YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Boşa çıkmaya mahkum ABD’nin Türkiye’yi kuşatma politikası
03 Haziran 2016 10:51

Bir dönem bölgesinde “düzen kuran ülke” olarak adından söz ettiren Türkiye arkasında ABD’nin olduğu bir büyük kuşatılma hamlesi ile karşı karşıya.

Ankara’nın önündeki tek tehlike Kuzey Suriye’de açılmak istenen PKK koridoru değil. 

Aynı zamanda Irak üzerinden kuşatılmak isteniyor Ankara.

ABD’de süren Reza Zarrab davası ve Alman Parlamentosu’nun tanıdığı “1915 Ermeni Soykırım Metni” işin başka boyutu.

Daha bir kaç ay önce Türkiye bambaşka bir tablo ile karşı karşıyaydı.

Sykes-Picot’ya karşı Kut’ül Amare ruhu ile hareket eden Türkiye 100 yıl sonra Katar’a askeri üs açmış, uzun süredir devam eden bölge ülkeleri ve İslam Coğrafyasında yürüyen ilişkiler yeni bir boyuta yükselmişti.

Suudi Arabistan’da Şubat sonu gerçekleşen 200 bin askerle yapılan İslam Ordusu tatbikatı geleceğe yönelik ümidi arttırmıştı.

Suudi Arabistan, Azerbaycan, Pakistan, Afganistan, Ukrayna ile yapılan tatbikatlar, Somali’de açılan askeri üs bir şeylerin işareti olarak görülüyor ve güveni arttırıyordu.

Deniz Kuvvetleri’ne bağlı Türk savaş gemileri aynı anda hem Odesa hem Batum limanlarında bayrak gösteriyor, Afrika’nın Doğu kıyılarında, Somali-Cibuti açıklarında ticaret güvenliğini sağlıyordu. 

Azerbaycan Ermenistan’a karşı hamle üstünlüğüne sahipti.

İstanbul’da toplanan İslam İşbirliği Teşkilatı İslam ülkelerini giderek daha çok politik birlikteliğe taşıyan kuvvetli bir adım olarak görülmüştü.

Sonra Türkiye’de Hükümet değişti. Binali Yıldırım başkanlığında kurulan hükümet ile birden gelişmeler tersine döndü. 

“Türkiye’nin uygulayageldiği dış politikasını değiştirdiği” söylendi.

Esasen dış politikanın değiştiğine dair bir açıklama gelmedi, Başbakan Binali Yıldırım’ın “düşmanları azaltacağız, dostları çoğaltacağız” açıklamasının dışında.

O açıklamadan sonra neler oldu:

ABD PKK’nın Suriye kolu YPG ile birlikte içlerinde 4 bin kadar ABD’li paralı askerin de bulunduğu bir kuvvetle IŞİD’e karşı operasyon başlatacağını ilan etti.

Önce Rakka’ya hava operasyonu yapıldı, ardından Türkiye’nin sınırına yakın Fırat’ın batısında bulunan Münbiç kasabasına YPG unsurları saldırıya geçti.

Hükümet Sözcüsü bir gün önce “ABD’ye birlikte operasyon teklifi yaptık” demesine rağmen.
ABD Türkiye ile değil YPG ile birlikte Münbiç operasyonunu yaptı.

Bu Türkiye’yi Suriye’de devre dışı bırakma ve bir kuşatma harekatıydı.

Benzer bir durum Irak’ta yaşanıyor.

Felluce’yi IŞİD’ten kurtarmak için Irak Ordusu, İranlı Şii milisler ve ABD hava unsurları bir operasyon başlattı. Çoluk, çocuk, sivilleri katleden harekat IŞİD’in karşı saldırısı ile şimdilik durdu.

Sırada Musul var. IŞİD’ten kurtarmak istiyorlar.

ABD hem Suriye’de hem Irak’ta IŞİD’e karşı yapılan operasyonlara Türkiye’nin katılmasını istemiyor. İncirlik üssünü kullanırken Türkiye IŞİD’e karşı kurulan koalisyonun bir parçasıydı oysa. İş kara tatbikatına gelince Türkiye’nin topraklarını kullanan ABD Türk Ordusu’nu devre dışı bırakıyor.
Bununla da yetinmiyor. Türkiye’ye yakın Mesut Barzani’ye operasyon çekiyor.

İran devreye girdi. Goran Hareketi ile Celal Talabani’nin partisi KYB arasında İranlı diplomatların nezaretinde felçli Celal Talabani’ye takım elbise giydirilerek bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşma daha sonra PKK ile imzalandı. 

Barzani köşeye sıkıştırılarak etkisiz hale getirilmek isteniyor. PKK-Goran ve KYB birlikte IŞİD’e karşı mücadele adı altında Kerkük’e yerleştiriliyor. Musul da alınabilirse, PKK’ya çoktan terk edilmiş olan Şengal ile Türkiye Irak üzerinden de kuşatılmış olacak.

Bunlar yetmiyormuş gibi dostları çoğaltmak adına Türkiye’ye bir de İsrail ile anlaşma yapması öneriliyor. Yetmiyor Esat ile ilişki kur deniyor.

ABD Türkiye’yi kuşatabileceğini zannediyor.

Yanılıyor. Türk milleti bu tabloyu kabul etmeyecek, elinin tersiyle bir kenara atacaktır.

ABD Vietnam’da, Afganistan’da, Irak’ta nasıl battıysa yine yeniden Irak’ta ve Suriye’de öyle batacak.

Kuşattım zannedenler, kuşatıldıklarını fark ettiklerinde onlar adına iş işten geçmiş olacak. 

Ne Türkiye, ne İslam ülkeleri vaz geçmeyeceklerdir.

Kim ne der, ne yaparsa yapsın.

 

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
İslam Ordusu’na ilk davet Irak’tan geldi 18.01.2017Altı ay sonra masaya davet edilen ABD 16.01.2017Ya referandum ya seçim! Neden üçüncü yol değil? 13.01.2017Hiç olmazsa Filistin’e bir Büyükelçi atayalım 11.01.2017Meğer Ortadoğu’yu “bataklık” yapan ABD imiş 09.01.2017Büyükelçiliğin koyduğu o fotoğraf savaş ilanı mı? 06.01.2017ABD Reina’da neden imza bıraktı? 04.01.2017Suriye’de ateşkes, Reina’da katliam, Obama’dan gelen ses 02.01.2017Şimdi Erdoğan suçluyor: “DEAŞ’ı siz destekliyorsunuz!” 28.12.2016Millet Türkiye’nin kiminle savaştığını yeni anlıyor 26.12.2016Bu millet El Bab Şehitleri’ni unutmayacak 23.12.2016Suikast Rusya’yı Türkiye’ye yaklaştırdı ABD’yi uzaklaştırdı 21.12.2016Masalar artık “onlar” olmadan kuruluyor 19.12.2016Sonucu kim belirleyecek: Liderler mi sahadaki örgütler mi? 16.12.2016Ne güzel bir slogan: “Ordu Halep’e!..” 14.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
duamız
 // vatan
Özet tespit çok güzel kaleminize sağlık duamız odur ki yazının sonu gibi bu hikayede ümmet millet ve vatanımız için hayırlı olur...
05 Haziran 2016 02:38
 // Recep Hacıeyüpoğlu
Yazının başı olumsuz başlıyor sonu Nasıl oluyorsa bir umut havası ile bitiyor ama gerekçeleri yok .üstad çaresizlik durumunu kabullenmek istemiyorsun ancak büyük bir şavaşı göze alamayanlar bu günden sonra bölge de söz sahibi olamaz...
03 Haziran 2016 19:50
 // Serdal
İnşallah hocam inşaallah...
03 Haziran 2016 19:38