YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
BDP Özür Diledi; Milliyet Ne Yapacak?
13 Mart 2013 10:11

 

Milliyet gazetesi BDP heyeti ile Abdullah Öcalan’ın görüşme notlarını “İmralı Zabıtları” diye yayınladığında meseleye gazetecilik açısından bakanlar fena yanıldı.

Yapılan işin yeni bir “Oslo” denemesi olduğu anlaşıldı.

BDP, yayınlanan tutanakların kendisinden çıktığını kabul etti ve özür diledi.

Olayın bir yerinde DİHA, Dicle Haber Ajansı çıktı.

BDP’nin açıklamasına göre, görüşmeyi yapan üç milletvekili tarafından hazırlanan notlar yasak olmasına rağmen PM üyesi tarafından çoğaltılıp DİHA muhabirine (aynı zamanda Özgür Gündem yazarı) veriliyor.

DİHA dediğimiz zaman aklımıza “Oslo Süreci” geliyor.

2011 yılında DİHA Oslo’da gerçekleştirilen müzakere toplantılarına ait ses kayıtlarını ve çözümünü yayınlamıştı. O yayından sonra Oslo’da kurulan masa devrilmişti.

“Görüşmelerin iç yüzü Erdoğan’ı yakacak” başlığı ile verilen o görüşme metninden sonra ne olmuştu?

Önce PKK içinde şiddet yanlısı olan grup müzakere yapılmasına tepki koymuş, “Devrimci Şiddet stratejisi” adını verdikleri yeni dönemi başlatmış ve terörü alabildiğine yaygınlaştırmaya çalışmıştı.

Masayı devirip, görüşmeyi sızdıranlar ile şiddete başvuranlar aynı çevreydiler.

Masayı devirenler sadece silaha başvurmakla yetinmediler.

“Görüşmelerin iç yüzü Erdoğan’ı yakacak” başlığını atanlar hedefe MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı koydu. Fidan o göreve Başbakan’ın özel temsilcisi olarak katılmıştı.

Fidan “terör örgütü ile müzakere yapmakla” suçlandı. Hakkında 7 Şubat fezlekesi diye bilinen darbe girişimi gerçekleştirildi. Şüpheli sıfatı ile savcılığa çağrıldı.

Şayet TBMM devreye girmese idi Fidan Savcılığa gidecek ve muhtemelen tutuklanacaktı. Sıra Başbakan Erdoğan’a gelecekti.

Erdoğan bu durumu “Hedef bendim” diyerek açıkladı.

“İmralı Zabıtları”nın Milliyet tarafından yayınlanması II. Oslo darbesidir.

Başbakan Milliyet’te atılan manşetin ne anlama geldiğini biliyordu. O yüzden ısrarla üzerinde durdu. Milliyet’e ve BDP’ye “olayı açıkla” çağrısı yaptı.

Milliyet’e 28 Şubat sürecinden sonra ikinci defa Genel Yayın yönetmeni olan Derya Sazak “bu haberdir”  diye savundu sonra hemen çark etti; “olay benim için kapanmıştır” dedi.

Oysa olay daha yeni başlıyor.

Şayet atılan o manşet amacına ulaşsaydı ne olacaktı?

Ne olacağının ipucunu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu verdi.

Kılıçdaroğlu beklenmedik bir sırada Köşk’e çıktı ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e “Çözüm süreci MGK’da görüşülüp bir karar alındı mı” diye sordu.

Çözüm sürecini “Hukuk dışı” ilan etti. “MİT illegal iş yapıyor” dedi.

MİT’e görevi Hükümet verdiği için illegal faaliyet Hükümet emri ile yapılmış oluyordu.

Bunun anlamı hukuk marifetiyle 7 Şubat’ta gerçekleştirilmeye çalışılan MİT Darbesi’ne benzer bir durumun ortaya çıkmasıydı.

Başbakan durumu erken kavrayıp “Batsın böyle gazetecilik” diyerek işi sıkı tutunca, operasyonun gerçekleşmesine destek veren çevreler, önce “MİT sızdırdı” propagandası yaptılar; akıl dışı bir çaba olduğu anlaşılınca hemen çark edip faturayı BDP’de çalışan çaycıya kestiler.

BDP yönetimi, Başbakan’dan ve kendi kitlesinden gelen baskılara dayanamadı ve metnin kendilerinden çıktığını kabul etti.

İşaret ettiği isimler Oslo sürecini baltalayanlar ile akraba çıktılar.

Atılan manşetin masum olmadığı anlaşıldı.

Yapılan işin gazetecilik değil, süreci sabote etmeye yönelik bir girişim olduğu ortaya çıktı.

Bu süreçte BDP üzerine düşeni kısmen yaptı. Şimdi sıra Milliyet’te...

Bakalım o ne yapacak?

Yeni manşetler atmaya devam mı diyecek, işin ne olduğunu anlatıp özür mü dileyecek?

 

Celal KAZDAĞLI

13 Mart 2013

 

Yazarın Önceki Yazıları
Dengeleri değiştiren Ankara ziyareti 18.08.2017Enternasyonal bir dayanışma değil Hibrit savaşı 16.08.201716. Yılında AK Parti: Yoluna devam ediyor 14.08.2017Türk milletinin sınıra çekilen duvarla imtihanı 11.08.2017Darbenin yargılandığı mahkeme salonu 09.08.2017“Afiyet olsun” diyen genç kızın gözündeki o parıltı​ 07.08.201722 dakika 40 saniye... 02.08.2017Darbe gecesinin merak edilen tek konusu o mu? 31.07.2017Trump sonrası Türkiye bölgede kimin yanında duruyor? 21.06.2017“Yürüyüş” Kemal Kılıçdaroğlu için bir jübile mi? 19.06.2017Karşı karşıya gelen değil; yan yana duran Türkiye, kazanır! 16.06.201768 Kuşağından kalan yegane devrimci; Devlet Bahçeli 14.06.20173 yıl önce bugün, DEAŞ’ın işgal ettiği Musul’dan geriye ne kaldı 12.06.2017ABD’ye ilk darbeyi İran, ikincisini Katar Emir’i vurdu 09.06.2017ABD’nin hedefi: İslam Dünyası’nı bölmek! 07.06.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.