YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Bir Laboratuar Şehir Mersin
30 Nisan 2013 10:52

Mersin’den başlamak fikri Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan’a aitti.

“İlginç bir örnek” dedi Mersin için. Yola Mersin’den başlamamızı istedi.

Hafta içi her gün “Manşetlerin Dili” programını birlikte yaptığımız Fatin Dağıstanlı ile yola çıktık.

Kanal A’nın canlı yayın ekibi ile birlikte 15 gün boyunca Anadolu’yu dolaşacağız.

Günde iki program yapacağız. Öğleye doğru bizim klasik “Manşetlerin Dili”nde yerel gazetecileri ağırlayacağız.

Akşam saatinde ise o şehrin toplum önderleri ile buluşup “Çözüm için sen de konuş” diyeceğiz.

Pazartesi günü Mersin’den başladık.

Meramımızı anlattığımız zaman aldığımız ilk cevap “biz zaten barışı gerçekleştirmiş bir kentiz” oldu.

Arap, Kürt ve Türk nüfusu bir arada yaşıyor bu kentte. Aynı zamanda Mersin mezhep farklılıklarını da içinde barındırıyor. Sünni Müslümanlar ile birlikte Arap Alevileri ve Anadolu Alevileri bir arada yaşıyorlar.

Şehirde 10 bine yakın Hıristiyan var ve kiliselerinde ibadet edebiliyorlar.

Suriye’de yaşanan olaylardan sonra Mersin’e gelip yerleşen 20 bine yakın Suriye vatandaşı mevcut.

Halkın Suriyelilere karşı en ufak tepkisi yok.

Bu mozaik seçimlere de aynen yansımış. Mersin Parlamento’da 4 ayrı parti tarafından temsil ediliyor.

Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan Arap kökenli bir siyasetçi; CHP’den seçilmiş, 3 dönemdir Belediye Başkanı.        

“Macit Özcan aday olmadığı zaman AK Parti Mersin’i alabilir” kanaati giderek şehirde hakim olmaya başlamış. Yapılan anketler bu kanaati doğruluyor.

Hangi partiden olursa olsun pek çok insan şehirde sağlanan barış ortamında Macit Özcan’ın katkısı olduğuna inanıyor.

Toroslar Belediye Başkanı Hamit Tuna MHP’li, buna karşılık Yenişehir Belediye Başkanı Faik Türk BDP’li.

Aynı Meclis’te birlikte çalışıyorlar.

Mersin Kent Konseyi Genel Sekreteri Nuri Özdemir, 30 yıl boyunca zor durumda kalan Kürtlerin Mersin’e sığındıklarını söylüyor. “Bunun nedeni” diyor “kentin kucaklayıcı havası ve sosyal demokrat yönetimler.” 

Çok yoğun yaşanan göç şehrin dokusunu etkilemiş. Ama son yıllarda şehrin yeniden kendini bulmaya başladığı görülebiliyor.

Bahar ve yaz akşamları kentin uzunluğu 10 km’yi bulan denize sıfır parkında 10 binlerce insan gece yarılarına kadar vakit geçirebiliyor.

Macit Özcan döneminde doldurularak yapılan bu park ile şehir yeniden denizle buluşmuş. Belki Mersinli farkında değil ama kent kültürü kendini büyük oranda burada üretiyor.

Farklı kültür, farklı inanç ve mezhep ile farklı etnik yapı aslında çatışmayı değil, dinamizmi sağlamış. Belki de ekonominin bu kadar canlı olmasının altında bu mozaik yatıyor.

Mersin’de tartışmaya katılan konukların hemen hepsi genel medyadan şikayetçi.

“Bir mahallede atılan taş, tüm Mersin’e mal ediliyor. Mersin kavga eden bir şehir olarak tanıtılıyor. Oysa gerçek o değil” diye serzenişte bulunuyor.

Genel medyanın Mersin ile ilgilenmeyişine kentin tepkisi büyük.

Ziraat Mühendisi Mehmet Ateş “biz Türkiye’nin küçük bir modeliyiz” diyor.

 Çözüm süreci ile amaçlanan şeyin Mersin’de zaten gerçekleştiği görüşü şehirde hakim görünüyor.

Mersin Suriye’de yaşanan olaylardan olumsuz etkilenmiş. Lazkiye ile kardeş şehir olan Mersin, iç savaş nedeniyle ciddi anlamda ekonomik kayba uğramış.

Kuzey Irak’ta ekonominin canlı oluşu Suriye kaybını belli ölçüde azaltmış. O yönüyle Mersin bir lojistik merkez olmuş. Liman burada büyük işlev görüyor. Kuzey Irak ve Anadolu’nun Akdeniz’e açılan kapısı olmuş.

Mesiad Başkan Yardımcısı Bedrettin Gündeş, şehrin ekonomisine dikkat çekiyor, patlamaya hazır yapısından söz ediyor.

Doç. Dr. Cemal Altan Mersin Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Mersin üzerine epey çalışmış bilim adamı. Şehrin sosyolojisini iyi analiz etmiş. Kentin değişimini gelecekte sadece Türkiye’de değil bölgede oynayacağı rolün farkında. Yola Mersin’den başlamamızın doğru olduğunu söylüyor. Kentin laboratuar özelliğine dikkat çekiyor.

Ama bize asıl umut veren bir pastane ustası oldu. “Siz” dedi “Anadolu’ya çıkmakla bir Hacc görevi yapıyorsunuz.”

Mersin’de yola, yönteme itiraz olsa da, endişe yerini çoktan umuda bağlamış.

 

Celal Kazdağlı

30 Nisan 2013

Yazarın Önceki Yazıları
İslam Ordusu’na ilk davet Irak’tan geldi 18.01.2017Altı ay sonra masaya davet edilen ABD 16.01.2017Ya referandum ya seçim! Neden üçüncü yol değil? 13.01.2017Hiç olmazsa Filistin’e bir Büyükelçi atayalım 11.01.2017Meğer Ortadoğu’yu “bataklık” yapan ABD imiş 09.01.2017Büyükelçiliğin koyduğu o fotoğraf savaş ilanı mı? 06.01.2017ABD Reina’da neden imza bıraktı? 04.01.2017Suriye’de ateşkes, Reina’da katliam, Obama’dan gelen ses 02.01.2017Şimdi Erdoğan suçluyor: “DEAŞ’ı siz destekliyorsunuz!” 28.12.2016Millet Türkiye’nin kiminle savaştığını yeni anlıyor 26.12.2016Bu millet El Bab Şehitleri’ni unutmayacak 23.12.2016Suikast Rusya’yı Türkiye’ye yaklaştırdı ABD’yi uzaklaştırdı 21.12.2016Masalar artık “onlar” olmadan kuruluyor 19.12.2016Sonucu kim belirleyecek: Liderler mi sahadaki örgütler mi? 16.12.2016Ne güzel bir slogan: “Ordu Halep’e!..” 14.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.