YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Bir hikayenin sonu
03 Mart 2016 17:21

Buraya kadarmış.

1970’lerde Ankara Çubuk’ta kurdurulan, bize Kürt siyasal hareketinin temsilcisi diye yutturulan PKK’nın sonuydu Lice’de, Sur’da gördüklerimiz. Diyarbakır’da yaşadığımız tablo.

PKK 12 Eylül öncesi ortaya çıktığında ilk yaptığı iş diğer Kürt örgütlerine saldırmaktı. Mahallenin tek kabadayısı kalıncaya kadar hep Kürt örgütlerine saldırdı. Kürtleri öldürdü.

12 Eylül sonrası ilk eylemi de Kürt köylerine saldırmaktı. Çoluk, çocuk, kadın demeden önüne kim çıktıysa öldürdü. “Bebek katili” sıfatını o zaman aldı.

Liderleri Öcalan “silahın devri bitti” dedi, dinlemediler. “Silahla değil siyasetle yolumuza devam edeceğiz” talimatını verdi. Oralı olmadılar.

Belki uslanırlar, siyaset yapanlar PKK’nın elinden silahı alırlar diye, HDP’ye rüyalarında göremeyeceği desteği verdiler.

Siyaset PKK’nın elinden silahı alacağı yerde Kandil, HDP’nin önünden kürsüyü çekip aldı.

Millet dağdaki, kırdaki, bayırdaki silahtan rahatsızken, onlar silahı, bombayı şehre taşıdı. 

Neymiş o? Şehir savaşı vereceklermiş.

Hendek kazdılar, sokakları kapattılar, kurtaracakları halkın evlerine zorla girdiler, “özyönetim” ilan ettiler.

Halkı da önlerine canlı kalkan olarak koydular.

“Biz değil siz ölün” dediler.

Kürtler PKK’dan uzaklaştı, devletin yanında yer aldı.

Şehirde gelip kendini öldüren, evini, aşını gasp eden, evladını rehin alan PKK’nın yüzünü gördü.

Kürt’ün değil ABD’nin, Rusya’nın, İran’ın kuklası bir örgüt olduğunu anladı.

Moskova’yla değil Ankara’yla olmayı tercih etti.

PKK’nın bu coğrafya ile, bu tarih ile, bu millet ile alakasının olmadığını öğrendi. 

Karşısında bir lejyoner ordusu vardı.

Bir de ona destek olmaya kalkan HDP.

Millet her ikisini birden silip attı.

Kendini hala bir şey zanneden Selahattin Demirtaş’ın çağrısına uymadı. Diyarbakır yürümedi.

Kürtler PKK’yı ve HDP’yi çukura gömdü.

Dün itibariyle PKK hikayesinin son noktası konuldu.

Bundan sonra yapabilecekleri YPG gibi, DHKP-C gibi, FETÖ gibi örgütler ile sağda solda bomba patlatmak, bir kaç saldırı düzenlemek, suikast yapmaya kalkışmaktan ibaret olacaktır.

Milletin ve Devletin yapması gerekenler var.

Yıllardır bu millete “Kürtlerin tek temsilcisi PKK, HDP” denildi. Diğerlerini saymadılar bile. Bölgenin zihin dünyası 35 yıldır PKK’ya rehin verildi. PKK’nın dışında düşünmek yasaklandı. Düşünenlerin önüne zulüm ve ölüm kondu.

Derhal bu tablonun değiştirilmesi gerekiyor.

Yeni yüzler, yeni isimler, yeni görüşler, yeni yapılar toplumun önüne çıkarılmalıdır.

Sivil toplum örgütleri cesaretlendirilmeli, önüne kürsü, mikrofon konmalıdır.

AK Parti’nin bölge milletvekilleri ideolojik mücadelenin içine girmeli, bölgenin siyasi temsilcileri olduklarını kanıtlamalıdırlar.

Bölgedeki belediye başkanları ve belediye meclis üyeleri görevden alınmalı, yerlerine bölgenin bildiği, tanıdığı, temsil ve hizmet kabiliyeti olan isimler atanmalıdır.

Kaymakamlar, valiler, devletin bütün birimleri, üniversiteler halkı kucaklamalı, her türlü hizmetini görmeli, milletle bütünleşmelidir.

Elbette Sur, Cizre yeniden yapılacak, maddi zararlar karşılanacak. Devlet bu hizmeti en kısa zamanda yapacaktır.

Asıl hizmet halkın gönlünü, ruhunu, zihnini ve idrakini hür kılabilmektir. 

İşte o zaman halk yeni bir hikaye yazabilir.

 

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Türkiye... yeni bir yolculuğa yelken açıyor... 17.05.2017Türkiye ABD’yi neden ikna etmek durumunda olsun ki 12.05.2017Erdoğan-Trump görüşmesinin bir önemi kaldı mı? 10.05.2017CHP’nin Fikri Sağlar kararı kurultay davetiyesi gibi 08.05.2017ABD’nin “çatışmasız bölge” çalımı: PKK’ya verilen 22 tır silah 05.05.2017Üye olduğu gün o fezleke Meclis’e gönderildi 03.05.2017Erdoğan AK Parti’ye dönerken CHP’de ne oluyor? 01.05.2017Ringde dayak yiyen boksör görüntüsü 28.04.2017Yeniden sahaya çıkan Türkiye kimin oyun planını bozuyor? 26.04.2017“En birinci Reisçi benim!..” kavgası 24.04.2017CHP provokasyonun eşiğinden nasıl döndü 21.04.2017Kılıçdaroğlu’nun tek çıkışı: O karardan vazgeçmek 19.04.2017Erdoğan’ın tercihi hangisi: Seçim; hemen mi, 2019’da mı? 17.04.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.