YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Aynı türküyü dinleyenler neden aynı şarkıyı terennüm etmesinler
06 Ocak 2014 10:34

“Bunca emek boşa mı gitti?”

Bugünlerde pek çok insanın kafasında bu soru var.

Ergenekon ve Balyoz davalarında yeniden yargılama gündeme gelince “derin devlet”e karşı mücadele eden insanlar biraz şaşkın durumdalar.

Ne yapacaklarını bilemiyorlar.

Emniyet ve Yargı içinde açığa çıkan cunta kafaları iyice karıştırdı.

Yargıyı ele geçiren cuntanın adaletine kimse güvenmiyor. Onların dağıtacağı adalet geri dursun diyenler çoğunlukta.

Yargı içinde var olan “Paralel Yapı” emirleri “Abiler”den alıyor.

Türkiye’de derin devleti bitirmek için yola çıkıp “One Minute” diyenlerin karşısına “Paralel bir Yapı” çıktı.

O Paralel Yapı’nın eski “Derin Devlet”e karşı mücadele ettiğine nasıl inanacağız?

Gerçekten “Paralel Yapı” “Derin Devlet”e karşı mücadele etti mi?

Etmediği, tam tersi “Derin Devlet”i koruduğu anlaşılıyor.

“Derin Devlet” ile hesaplaşmasının önünü “Paralel Yapı”nın kestiğini şimdi daha iyi anlıyoruz.

Kurunun yanına yaşları da katmışlar. Sahte delil üretmişler... İlgisiz olanları toplayıp suçlu ilan etmişler.

İlker Başbuğ, Hanefi Avcı gibi “Paralel Yapı”yı erken fark edip mücadele edenleri de “Derin Devlet” deyip yargılamışlar.

Nedim Şener, Ahmet Şık gibi isimleri de eklemişler...

Solun, kentli orta sınıf ailelerin “Derin Devlet” ile hesaplaşmasının önünü kesmişler.

Onlar “Derin Devlet”i yargılamadılar...

Onlar “Derin Devlet”in yerine “Paralel Yapı”yı koymak için yer açmaya çalıştılar.

Açtıkları her alana yerleştiler.

Şimdi “Paralel Yapı”nın yargısını tümden çöpe atma zamanıdır.

Evet; Ergenekon, Balyoz gibi davalar yeniden görülmelidir. 28 Şubat Davası’nı açılmış saymadığımız için onun yeniden yargılanmasına gerek yok. Ama yeniden açılmasına ihtiyaç var.

Bu davaların yeniden görülmesi bunca çabanın boşa gitmesi anlamına gelir mi?

İşi nasıl ele alacağınıza bağlı.

Yargıyı paralel yapıdan kurtarmadan yapılacak yargılamalar emeklerin boşa gitmesi anlamına gelebilir.

Öncelikle yargının çetenin işgalinden kurtarılması gerekiyor.

Bu iş yargının tüm bileşenleri seferber edilmeden yapılabilir mi?

Yapılamadığını gördük.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Turan Feyzioğlu bir çıkış yaptı. Önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüştü. Sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile bir çalışma gerçekleştirdi.

Pratik ve sonuç alıcı bir önerisi var.

Özel Yetkili Mahkemelerin esasen kaldırıldığını belirterek, o tarihten bu yana baktığı işlerin yok hükmünde sayılmasını öneriyor.

O Mahkemeler kaldırılmadan “Paralel Yapı”ya darbe vurulamaz.

“Paralel Yapı”nın dağıtılmasında Barolar Birliği ile çalışmak doğru bir tavır.

İşin bu kısmı kolay...

Zor olan paralel yapının işgalinden kurtarılmış yeni bir yargı sistemini kurabilmek.

Başbakan Yargı’nın tüm bileşenlerini yanına alarak bu konuda liderliğini göstermelidir.

Hükümet, Deniz Baykal ve Metin Feyzioğlu gibi isimler ile aynı türküye kulak vermiş görünüyor.

O zaman...

“Aynı türküyü dinleyenler neden aynı şarkıyı terennüm etmesinler?”

Diye sormak gerekiyor.

 

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
Erdoğan masaya ilk kez bu kadar güçlü oturuyor 20.09.2017PKK ABD’nin esas oğlanıyken çözümü Washington’da aramak 18.09.2017Yanı başımızda yeni harita çizmeye kalkan adam: Brett McGurk 15.09.2017Erbil’den Akdeniz’e PKK-Barzani Devleti 13.09.2017Allah sormayacak mı; bilimde niye geri kaldın diye? 11.09.2017ABD’nin hamlesi Zafer Çağlayan; Ankara’nın cevabı ne? 08.09.2017Güneyden kuşatılan ülke: Türkiye 06.09.2017Gayri Nizami Harp yapan ABD ile dostluk nasıl olacak? 28.08.2017Devlet emperyalizme karşı savaşla kurulur işbirliğiyle değil 23.08.2017Kapanan camiler kurulan ABD üsleri 21.08.2017Dengeleri değiştiren Ankara ziyareti 18.08.2017Enternasyonal bir dayanışma değil Hibrit savaşı 16.08.201716. Yılında AK Parti: Yoluna devam ediyor 14.08.2017Türk milletinin sınıra çekilen duvarla imtihanı 11.08.2017Darbenin yargılandığı mahkeme salonu 09.08.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
15:48
 // TAKKELİ MASON
Bakın Fatih Altaylı, seneler önce ne yazmış:
Sohbetin sonunda Gülen"e
izlenimimi aktardım. Gülen,
Yurt içinde ve Yurt dışında
aynen bir mason teşkilatı gibi
örgütleniyordu. Masonların
yüzlerce yıl önce yaptıklarını, şimdi adına "mason''
demeden yapıyorlardı. Gülen"e , ''Bu yapılanma
açısından masoniktir'' dedim.
Yüzüme uzun uzun baktı.
Sonra kendi adamlarına döndü
ve ''Masonların kötü bir şey
yaptığını kim söyleyebilir'' dedi. Sizin çevreler masonları pek
sevmez dedim. "Biz o Çevrelerden değiliz''
dedi. O zaman yazmaya değer
bulmamıştım. Ve bu konuda
hazırladığım kitaba
saklamıştım. Ama yine Gülen
konuşulmaya başlanınca
aktarmak istedim"
Demekki Feto ne demiş? Biz o masonlara laf söyleyen çevrelerden değiliz. Ta kendisiyiz!...
06 Ocak 2014 15:48