YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Celal Kazdağlı
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
1071 ve 33 Asker Muş Bingöl
08 Mayıs 2013 08:43

1071’i Türkiye’de yaşayan hemen herkes “Türklerin Anadolu’ya girdiği tarih” olarak bilir.

Nedense Alparslan’ın o zaferi Kürtler ile ittifak ettikten sonra kazandığı anlatılmaz.

Sadece Muş’a dikilen Alparslan Heykeli’nin kaidesine “50 bin kişilik ordunun içinde 12 bin Kürt askeri vardı” kaydını düşmekle yetinmişiz.

“Şimdi” diyor Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat İnanç, “yaptığımız şey bir keşif harekatıdır. Bu coğrafyada var olan insan kaynaklarımızı arıyoruz.”

Arayınca da 1071’e kadar gidiyoruz. Karşımıza Alparslan’ın savaşmadan önce Bizans’ın zulmünü gören Kürtler ile bir araya gelip ittifak ettiği gerçeği çıkıyor.

Anadolu kapıları o ittifaktan sonra Türklere açıldı.

Bu toprakları yönetmek isteyenler 100 yıldır bu ittifakı bozmak için türlü işlere başvuruyor.

Kürdü yok sayma” anlayışına ilk karşı çıkış Muş’ta başlamış. Üniversite’nin kurucu Rektörü Prof. Dr. Nihat İnanç işe Kürtçe eğitim ile başlamış. Daha sonra onu Mardin Artuklu Üniversitesi takip etmiş.

Üniversite’de Kürtçe eğitim yapan 180 yüksek lisans öğrencisi var. Kürtçeyi seçmeli ders olarak alan öğrenci sayısı ise 350. Önümüzdeki yıllarda Kürtçe lisans eğitimi de başlayacak.

Muş Alparslan Üniversitesi’nde Alevilik de seçmeli ders olarak okutuluyor. 80 öğrencinin aldığı bu derse Alevi Dedeler misafir hoca olarak geliyor.

Kürtçenin, Aleviliğin öğretildiği üniversitede bölünme ve kavganın yerini dostluk almış. Üniversitede 7 bin öğrenci var ve bu öğrenciler her rengi, inancı ve görüşü ile Newruz’u birlikte kutlamışlar.

Kurtik Dağı’nın eteğine kurulmakta olan, bitince Batı’daki pek çok üniversiteyi kıskandıracak, kampusun şölen alanında öğrenciler beraberce halaya durmuşlar.

Bırakın kavgayı, ortaya büyük bir dostluk çıkmış.

Üniversite’nin o açılımını, yakaladığı havayı ve çözüm sürecini Muş Belediye Başkanı Necmettin Dede ve Rektör Prof. Dr. Nihat İnanç ile konuştuk.

Muş’tan sonra yolumuz Bingöl’e düştü.

Aynı coğrafyanın bir parçası olan Bingöl 1993’te yaşanan olayı hatırlamak bile istemiyor. O lekenin üzerine atılmış olmanın bedelini fazlası ile ödemiş.

1993’te iş başarılmış olsaydı çatışmalı ortam 20 yıl öncesinden sona erecekti.

Cumhurbaşkanı Turgut Özal, terörü bitirmek Kürt ile Türk arasında barışı kurmak için çok çaba harcadı. Karşılığında canını verdi.

Özal’ın zehirlenmesi bile süreci durduramadı.

MGK’nın aldığı tavsiye kararı gereğince 24 Mayıs 1993’te Bakanlar Kurulu “Silahını bırakıp, teslim olan PKK’lılar af edilecek” dedi.

Bu karar o gün için ezber bozan bir hamleydi.

Ona cevap ertesi gün geldi. 25 Mayıs 1993 günü Elazığ’dan Bingöl’e sevk edilen silahsız askerlerin yolu Bingöl yakınında kesildi ve 33 asker öldürüldü.

Saldırı bir Ergenekon eylemiydi ve barışa giden yolu tıkadı.

Bingöl’de bir eczanede sohbet ettiğimiz yaşlı bir amca o olayı hatırlatıp “hala barışı istemeyenler var. Örgüt içinde de var, dışında da var” diyerek dikkatli olunmasını istiyor.

Muş polisinin iki gün önce bir otomobil içinde yakaladığı silahlar ve kişiler bölgede bir hassasiyet oluşturmuş. Sürecin bozulmasını istemeyen yaşlı amca “inşallah PKK çıkmaz. Onlar kaçakçı olsa gerek” diyor.

Bingöl her kesimi ile barışın yanında. Çok küçük bir grup “böyle barış olmaz” diyor.

Bingöl’ün altyapı ve dönüşüm projelerine imza atan Belediye Başkanı Serdar Atalay şehrin merkezinde sorun olmadığını söylüyor. Çözüm ile Bingöl’ün kaderinin değişeceğine inanıyor. “Şimdiden çok sayıda yatırımcı gelip bizimle konuşuyor” diyerek geleceğe dair umutlu olduğunu söylüyor.

Mustafa Kurban CHP Bingöl İl Başkanı. Uzun yıllar CHP’de siyaset yapmış. Genel Merkez’den farklı düşünüyor. Çözümün yanında olduğunu açıkça ilan ediyor.

CHP’yi de bir sosyal demokrat parti gibi davranmaya çağırıyor.

Programa katılan Hüseyin Artukaslan ve Cemal Alimoğlu bir dönemin kapandığına inanan isimler.

93’te 33 askerin öldürülmesi travmasını yaşamış Bingöl, meseleye 30-40 yıl öncesinin gözlüğü ile değil 1071’in ifade ettiği mana ile bakıyor.

Yeni bir Türk-Kürt-Alevi ittifakını arıyor. 

        

Celal KAZDAĞLI

8 Mayıs 2013

          

Yazarın Önceki Yazıları
Silahı var, petrolü var, dayısı var... Devlet olmak için eksiği ne? 29.05.2017Türkiye-AB “İlişkiye” bir şans daha veriyor... 26.05.2017Tartışılan konu: FETÖ’nün siyasi ayağı! 24.05.2017Başarmak için Erdoğan’ın önünde hiç bir engel yok 22.05.2017Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 98. yılında Türkiye 19.05.2017Türkiye... yeni bir yolculuğa yelken açıyor... 17.05.2017Türkiye ABD’yi neden ikna etmek durumunda olsun ki 12.05.2017Erdoğan-Trump görüşmesinin bir önemi kaldı mı? 10.05.2017CHP’nin Fikri Sağlar kararı kurultay davetiyesi gibi 08.05.2017ABD’nin “çatışmasız bölge” çalımı: PKK’ya verilen 22 tır silah 05.05.2017Üye olduğu gün o fezleke Meclis’e gönderildi 03.05.2017Erdoğan AK Parti’ye dönerken CHP’de ne oluyor? 01.05.2017Ringde dayak yiyen boksör görüntüsü 28.04.2017Yeniden sahaya çıkan Türkiye kimin oyun planını bozuyor? 26.04.2017“En birinci Reisçi benim!..” kavgası 24.04.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.