YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
30 Yılı 3 Yılda Yaşamak
05 Nisan 2013 10:51

Hani yıldızın parladığı anlar vardır ya...

Öyle bir dönemden geçiyoruz.

Pek çoğumuz her gün aynı konuları konuşuyoruz, sıkıldık bu gündemden diyoruz.

Önümüze konan fotoğraf ile yetindiğimiz zaman biz de onlar gibi düşünebilir; değişmeyen bir gündeme sahip olduğumuzu söyleyebiliriz.

Sadece haber bültenlerine, gazete manşetlerine bakarsak yanılırız.

Medya bize arka planda olup bitenleri anlatmıyor.

Arkadaki asıl fotoğrafı görmeyelim diye, ortalığı toza dumana katıyor; ortaya çıkan o fotoğrafı örtüyor.

Pozlandırmak yerine tozlandırıyor; netleştirmek yerine flulaştırıyor.

Oysa olup biten hiç de öyle medyanın göstermeye çalıştığı gibi değil.

Mesela Diyarbakır’da yapılan toplantıyı neredeyse bize unutturdu; o mitingi sıradan bir Nevruz kutlamasına indirdi.

Kopardıkları toz bulutu dağılınca daha iyi anlıyoruz; o nevruz ile bir devrin kapanıp yeni bir dönemin başladığını. 

SETA Başkanı Taha Özhan, mesele Ortadoğu’ya geldiğinde her defasında bize Sykes-Picot düzeninden söz ederdi.

Hani şu 1916’da Paris’te Fransa ile İngiltere’nin gizlice imzaladığı ve Osmanlı topraklarını pay eden anlaşma.

Bugünkü Ortadoğu’nun haritası o anlaşmaya göre çizilmişti.

Taha Özhan Sykes-Picot anlaşmasına dayanan düzenin devam edemeyeceğini, artık sonunun geldiğini söyler dururdu.

İşte o düzenin bittiğini 68 Kuşağı’nın önde gelen isimlerinden Taner Akçam ilan etti.

Şöyle yazdı “1916 Sykes-Picot Düzeni Sona Ererken” başlıklı yazısında:

“21 Mart 2013’te Diyarbakır’da resmen ilan edilen Türk-Kürt barış anlaşması, Sykes-Picot rejiminin resmen bittiğinin ilan edilmesidir.”

Müslüman ve sol gelenekten gelen iki ayrı düşün insanı aynı şeyi söylüyor:

“Ortadoğu’da yeni bir düzen kuruluyor.”

O düzenin kurucusu olarak her ikisi de Türkiye’yi gösteriyor.

Türkiye’nin sahip olduğu medya düzeni ne yapıyor?

“Karayılan açıkladı, sonbahardan önce çekilme yok” filan diyor.

O yetmezse Cemil Bayık’ın açıklamasından yola çıkarak “Derin PKK harekete geçti, hava bozuluyor” diye kalem oynatıyor.

Tozu dumana katıyor.

Oysa İsrail onca zaman sonra özür dilemiş, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry bir ayda ikinci defa geliyormuş; umurunda değil.

Silivri’ye Mahkeme önüne adam toplamakla meşgul.

Turgut Özal zehirlendi iddiası ile dava açılmış, o “Özal’ı Ergenekon örgütü adına zehirlediler” diyen savcının meşhur olmak için öyle davrandığını yazıyor.

Bir Cumhurbaşkanı’nın zehirlenmesinin ne anlama geldiğinden hiç söz açmıyor.

O itiraz yeterince toz kaldırmaz ise bu defa “Anayasa’dan Türk kelimesini çıkaramazsınız” diye kampanya ile ortalığı karıştırmaya çalışıyor.

Gayretleri arka planda duran fotoğrafı bizim görmemizi engellemek.

Oysa bu mümkün değil.

Olaylar öyle hızlandı ki, değil toz kaldırmak, perde çeksen yine o fotoğrafı milletin görmesini engelleyemezsin.

3 yıl sonra dönüp baktığımızda bambaşka bir Türkiye ve Ortadoğu ile karşı karşıya kalacağız.

Türkiye Kürtlerle kucaklaşmış, yeni bir anayasa yapmış olacak.

Osmanlı tasfiye edilmeden önce dünyanın bilinen petrol rezervlerinin yüzde 67’si Osmanlı ülkesindeydi.

Tam 100 yıldır o petrol Türk ve Kürt’e yasak kılındı.

3 yıl içinde o yasak sona erecek.

Bu bölgedeki petrolü Kürtler ve Türkler Arap kardeşleri ile birlikte yönetecek.

3 yıl içinde Ortadoğu’da 100 yıl önce çizilmiş olan suni sınırların hiçbir önemi kalmayacak.

Bölgede ortak bir ekonomi oluşacak.

O birliktelik daha sonra siyasi beraberlikleri getirecek.

Türkiye’ye ve bu Coğrafya’ya 100 yıldır dayatılan paradigma sona erecek.

Merkezinde Türkiye’nin olduğu yeni bir düzen kurulacak.

Bunların hepsi 3 yıl içinde olup bitecek.

Bitecekler arasında bize o resmi göstermeyen bugünkü medya düzeni de olacak.

Hazır olun; 3 yılda 30 yılın işi olacak.

 

Celal KAZDAĞLI

5 Nisan 2013

Yazarın Önceki Yazıları
Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Türkiye... yeni bir yolculuğa yelken açıyor... 17.05.2017Türkiye ABD’yi neden ikna etmek durumunda olsun ki 12.05.2017Erdoğan-Trump görüşmesinin bir önemi kaldı mı? 10.05.2017CHP’nin Fikri Sağlar kararı kurultay davetiyesi gibi 08.05.2017ABD’nin “çatışmasız bölge” çalımı: PKK’ya verilen 22 tır silah 05.05.2017Üye olduğu gün o fezleke Meclis’e gönderildi 03.05.2017Erdoğan AK Parti’ye dönerken CHP’de ne oluyor? 01.05.2017Ringde dayak yiyen boksör görüntüsü 28.04.2017Yeniden sahaya çıkan Türkiye kimin oyun planını bozuyor? 26.04.2017“En birinci Reisçi benim!..” kavgası 24.04.2017CHP provokasyonun eşiğinden nasıl döndü 21.04.2017Kılıçdaroğlu’nun tek çıkışı: O karardan vazgeçmek 19.04.2017Erdoğan’ın tercihi hangisi: Seçim; hemen mi, 2019’da mı? 17.04.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.