23 Ekim 2017 Pazartesi
  • Altın151,855
  • BIST107.785
  • Dolar3,7047
  • Euro4,3527
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8803
  • İstanbul23 °C
  • Ankara22 °C
  • İzmir25 °C
  • Konya22 °C
  • Adana29 °C
  • Antalya24 °C
  • Diyarbakır25 °C
  • Bursa27 °C
  • Kayseri23 °C
  • Kocaeli25 °C
  • Şanlıurfa27 °C
  • Gaziantep24 °C
  • İçel26 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
6 Ay 10 Gün sonra gelen telefon
20 Şubat 2014 09:50

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Salı günü Grup konuşmasında “darbe püskürtüldü” dedi.

Bize bir müjde verdi.

Bu öncekilerden farklı, anlaşılması zor bir darbeydi.

“Dost kuvvetlerin” bir girişimiydi ve yatak odamıza kadar girilmişti.

Püskürtülen darbe buydu...

Öbür türlüsüne alışıktık ama böylesini bilmiyordu...

Oysa 2010 Anayasa referandumunu yaptığımızda ülke olarak ne kadar memnun ve mesut idik.

Her şey geride kaldı diyor, önümüze bakıyorduk.

Öyle olmadığını fena halde dayak yiyerek anladık.

İlk İşareti Vermişti

Uyanmamız gerekiyordu.

2010 yılında referandumdan hemen önce Mayıs ayında Mavi Marmara’ya karşı çıktığında ilk işareti vermişti.

Fethullah Gülen “İsrail’den izin almadan ne işiniz var” diyordu.

Kalben çok kırıldık ama bunun darbeye giden bir yol olduğunu anlayamadık.

İsrail’in avukat değiştirdiğini fark etmedik.

Yolumuza devam ettik.

Arap uyanışı ile birlikte Türkiye bölgenin vazgeçilmezi oldu.

Tarih Türkiye’nin etrafında dönüyordu.

Ankara kendine çeki düzen verdi “Devlet Aklı” bir merkezde toplandı.

7 Şubat 2012’de ateş edilen yer tam orasıydı.

Ankara son hamlesini işte o zaman yaptı.

Kürt ile barışma kararı aldı.

2013’e dünya, bölge ve Türkiye barış havası ile girdi.

Bardak O Zaman Taştı

21 Mart 2013’te Diyarbakır o mesajı aldı.

Türkler ve Kürtler Türkiye’yi yeniden birlikte kurma kararını ilan etti.

İşte o an çileden çıktılar...

Başbakan’ın püskürttük dediği darbe için düğmeye bastılar.

Suriye’yi direnişleri için merkez seçtiler.

Terörü Türkiye’ye taşımak, Ankara’nın o güne kadar yüklenip getirdiği ne var ise Şam’da toprağın yedi kat altına gömmek için bir araya geldiler.

Obama-Erdoğan yeni bir dünya için Beyaz Saray’a buluşmaya girerken Reyhanlı’da o melun eylemi gerçekleştirdiler.

İki liderin önüne taşıyamayacakları bir bavul koydular.

O toplantı kurallar ötesi bir buluşmaydı.

Ahmet Davutoğlu ve Hakan Fidan, Erdoğan ve Obama ile birlikte bambaşka şeyler konuştular...

O bambaşka şeyler, diğerlerinin gözünü korkuttu.

Kurulmakta olan dünyayı yıkmak için kazan kaldırdılar...

Gezi’den 17 Aralık’a...

İstanbul’u seçtiler... Parlayan yıldız, yeni dönemin lobi şehri, İstanbul hedef alındı...

Gezi örgütlenmesi ilk ayaklanmaydı.

Darbeyi yapacaklar, Dolmabahçe Ofisi’ne girecekler ve “bakın güvendiğiniz başkentte biz varız” diyeceklerdi.

Ramak kalmıştı...

Başaramadılar...

Kürtler ve Türkler planı daha ilk gün gördü ve oyunu bozdu...

Dünya kapılarını o olaydan sonra kapattı...

Türkiye façası bozuk bir halde öylesine kenarda bekledi.

Kapısını çalan olmadı, çaldığı kapılar açılmadı...

“Değerli bir yalnızlık” ile baş başa kaldı.

İşte tam öyle bir zamanda 17 Aralık oldu.

Daha iyi bir zaman bulamazlardı.

Altın değerinde bir fırsat yakaladıklarını düşünüyorlardı.

Yanıldılar...

Başaramadılar...

Ankara düştüğü yerden ayağa kalktı...

Esad’ın 11 bin Suriyeliyi 2 yıl boyunca sistematik işkence ile öldürdüğünü kanıtlayan 55 bin fotoğraf karesi ile yeniden sahneye çıktı.

Önce kapanan kapılar açıldı, sonra kapısını çalanlar sıraya girdi...

Obama 6 ay 10 gün sonra telefonu açtı...

“Alo Erdoğan” dedi...

“Nerede kalmıştık.”

 

Celal KAZDAĞLI

Yazarın Önceki Yazıları
Kerkük sonrası ABD, PKK/YPG bayrağını Rakka’ya neden astı? 19.10.2017Kerkük: Çoban bizim, koyun bizim, kurt bizim... 16.10.2017Kimmiş bu ABD ile Türkiye’nin ortak düşmanı? 13.10.2017Gürültüsü bir gün bile sürmeyen vize yasağı! 11.10.2017Vaktidir... İncirlik ABD’ye kapatılmalıdır! 09.10.2017AK PARTİ: Yanlış giden şeyler mi var? 06.10.2017Kemal Kılıçdaroğlu o adımı atar mı? 04.10.2017ABD Suriye ve Irak’ta Barzani ve PKK ile kazanır mı? 29.09.2017Barzani, “Ankara-Bağdat-Tahran gürler ama Erbil’e yağmaz” diyor! 27.09.2017ABD “Şah” dedi; Türkiye, Irak, İran “Mat” yapabilir 25.09.2017Sorun Barzani mi; ABD ve kara gücü PKK mı? 22.09.2017Erdoğan masaya ilk kez bu kadar güçlü oturuyor 20.09.2017PKK ABD’nin esas oğlanıyken çözümü Washington’da aramak 18.09.2017Yanı başımızda yeni harita çizmeye kalkan adam: Brett McGurk 15.09.2017Erbil’den Akdeniz’e PKK-Barzani Devleti 13.09.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
01:14
 // SONBAHARCILAR
Hani şu Sonbaharda güzel şeyler olacak diyenler vardı ya, Gezi'ci tayfası ayyaş yaşlı guruptan bahsediyorum; bir sinyal da onlar verdi. Peki bu ''sonbaharda güzel şeyler olacak'' istihbaratını kim verdi bunlara? O sonbahar dedikleri, 17 Aralık'ın ta kendisiydi. Demek ki neymiş? Aydın Doğan ile F. Gülen, aynı masada pilav yemiş ve Gezi eylemlerini İsrailli dostlarıyla planlayıp istişarede bulunmuşlar. F.G bu gençleri A.D aracılığıyla gayet güzel provoke etmiştir. Yarın da, A.D, F.G aracılığıyla mütedeyyin insanları ayaklandırır. Gezi'de yapılan ise tam bir horoz dövüşü. F.G'nin horozları ile A.D'nin horozları kapıştı ve kumarda hep kasa kazandı....
21 Şubat 2014 01:14