YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Albüme Bile Koymadıkları Üç Fotoğraf
19 Mart 2013 09:43

 

Londra’da yenen o yemekten sonra “Osmanlı Hanedanı’nda kadınlar örtülü müydü” tartışmasını başlatanlar, çok arzu etmiş olmalarına rağmen o buluşmanın sembolik değerini gölgeleyemediler.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Osmanoğulları’na verdiği o yemek; üzerinde hiç durulmasa, konuşulmasa da çok farklı duyguların depreşmesine yol açtı.

Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı İmparatorluğu’nu tasfiye eden cephenin liderliğini üstlenmiş İngiltere’nin başkentinde gerçekleşen o buluşma, 100 yıl önce açılan parantezin kapanmakta olduğunu gösteren önemli bir fotoğraftı.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’in havaalanında karşılayıp kucakladığı Ahmet Davutoğlu, Dicle Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada o fotoğrafın ifade ettiği manayı anlattı; Londra’dan ve fotoğraftan hiç söz etmeden.

Onun yerine “Kadim Şehir; Şehirlerin Mürşidi” diye selamladığı Diyarbakır’a “Büyük Restorasyonu” anlattı; meseleyi “tümden ve bütün külli yönleriyle yeni bir zihniyet inşa etmek” olarak tarif etti. Herkesi “Medeniyetlerin, kavimlerin harman olduğu Diyarbakır’ın talebesi olmaya” çağırdı.

Ahmet Davutoğlu’nun Osman Baydemir, Dicle Üniversitesi, Ulu Cami ve Esnaf ile birlikte verdiği o fotoğraf meselenin başka bir boyuta taşındığını gösteriyordu.

Çözüm... İç bariyerler... Geride kalmış şeylerdi.

Yeni bir zihniyet inşa ediliyordu.

Ona dair işaret Çanakkale’den geldi.

Bu yıl orada farklı bir fotoğraf çıktı.

Eskiden, çok değil kısa bir süre önce, “Kürtler ve Türkler” denirdi, “burada beraber, yan yana yatıyorlar.”

Bu yolla Kürtlerin ve Türklerin Çanakkale’yi birlikte savundukları, İstanbul’u, Padişahı ve Halifeyi korudukları anlatılırdı.

Hepsi Osmanlı ülkesi için, bu vatan, bu topraklar için ölmüşlerdi.

“Şimdi neden düşman olsunlar ki” denirdi.

Ama bu yıl öyle olmadı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan devreye girdi. Fotoğrafın kadrajı birden büyüdü.

81 ilden insanlar geldiler. Hepsi de Çanakkale’de şehit ya da gazi olanların torunlarıydı.

Bu ilkti.

Ama asıl ilk olan başka bir şeydi.

O dönem Osmanlı ülkesi olan topraklarda yaşayan Çanakkale’de şehit ya da gazi olanların torunları da oradaydı. Çanakkale’de dedelerinin savaştıkları topraklarda buluştular.

Bugün hepsi Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında kalan yerler. Oysa o dönem Osmanlı Devleti’ne bağlıydılar. Askerlik Şubesi bulunan 20 vilayet bugün başka ülkelere ait.

İşte o bir zamanlar Osmanlı’nın Askerlik Şubesi’nin olduğu 20 ülkede yaşayan torunlar, dedelerinin savaşarak korudukları topraklarda, Çanakkale’de kutlamalarda yer aldı.

Her biri kendi ülkesinin bayrağı ile.

81 il ve 20 Askerlik Şubesi’nin bulunduğu vilayette yaşayan torunların dedeleri 98 yıl önce tek bir ülkenin insanıydı.

Şimdi o insanların torunları farklı ülkelerin vatandaşları.

Hepsi gelip Çanakkale’de aynı karenin içinde yer aldı.

Dedeleri Çanakkale’de can verdi, kan akıttı; torunları ise yıllar sonra gelip yeni bir fotoğraf için poz verdi:

“Osmanlı Milletler Topluluğu.” 

Ama isterseniz siz o fotoğrafın altına “Yeni Türkiye’nin Önsözü” diye yazabilirsiniz.

Yeni Türkiye birilerinin albüme bile koymak istemediği “o fotoğraflar” ile inşa ediliyor.

 

Celal Kazdağlı

18 Mart 2013

Yazarın Önceki Yazıları
Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Türkiye... yeni bir yolculuğa yelken açıyor... 17.05.2017Türkiye ABD’yi neden ikna etmek durumunda olsun ki 12.05.2017Erdoğan-Trump görüşmesinin bir önemi kaldı mı? 10.05.2017CHP’nin Fikri Sağlar kararı kurultay davetiyesi gibi 08.05.2017ABD’nin “çatışmasız bölge” çalımı: PKK’ya verilen 22 tır silah 05.05.2017Üye olduğu gün o fezleke Meclis’e gönderildi 03.05.2017Erdoğan AK Parti’ye dönerken CHP’de ne oluyor? 01.05.2017Ringde dayak yiyen boksör görüntüsü 28.04.2017Yeniden sahaya çıkan Türkiye kimin oyun planını bozuyor? 26.04.2017“En birinci Reisçi benim!..” kavgası 24.04.2017CHP provokasyonun eşiğinden nasıl döndü 21.04.2017Kılıçdaroğlu’nun tek çıkışı: O karardan vazgeçmek 19.04.2017Erdoğan’ın tercihi hangisi: Seçim; hemen mi, 2019’da mı? 17.04.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.