. Kendine çeki düzen verdi.

Bu işten Devlet güçlenerek çıktı.

2. Erdoğan
Bu işten ders çıkaran ikinci kurum hiç şüphesiz siyaset ve onun lideri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan oldu.

Erdoğan, tehlikenin geçmediğini, eski yapının savaşı cepheden verebileceğini gördü.

Eski yapıya destek veren insanların yakınında olduğunu fark etti. İhaneti yaşadı.

Birden yalnız kalabileceğini, çevresindeki pek çok kişinin kazanan tarafa geçebileceğini anladı.

Medyada kendini ve değişimi savunan olmadığını dramatik bir şekilde fark etti.

Başbakan Erdoğan bütün bunlardan ders çıkardı. Parti’de, Devlet kadrolarında ve dahi medyada yeni düzenlemelere gitmek zorunda kaldı.

Bunun için sırtını tek güç aldığı yer olan halka dayadı.

Süreçten güçlenerek çıktı.

3. Millet
Bu işten en büyük dersi halk çıkardı.

Halk asıl hedefin kendisi olduğunu çok çabuk hissetti. Son 10 yılda elde ettiği her şeyin bir anda elinden gidivereceğini gördü.

Demokrasiyi sadece askerlerin tehdit etmediğini anladı. Asıl tehlikenin oligarşik sermaye ve onların yayın organı olarak çalışan medyanın tüm kanatları olduğunu yaşayarak bir kez daha öğrendi.

Durumu kavradığı an siyaset kurumuna ve demokrasiye sahip çıktı.

Seçtiği liderin arkasında durdu.

4. Kürtler
Bu işten ders çıkartan bir diğer kesim ise Kürtler oldu.

Haklı bir talebin arkasına geçen güçlerin hedefinde kendileri ve çözüm süreci olduğunu Türklerden daha çabuk kavradılar.

Meydandan ve darbecilerin yanından çekildiler.

Dahası tehlikeyi görüp hızla çözüme sarıldılar.

Süreçten güçlenerek çıkmasını bildiler.

“Ağaç” bahane edilerek başlatılan Taksim olayları ve arkasından Mısır’da yaşanan askeri darbe girişimi Türkiye’de amaçladıklarının tersi bir sonuca yol açtı.

Yıkmaya, diz çöktürmeye çalıştıkları ne varsa hepsi bu süreçten güçlenerek çıktı.

Sadece gelip geçmediler.

Geldiler ve Yeni Türkiye’nin bütün dinamiklerini uyandırdılar.

Son bir hamle için büyük seferberliği başlatıp gittiler.

 

Celal KAZDAĞLI

12 Temmuz 2013

Yazarın Önceki Yazıları
“FETÖ tu kaka” deyip ümidini Trump’a bağlayanlar! 20.01.2017İslam Ordusu’na ilk davet Irak’tan geldi 18.01.2017Altı ay sonra masaya davet edilen ABD 16.01.2017Ya referandum ya seçim! Neden üçüncü yol değil? 13.01.2017Hiç olmazsa Filistin’e bir Büyükelçi atayalım 11.01.2017Meğer Ortadoğu’yu “bataklık” yapan ABD imiş 09.01.2017Büyükelçiliğin koyduğu o fotoğraf savaş ilanı mı? 06.01.2017ABD Reina’da neden imza bıraktı? 04.01.2017Suriye’de ateşkes, Reina’da katliam, Obama’dan gelen ses 02.01.2017Şimdi Erdoğan suçluyor: “DEAŞ’ı siz destekliyorsunuz!” 28.12.2016Millet Türkiye’nin kiminle savaştığını yeni anlıyor 26.12.2016Bu millet El Bab Şehitleri’ni unutmayacak 23.12.2016Suikast Rusya’yı Türkiye’ye yaklaştırdı ABD’yi uzaklaştırdı 21.12.2016Masalar artık “onlar” olmadan kuruluyor 19.12.2016Sonucu kim belirleyecek: Liderler mi sahadaki örgütler mi? 16.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
23:42
 // GÜÇLÜ LİDERLER
Ben şunu öğrendim; içimizdeki statükocu hainler, güçlü bir iktidar ve lider istemiyor.
Diktatör dedikleri kim?
Mısır'da darbe yapanlara, Esad'a diktatör demeyip, aksine destekleyenler, Utanmadan Sayın Başbakanımız'a diktatör deme aptallığı ve cürreti içindeler. Be hey ahmaklar gürühu! Erdoğan diktatör ise, Atatürk ne idi?!.. Be hey Merd-i kıptiler! Farkında olmadan da, Atatürk'e, diktatör dediğinizin farkındamısınız! Siz de bunu öğrenin!...
12 Temmuz 2013 23:42
16:39
 // Oktay D.Gezer
Sayın Kazdagli;
Tv ve yazılı medyadaki tartismalarınızı her zaman ilgiyle izliyor ve her zaman konulara farklı açılardan bakışınızı çok beğeniyorum. Bugünkü yazınızı da aynı sekilde zevkle okudum;ancak olayların hızlı ve çok yönlü gelişmesinde Sayın Başbakanımızın çok yakınını adeta kuşatıp bir ölçüde de yaniltan görünürdeki ve arka plandaki çok değerli , ama bence pek te yeterli donanıma sahip olmayan ,"Danışmanları"nın rolünü belirtmeye deger bulup bulmadığınızı dogrusu merak ediyorum.Saygilarimla,...
12 Temmuz 2013 16:39