YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Ahmet Kaya Abdullah Öcalan denklemi
20 Kasım 2013 16:02

Hep o geceye dikkat çekiyorlar.

Önümüze o gece alkol duvarının aşılmasından sonra yaşananları koyuyorlar.

O gece dedikleri 10 Şubat 1999 tarihinde Magazin Gazetecileri Derneği’nin ödül töreni.

Magazin ve sanat dünyasından hemen herkes oraya katılmış.

İbrahim Tatlıses, Mahsun Kırmızıgül, Ajda Pekkan, Muazzez Ersoy, Osman Yağmurdereli gibi pek çok isim var. Show TV gecenin sponsoru.

Ne yaşanmış o gece?

Ahmet Kaya ödülünü aldıktan sonra teşekkür konuşmasını yaparken Kürtçe klip yapacağını söylemiş.

Birileri de protesto etmiş. Fiziki bir olay yaşanmamış.

Ortalık yatışsın diye sanatçılar hep birlikte Memleketim şarkısını söylemiş.

Bir başka sanatçı da 10. Yıl marşını söyletmeye çalışmış.

Velhasıl gece Ahmet Kaya’yı protestoya dönüşmüş.

Normal şartlarda o gece yaşananlar magazin programlarında işlenip bir süre sonra unutulacak türden bir mesele.

O gecede hiçbir siyasi aktör yok.

Türkiye normal şartlar yaşamıyor o sırada.

1999 yılının 10 Şubatı’nda MGD’nin gecesinde Ahmet Kaya “Yeni albümüme Kürtçe şarkı koyacağım” diyor, protesto ediliyor.

İki gün sonra 12 Şubat Hürriyet “Ahmet Kaya yuhalandı” manşeti ile çıkıyor. Ve yeni bir süreç başlıyor.

14 Şubat Hürriyet’in manşeti: “Ayıp ettin gözüm.”

14 Şubat’ta o manşeti atanlar bir gün sonra Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye teslim edileceğini biliyor olmalılar.

Belli ki Ahmet Kaya manşetini ikinci defa atan Hürriyet bir şeylere hazırlanıyor ya da bir şeyleri hazırlıyor.

15 Şubat 1999’da ne mi oluyor?

Abdullah Öcalan Kenya’da sığındığı Yunanistan Büyükelçiliği’nden bir operasyonla alınıp Türk komandolarına teslim ediliyor.

Bu Türkiye için yeni bir dönem.

Kürt siyasal hareketi için yeni bir dönem. Terör hareketinin, PKK’nın lideri teslim alınmış.

Örgütte bir yılgınlık var. Kitle yeni şeyler bekliyor.

Öcalan Türkiye’ye getirilirken uçakta “Ben Türk Devleti’nin emrindeyim” diyor.

Bütün ezberler bozulmuş durumda.

Siz böyle bir dönemde Ahmet Kaya’nın üzerine gidiyorsunuz.

Bir yandan Abdullah Öcalan yargılanıyor, öte yandan Ahmet Kaya aleyhine kamuoyu oluşturuluyor. DGM’lerde üst üste Ahmet Kaya aleyhine dava açılıyor.

Bu arada Almanya’da verdiği bir konser piyasaya sürülüyor. Ahmet Kaya’nın orada “Vallahi Onu özledim, Vallahi Apo’yu özledim” sözleri klip haline getirilip sürekli yayınlanıyor.

Magazin Gazetecilerinin gecesi unutulmuş durumda. Ne polis ne savcılar o geceye dair herhangi bir soruşturma açmıyorlar.

Ama DGM Ahmet Kaya’yı 10.5 yıla mahkum ediyor.

Ahmet Kaya 16 Haziran 1999 tarihinde ülkeyi terk etmek zorunda kalıyor.

Ahmet Kaya’nın Türkiye’yi terk edişinden 13 gün sonra 29 Haziran 1999 günü Abdullah Öcalan idam cezasına çarptırılıyor.

Örgüt şokta ve dağılma emareleri gösteriyor.

İdam kararının çıkışından 21 gün sonra Hürriyet yeniden devreye giriyor.

20 Temmuz 1999 günü tam da 1974’te gerçekleşen Kıbrıs çıkartmasının 25. yıldönümünde Hürriyet o meşhur Ahmet Kaya manşetini atıyor.

Ahmet Kaya için “Vay Şerefsiz” diyor.

Ne zaman yapıyor bunu?

Öcalan’a idam cezasının verilişinden 21 gün sonra, Kıbrıs çıkartmasının 25. yılında.

Örgütün moral değerlerini tümden yitirdiği bir sırada, “bak Ahmet Kaya sizin için bedel ödüyor canlanın” mesajı veriyor.

Dağılan örgütü derleyip toparlamak için Ahmet Kaya’yı kurban seçiyor. Onun şöhretinden yararlanıyor.

Bunu kim adına yapıyor?

Kürtler ve Türkler adına yapmadığı açık.

Gezi ile bağı ne mi dediniz?

Dolmabahçe’de Başbakanlık Ofisi’ni basmak isteyenler ile Ahmet Kaya’yı linç ederek dağılan PKK’nın toparlanmasını sağlayanlar sizce farklı olabilir mi?

 

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
Türkiye-AB “İlişkiye” bir şans daha veriyor... 26.05.2017Tartışılan konu: FETÖ’nün siyasi ayağı! 24.05.2017Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Türkiye... yeni bir yolculuğa yelken açıyor... 17.05.2017Türkiye ABD’yi neden ikna etmek durumunda olsun ki 12.05.2017Erdoğan-Trump görüşmesinin bir önemi kaldı mı? 10.05.2017CHP’nin Fikri Sağlar kararı kurultay davetiyesi gibi 08.05.2017ABD’nin “çatışmasız bölge” çalımı: PKK’ya verilen 22 tır silah 05.05.2017Üye olduğu gün o fezleke Meclis’e gönderildi 03.05.2017Erdoğan AK Parti’ye dönerken CHP’de ne oluyor? 01.05.2017Ringde dayak yiyen boksör görüntüsü 28.04.2017Yeniden sahaya çıkan Türkiye kimin oyun planını bozuyor? 26.04.2017“En birinci Reisçi benim!..” kavgası 24.04.2017CHP provokasyonun eşiğinden nasıl döndü 21.04.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.