YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Baykal’ın çıkışı: Teslim alınan CHP’nin isyan sesi
16 Şubat 2016 13:35

Son günlerde ABD için iki büyük hatadan söz ediliyor. Birinci hata, ABD’nin Bağdat’ı İran’a kendi elleriyle teslim etmesiydi. İkinci büyük hata ise ABD’nin Suriye’yi Rusya’ya bırakmasıydı.

CHP için de benzer iki büyük hatadan söz etmek mümkün: 2010’dan sonra CHP yönetimi Baronlar tarafından önce FETÖ’ye teslim edildi. Sonra yanına HDP anlayışı monte edildi. 

Türkiye’nin PYD’yi bombalaması nasıl Bağdat’ı İran’a, Suriye’yi Rusya’ya teslim eden ABD’ye bir isyan, karşı koyuş ise Deniz Baykal’ın CHP’ye yönelik eleştirileri de FETÖ’ye ve HDP anlayışına bir isyandır.

Türkiye’nin ABD’yi hedef alan PYD bombalaması ile Deniz Baykal’ın CHP’ye giydirilen deli gömleğine itirazı aynı zamana denk gelmiştir.

Öyle olması da gerekiyordu.

Kendi hikayesini “yedi düvele karşı koymak” üzerine kuran, Milli Mücadele ruhu üzerine oturan, “kuvva ile molla”yı bir edip emperyalizme Anadolu’yu dar eden geleneğin temsilcisi olmayı daima referans alan bir gelenek daha fazla suskun olamazdı.

Türkiye’nin ABD ve Rus emperyalizmine karşı giriştiği beka mücadelesinde CHP’nin neredeyse karşı cephede kamp kurmaya kalkışmasına sessiz kalınamazdı.

Deniz Baykal nihayet konuştu.

İlk bakışta parti içi bir mücadele gibi anlaşılsa da Baykal’ın ortaya çıkışı Türkiye içindir; bu millet adınadır.

“Azez-Halep hattını açık tutmak için Türkiye’nin bombalama hakkı vardır” diyor Deniz Baykal. 

Halep Misak-ı Milli’dir. Misak-ı Milli hem Osmanlı Meclis-i Mebusan’ın mirasıdır hem de Ankara’da toplanan Büyük Millet Meclisi’nin emir telakki ettiği birinci görevidir.

O birleştirici ruhu taşıyanlar Halep’e seyirci kalamaz. 

Deniz Baykal o ruhun bugünkü temsilcisi olarak Halep’e sessiz kalamazdı; kalmadı.

Türkiye nasıl 13 Şubat günü obüslerden çıkan top mermileri ile yeni bir döneme adım attıysa CHP de Deniz Baykal’ın çıkışı ile yeni bir yol ayrımına gelmiştir.

Tahir Kemal’in yazdığı Yol Ayrımı’nın yeni izdüşümüdür CHP’nin geldiği nokta.

Deniz Baykal sadece CHP’yi değil, onu var eden arka plandaki dokuya seyahat ediyor. Orayı değiştirmek, dönüştürmek istiyor.

Milli olmak, Türkiye ile yol almak, Alevi’yi, Kürt’ü, Türk’ü, Müslümanı kucaklamak... 

Baykal CHP’de bunu yapmak istiyor.

Cumhuriyeti kurmakla övünen CHP’yi Yeni Türkiye’nin bir kurucu unsuruna dönüştürme derdinde Deniz Baykal.

Yapabilir mi?

Yapacaktır; yapmalıdır.

Türkiye’nin içerde birleşmeye ihtiyacı var. Anadolu işgal edildiğinde devreye giren kuvva ruhunun CHP’de yeniden uyanması gerekiyor.

Tanzimat geleneğinden bugüne gelenlerin, Batı’ya baktıkları kadar Doğu’ya da bakmaya ihtiyaçları var.

Baykal bunun ilk adımını attı.

Dünü reddetmeden, bugünü anlamanın mümkün olduğunu gösterdi. Geleceği birlikte kurmak tarihsel bir zorunluluktur.

Türkiye’nin çıktığı bu yolda ilk işaret CHP içinde isyan ateşini yakan Baykal’dan geldi. Onu Kürtler ve Aleviler izleyecektir.

Türkiye bir toparlanma yoluna giriyor.

Teslim aldıkları CHP’nin teslim alınması bu milletin bir görevidir.

Baykal’ın yaptığı şey millete bu görev hatırlatmaktı.

Millet gereğini yapacaktır.

    
    
  

Yazarın Önceki Yazıları
Kerkük’e Barzani bayrağı asılıyor, Ankara referandumu bekliyor 29.03.2017Ankara’ya Rağmen ABD’nin Dayattığı PYD Planı 27.03.2017Pentagon ve CIA’ye verilen sınırsız operasyon izni 24.03.2017Terör koridorunu açamayanlar 100 binlik ordu kuruyor! 22.03.2017ABD durmuyor... Cami bombalıyor, YPG’ye helikopter veriyor 20.03.2017İki fotoğraf: Masada üç Komutan... Arabada bir Bakan 17.03.2017Türkiye elindeki “etkili silahı” ne zaman kullanmalı? 15.03.2017Osmanlı; Doğu’da kazanmadan Batı’da sefere çıkmazdı 13.03.2017Barzani ve Rojava Peşmergesinin önü açılıyor 10.03.2017Almanya ABD’nin yerine ne zaman Ankara’ya düşman oldu? 08.03.2017Erdoğan’ın Almanya tepkisine Bahçeli’den gelen destek 06.03.2017ABD askeri PKK/YPG için ölür zannedenler! 03.03.2017Menbiç’te “Hendek Kazan” 500 ABD Askeri 01.03.2017Mehmetçik El Bab’a girdi ABD her yere silah yığdı 27.02.2017AK Parti’nin “evet” sloganı “Geleceğe cüret et” 24.02.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.