YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Ağacın İçindeki Kurt
28 Nisan 2014 11:00

Her şey 2011 Haziran’ından sonra değişti. Oysa ne büyük umutlarla girilmişti o seçime.

Herkes “iyi şeyler” olacağına dair umut besliyordu.

Oslo’da görüşmelerin başladığı biliniyor, seçim sonrası “Kürt Meselesi” çözülecek diye bakılıyordu.

Arap Uyanışı Mısır’da başarıya ulaşmış, Suriye değişimin ilk işaretlerini vermeye başlamıştı.

Türkiye için “yıldızın parladığı an” artık uzak değildi.       

Beklenen Değil Beklenmeyen Oldu

2011 seçim sonrası beklenen şeylerin tam tersi gerçekleşti.

Önce Oslo’da masa devrildi. Kürt siyasal hareketi ile yürüyen görüşme sona erdi.

Çözüm istemeyen güçler masayı devirdi.

BDP seçim sonrası boykot kararı aldı. “Meclis çalışmalarına katılmayacağım” dedi.

Tutuklu milletvekillerini gerekçe gösterdi.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’si BDP’nin peşine takıldı Meclis’e gitmedi.

PKK Silvan’da güvenlik güçlerine saldırdı; aynı gün Demokratik Özerklik ilan edildi.

Ağustos Şurası’ndan önce 4 komutan görevlerinden istifa etti. Eski Masa yıkıldı.

 Bir tek Jandarma Genel Komutanı Org. Necdet Özel kaldı.

Komuta Heyeti Askeri Şura’da oluşturuldu. Yeni Masa kuruldu.

PKK’yı kullananların Yeni Masa’ya cevabı “Devrimci Şiddet” uygulamasıydı.

Her yerde aynı anda saldırdılar. Şemdinli’yi ele geçirmek istediler. Başaramadılar. O çatışmada 26 tane İsrail’de doğup büyümüş, “PKK savaşçısı” öldürüldü.

Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel Ankara’da tebrikleri kabul etmeden sahaya çıktı; PKK’ya karşı verilen mücadeleyi yönetti.

Cepheden yapılan her türlü saldırı püskürtüldü.

Kaleyi İçerden Fethetme Çabası

Cephe savaşını kazanma şansı olmadığını anlayan güç, kaleyi içerden fethetme yolu izledi.

Emekli Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un tutuklanması ile Uludere katliamı aynı zamana denk geldi.

Uludere “ağaçtaki kurdun” oynadığı en hain tuzaklardan biriydi.

Ardından MİT’e yönelik 7 Şubat yargı darbe girişimi geldi.

İçerdeki “sizdenmiş” gibi gözüken gücün ne yapacağı işte o zaman anlaşıldı.

Başbakan Erdoğan Paralel Yapı ile 7 Şubat’ta tanıştı.

KCK operasyonlarını “Şike Operasyonu” izledi. FB’ye kazandığı kupa verilmek istenmedi. Işıklar söndürüldü. Kupa Başbakan’ın devreye girmesi ile verildi.

Eski Üst Yapı, Paralel Yapı ile eklemlendi, CHP üst yönetimi ile yan yana düştü.

Gezi En Özel Operasyonlarıydı

İmralı’da Öcalan ile bizzat görüşüp çözüm sürecini başlatmak Yeni Devlet’in beklenmedik çıkışıydı.

Eski Masa’nın buna cevabı Paris’te öldürülen 3 Kadın’dı.

Kürtler ve Türkler o provokasyona gelmedi. Çözüm süreci 21 Mart 2013 Nevruz’u ile önemli bir bariyeri aştı.

Suriye’deki terörün içeriye taşınma çabaları sonuç vermeyince en hassas eylem devreye sokuldu.

Gezi Parkı eylemleri sivil toplumu öne çıkartma çabasıydı ve bunda başarılı oldular.

Paralel Yapı’nın eski tecrübeli kadrolarla bizzat sahada çalıştığı ve başarıyı bir ölçüde yakaladıkları bu deneme ile ağacın içindeki kurt açığa çıktı.

17 Aralık öldürüleceğini anlayan kurdun erken hamlesiydi.

Millet cevabı 30 Mart’ta verdi.

Haşim Kılıç’ın konuşması “siniri bozulan adamın ağlaması”ndan başka bir şey değildi.

Ya da ağacın içindeki kurdun ölümü.

 

 

        

 

 

 

 

 

Yazarın Önceki Yazıları
Sorun Barzani mi; ABD ve kara gücü PKK mı? 22.09.2017Erdoğan masaya ilk kez bu kadar güçlü oturuyor 20.09.2017PKK ABD’nin esas oğlanıyken çözümü Washington’da aramak 18.09.2017Yanı başımızda yeni harita çizmeye kalkan adam: Brett McGurk 15.09.2017Erbil’den Akdeniz’e PKK-Barzani Devleti 13.09.2017Allah sormayacak mı; bilimde niye geri kaldın diye? 11.09.2017ABD’nin hamlesi Zafer Çağlayan; Ankara’nın cevabı ne? 08.09.2017Güneyden kuşatılan ülke: Türkiye 06.09.2017Gayri Nizami Harp yapan ABD ile dostluk nasıl olacak? 28.08.2017Devlet emperyalizme karşı savaşla kurulur işbirliğiyle değil 23.08.2017Kapanan camiler kurulan ABD üsleri 21.08.2017Dengeleri değiştiren Ankara ziyareti 18.08.2017Enternasyonal bir dayanışma değil Hibrit savaşı 16.08.201716. Yılında AK Parti: Yoluna devam ediyor 14.08.2017Türk milletinin sınıra çekilen duvarla imtihanı 11.08.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
12:27
 // REFERANS
Bu yüzden tek referans, millet olmalıdır. Hükümetin güç aldığı tek mercii, millet olmaya devamı elzemdir. Kurdu kuşu bu güce dayanamaz. Aslında Ak Parti, bir siyasi parti olmayı çoktan aşmıştır. Nasıl desem... Yani milleti oluşturan ve milletin ta kendisi olmuştur desem, yerinde olur. Ak Parti, bir halk hareketi haline gelmiş, Başbuğ, Serok, Lider, Önder olarak; Recep Tayyip Erdoğan halkın gönlünde taht kurmuştur. Gökten meteorda yağsa, bu böyledir....
28 Nisan 2014 12:27