YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Beraber Yaşamın Kadim Şehri
02 Mayıs 2013 09:02

Hatay her şeyi ile farklı bir şehir. O fark sadece Ezan, Çan ve Hazan sesinden gelmiyor.

Lozan sonrası Türkiye’nin sınırları ilk kez Hatay için değişti. Hatay’ı farklı kılan ayrı bir devlet olarak kalmayı reddedip, Türkiye ile birlikte olma isteği de değil.

Hatay üzerine çok oynanmış. Özellikle merkez Antakya hedef alınmış. Birlikte yaşama kültürü yok edilmek için çaba harcanmış. Ama hepsi boşa çıkmış.

Çok din, çok dil, çok kültür bu şehre damgasını vurmuş. Tarihin en eski şehirlerinden biri, ilk dönemden bu yana herkesi içinde barındırmış.

Esasen küçük bir kasaba özelliği taşıyabilecekken, hep kent olarak yaşamış. Kadını, erkeği ve her rengiyle bir arada olmuş.

O hırçın, her zaman isyan eden Asi bile Antakya içinde sakinleşip, kentin havasına kendini uydurmuş.

Antakya için son deneme Suriye’de yaşanan olaylar vesilesi ile yapılmak istenmiş.

Başaramamışlar.

Antakya Belediye Başkanı Lütfü Savaş devreye girmiş. Tüm belediye başkanları ile birlik beraberlik görüntüsü vermiş. Cemaat önderleri ile halkı bir arada tutmanın gayretine düşmüş. Hatay’a sığınan Suriyelilere kapı açmış, onların kısa sürede Antakya kültürüne uymaları için gerekenler yapılmış.

O dönem dışarıdan çok kişi gelmiş. Hatay’ı karıştırmak, Suriyeliler üzerinden siyaset yapmak üzere. Hiç biri kendine zemin bulamamış.

Hızarcılar ve Mobilyacılar Oda Başkanı Mehmet Ali Yapar işin sırrını anlatırken “biz” dedi, “kendi içimizdeki en aşırı uçları kenarda tutar, arada kalan insanlarla kenetleniriz. Bizi kurtaran budur.”

“Çözüm İçin Sen de Konuş” programına katılanların verdiği fotoğraf zaten kentin neden bir arada olduğunu gösteriyordu.

Musevi Cemaati Vakfı Başkanı Şaul Cenudioğlu, Ortodoks Cemaati Ruhani lideri Peter Jan Dellüller, Protestan Kilisesi Vakfı Başkanı Yakup Chang, Yakıtlı köyü Ermeni Cemaati Başkanı Cem Çapar, Hatay İl Müftü Yardımcısı Cafer Erol, Alevi Cemaati kanaat önderi Nasrettin Eskiocak, 157 derneğin oluşturduğu Hatay Dernekler Federasyonu Başkanı Abdurahman Taşçıoğlu, Hatay Muhtarlar Dernek Başkanı Mahmut Gülcü, Antakya Hızarcılar ve Mobilyacılar Oda Başkanı Mehmet Ali Yapar, Hatay Şekerciler ve Tatlıcılar Oda Başkanı Abdülgani Kıt o fotoğrafı veren isimlerdi.

Her biri ayrı bir mensubiyeti temsil ediyordu. Ayrı inanca sahip o insanlar bayramlarda, cenazelerde, evliliklerde, zor zamanlarda hep bir arada olabiliyorlar.

Çözüm sürecinde kafalarda var olan “acaba ne alındı ne verildi, hangi pazarlıklar yapıldı” gibi sorulara cevabı Peter Jan Dellüller verdi:

“Barışın pazarlığı olmaz.”

“Bizi örnek alın” diyen Antakya insanı, bir şey verilip karşılığında bir şey alınarak barışın sağlanabileceğine inanmıyor. Barışın herkesin bir birini olduğu gibi kabul etmesi ile kurulacağını söylüyorlar.

Antakya bunu başarmış. Herkes birbirinin komşusu; bunu biliyorlar. Herkes komşunun inancına, yaşam biçimine saygı gösteriyor. Derdine koşuyor.

Antakya 24 saat yaşayan bir kent. Kadını, erkeği, peçelisi, askılısı, Arabı, Türkü herkes gecenin 12’sinde, birinde bile sokakta dolaşıp bir yerlerde oturup sohbet edebiliyorlar.

Sokak bütün cömertliği ile sizi içine çekiveriyor.

MHP’den seçilmiş Yayladağ Belediye Başkanı Mustafa Kemal Dağıstanlı ile AK Parti’den seçilmiş Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş birlikte yürüdükleri sokakta aynı ilgiyi görüyor ve hiç yadırganmıyor. Hiç kimse farklı görüşten insanların yan yana yürümesine olağandışı bir şeymiş gibi de bakmıyor.

Akil insan Kadir İnanır’ın söylediği gibi “her yer Hatay olsa sorun olmaz.”

Hatay bize kadim beraberliğin nasıl kurulabileceğinin örneğini veriyor.

Çözümün ve gelecek Türkiye’nin küçük bir modelini oluşturuyor.

 

Celal KAZDAĞLI

2 Mayıs 2013

Yazarın Önceki Yazıları
Altı ay sonra masaya davet edilen ABD 16.01.2017Ya referandum ya seçim! Neden üçüncü yol değil? 13.01.2017Hiç olmazsa Filistin’e bir Büyükelçi atayalım 11.01.2017Meğer Ortadoğu’yu “bataklık” yapan ABD imiş 09.01.2017Büyükelçiliğin koyduğu o fotoğraf savaş ilanı mı? 06.01.2017ABD Reina’da neden imza bıraktı? 04.01.2017Suriye’de ateşkes, Reina’da katliam, Obama’dan gelen ses 02.01.2017Şimdi Erdoğan suçluyor: “DEAŞ’ı siz destekliyorsunuz!” 28.12.2016Millet Türkiye’nin kiminle savaştığını yeni anlıyor 26.12.2016Bu millet El Bab Şehitleri’ni unutmayacak 23.12.2016Suikast Rusya’yı Türkiye’ye yaklaştırdı ABD’yi uzaklaştırdı 21.12.2016Masalar artık “onlar” olmadan kuruluyor 19.12.2016Sonucu kim belirleyecek: Liderler mi sahadaki örgütler mi? 16.12.2016Ne güzel bir slogan: “Ordu Halep’e!..” 14.12.2016Artık adını koyalım: Bu iş; Terör değil, Savaş 12.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.